moral bakımından toplumumuz üzerinde yapıcı bir etki bırakmış olmasına rağmen insan kaynakları bakımından Çanakkale?de maruz kaldığımız aydın kıyımı, türkiye?nin hala kurtulamadığı darboğazın en büyük etkenlerden biridir.
i. dünya savaşı?nın çıktığını o zaman beylerbeyi sarayı?nda sürgün hayatı yaşayan abdülhamid?e haber vermişler. abdülhamid?in ilk sözü şu olmuş: ?eyvah! gözbebeklerim gitti!? Çünkü abdülhamid?in arzusu, ülkeye savaşsız bir dönem yaşatarak nefes aldırmak ve gelecekteki insan kaynağının gümrah çeşmesini açık tutmaktı.biz Çanakkale?de asıl abdülhamid döneminde yetişmiş bu zengin kadroyu kaybettik. bu büyük kaybın sonuçlarını 1950?lere kadar yaşadık ve hala da yaşıyoruz aslında. bugün türkiye?de şehirleşmenin çarpıklığı, bir şehir kültürü bulunmayışı, bir şehirli insan tipinin hala oluşamaması, nesiller arasındaki kültür aktarımının sağlıklı bir şekilde cereyan edememesi gibi sorunların temelinde o yetişmiş insan gücünün kaybedilmesinin yattığını düşünüyorum.Çanakkale, elbette bizim kurucu kimliğimizin temel ve ayrılmaz bir parçası. ama gerek sosyal maliyeti, gerekse yetişmiş insan kaynağı kaybı bakımından bu topluma çok pahalıya patlamış bir savaştır. bir efsane gibi anlatılan Çanakkale savaşı?nı kazanmak için hangi bedelleri ödediğimizi de görmek lazım artık. Çanakkale adeta kaçınılmaz bir deprem, bir afet olarak görülüyor. Önlenebileceği, savaşılmayabileceği akla dahi getirilmiyor. * yazının tamamına ulaşmak için: www.mustafaarmagan.com.tr/...