başrollerinde mel gibson ve julia roberts`ın oynadığı komplo teorisi filminde de olay bu kitap sayesinde çözülür.
the catcher in the rye kitabının tutkunu gibson bir marketten bu kitaptan alınca ajanlar izini bulur.
ince bir kitaptır, çok değişik bir üslubu ve konusu vardır. 100 sayfa civarında bir kitabın içine düzen eleştirisi, aşk, edebiyat her şey sığmıiştır.
hayatımda okuduğum en eğlenceli kitaptı.dikkat edin "eğlenceli" dedim, bana çok şey kattığını söyleyemem.
ilk başta insan amerikan edebiyatından pek bir şey beklemiyor; ama bu kitap okunulasıdır.
o kadar yalın ve günlük bir dili var ki yazarın, hiç kendinizi zorlamıyorsunuz; o kafa yoran tasvirler yok.
çeviren de güzel çevirmiş hani, türkçenin zenginliğini iyi kullanmış.
lise çağındaki bir çocuğun ilginç hikayesi bu kitap.
tavsiye edilir.
"her neyse, hep, bÜyÜk bir Çavdar tarlasinda oyun oynayan Çocuklar getiriyorum gÖzÜmÜn ÖnÜne. binlerce Çocuk, başka kimse yok ortalikta -yetişkin hiÇ kimse,yani- benden başka.ve Çilgin bir uÇurumun kenarinda durmuşum.ne yapiyorum? uÇuruma yaklaşan herkesi yakaliyorum; nereye gittiklerine hiÇ bakmadan koşarken,ben bir yerden Çikiyor, onlari yakaliyorum.bÜtÜn gÜn yalnizca bu işi yapiyorum.ben, Çavdar tarlasinda Çocuklari yakalayan biri olmak isterdim.Çilgin bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnizca bÖyle biri olmak isterdim."