gündüz* sözlüğe giren yazarın sol frame deki kısırlığı görünce ağzından kaçıveren söz.
akşam saatlerinde sol şeritte gazı köklemiş giden başlıkların, gündüz çeşitli nedenlerle**** köprü trafiğine takılması sonucu yeni problemlerin ortaya çıkışı nedeniyle sıkılan sazerların içsel yakınışı.
(°bkz: ard arda entry girmek)
sözlüğün "gel çak bi kere ferahla, bekliyorum" demesini bekleyen yalvarıcı cümlesidir ki avucunu yalayacaktır. yaladığı avucu süreceği yerin ne olacağı tartışmanın gereksiz olduğu tartışma konusudur. **
kimsenin anlamadığı insandır. oysa o herkesi anlamaya hazırdır. arabası olmasa da olur, parası da. bir demli çay tadında sohbet ister. onu dinlediğini gösteren gözler. sevilmese de değer bilebildiğini anlamak.
bir haykırıştır, çare bulmaz. dışlanmak ya da dışta kalmak. oyun oynamaz açık kapılar bırakarak ve tüm ikiyüzlülükten uzak. nefretini akıtmaz iki sözcük arası sokuşturmalarla. gelip gidenlerden yorulmuştur, hiç duranı, kalanı olmayarak. günde yüzlerce insana gözleri değer oysa.
tıklım tıkış gittiği otobüste ona benzeyenleri arar. kıskanır kalabalık güruhları..
fermuarı bozulmuş bir kıyafet gibidir yalnızlık, çıkarmak istenirse şayet bir gün; parçalamak akla güç gelir ve parçalamak zaman alır.