öğrenci evleri ve apartman sakinleri ilişkileri 
bu başlık toplam 363 kez okunmuş.
 
olmaz olsun
  1. eger tum apartmandaki(hatta tum sitedeki) tek ogrenci evi siz iseniz, durumun ya cok radikal hal alabilecegi, ya da aksine durumun hosgoru temeline uyacagi belirli olur.1. ihtimalde tum apartman evibni kiraya veren sahsa baski yaparak ogrencinin evden atilmasi yonunde baski yapar.tabi bu aslen orta ve kısa vadede ogrencilerin nasil bir izlenim birakacaklari ile ilintili olmakla beraber apartman sakinleri arasindan cikabilecek cins sahsiyetlerle de ilintilidir.bu duruma ornek olarak; alt kat komsunuzun kapinizi calip "terlikle yurumeyin asagiya cok ses geliyor" demesinin uzerine sizin artik "yok ebesinin ami" demenize yol acar(°bkz: ve olaylar gelisir).2. ihtimal baldan tatli olan durumdur.komsular sizin aileden uzakta, harap bitap dusmus, oksuz ustune bi de yetim olarak dusunebilir, sefil emrah gibi gorunebilirsiniz.bu durumda ise eviniz yemekten gecilmez.ogrenci bunyeler rahat ederler.
    (stratus, 17.04.2007 12:09)
  2. fatih civarında geniş kapsamlı örnekleri rahatlıkla gözlenebilen ilişki türüdür.
    (banderias, 17.04.2007 12:48)
  3. yaşlı teyzelerin pazar torbaları taşındığında, yeni doğum yapmış ablaların bebek arabaları taşındığında, bahçedeki çiçekleri koparan mahalle çocukları kovalandığında pekala apartmanda yıldızlaşılacak durum. çamaşırlarınızın yıkanması, her akşam olmasada gün aşırı ev yapımı yemeklerin gelmesi işten bile değildir.*
    (volkanslim, 17.04.2007 12:52)
  4. eğer evde hayvanlar gibi son ses kreator dinleniyorsa hiç de iyiye doğru yol almayacak ilişkilerdir.

    (°bkz: kreator)
    (godless killing machine, 17.04.2007 14:56)
  5. an itibari ile pekte iyi olmayan durumdur. zira alt komşumuz gürültüden polis çağıracağını iddia ederek alt kata inmiş, komşunun arkasından "gel lan topunla tüfeğinle gel" gibi iddialı laflar edilmiştir. aynı zamanda da ev arkadaşının eniştesi ve ablasının avukat olmasına güvenilmekte, gergin bekleyiş sürmektedir vesselam.
    (stratus, 15.06.2007 01:27)
  6. hiç bir ilişki yoktur aslında. apartman koridorunda görürsün yüzüne bile bakmaz çoğu. ipneler.
    (ibjub, 15.06.2007 01:29)
  7. apartmandaki öğrenci evinde kızlar kalıyorsa apartman teyzeleri oturmaya çağırır yada akşam oturmasına gelirler bol bol.değil apartman bütün mahalleden haberdar olursunuz.bol bol düğüne kınaya çağırırlar.hele ki biraz becerikli olduğunuzu görmüşlerse oğullarına beğenirler.hemen soru yağmuruna tutarlar soyunu sopunu araştırırlar.*
    (demirdenperde, 17.07.2008 13:46)
  8. bazen iyi bazen kötü anların yaşanma sebebidir. evde ki gürültü ve öğrenci sayısı artıkça meraklı komşu bakışların
    artığı, sessiz sedasız otururken beğenme katsayısının artışıdır.
    (zerun, 17.07.2008 14:02)
  9. alt katınızda birbirini yemekle kalmayıp sizin de başınızın etini yiyen bir çift var. bu genç çift ev sahibinizin yeğeni olma sıfatına sahip. kendilerini ev sahibi sayıyorlar. sizi kiracı olmakla resmen suçluyorlar! müziğin sesini kısmalarını rica ederseniz alacağınız cevap:
    -ben kiracı mıyım, ev sahibiyim! olacaktır.
    gece 3e kadar her an ses sistemlerini deneme turu yapabilir, basları sonuna kadar açabilir, seviyor da olsanız sizi şebnem ferak dvd'sinden nefret ettirebilirler.
    ne var ki siz gece 2 de sadece 2 kişi konuştunuz diye, konuşma sesinizden rahatsız olup, bu genç çiftin problemlisi aşağıdan çıkıp zilinize delice basabilir(ki bu durumda aklınıza çok da iyi şeyler gelmez)
    ertesi gün müziği tekrar açıp iki alt katınızdakiyle ses sistemlerini yarıştırmaya başladıklarında siz vize dönemi münasebetiyle ders çalışma çalışmalarındasınızdır. gider uyarırsınız, kapıyı mülayim(süt dökmüş kedimsi,kılıbık,zavallı) koca açar. cevap:
    - aaa ders mi çalışıyorsunuz? söyleseydiniz eşim kısardı müziği? çok mu geliyor ki sesi?
    (ya sabır)
    ne var ki aynı düşünceli koca, karısını düşünceli biri gibi göstermeye çalışan bu zavallıcık, sorduğumuzda önceki gece karısının yaptığından haberdar olmadığını söyler. yani karısıyataktan kalkıyor, dışarı çıkıyor, zilleri ağlatıyor ama adamcağız uyuyor ne yapsın gece 3'te değil mi!!!
    düşünceli koca müziğin sesini kısıyor. bizim için iyi. ama bu düşünceli davranışı ona pahalıya patlıyor. kıskanç kadın biz dedik diye müziği kıstığı için etmediğini bırakmıyor, evde kıyametler kopuyor. ve müzik eskisinden şiddetli tekrar açılıyor.

    aynı kadın, kocasını bir gece elektrikler kesikken yaptıkları büyüüük bir kavganın ardından
    -defol giiiiiit hayvan seni!, diyerek kapıya atıyor. adamcağız rezilliğinden korkup ağlaya yalvara çıkıyor dışarı. kadın bu sefer başka yerden saldırıyor:
    --sen gecenin bu saatinde nereye gidebilirsin? gece vakti gidecek neren var senin hıı?

    haydaa hem kov, hem sonra nereye diye sor!!

    demiş miydim, kadın psikopat.

    velhasıl, evsahibinin hatrı diye adlandırdığımız şey aslında tamamen kadınla ilgili. kadının ruh hastası olduğunu öğrenince, ve yaptığı her şeye herkesin bu kadar göz yumduğunu gözlerimizle görünce cezai ehliyeti olmamasından şüphe ediyor, kendimizi koruyalım yeter diyor ev aramaya başlıyoruz.

    bizimki de böyle ilişki sözlük, allah kimsenin başına, kapısına, bacasına, alt üst katına vermesin böylesini.
    (gizia giza gizz, 17.07.2008 14:08 ~ 22.08.2008 01:26)
  10. daha taşındığınız ilk gün anneler günüyse ve tüm kapılara günü kutlayan kartlar bırakıldıysa o akşam o evde bir ziyafet olmaması imkansızdır zira bu davranış tüm apartman teyzeleri tarafından çok beğenilmiştir.fakat ilerleyen zamanlarda eve gelen herkesi sevgiliniz falan zannedip habire sorguya gelmeleri, sizi beğendilerse kendi çocuklarıyla biraraya getirme çabaları pek de hoş olmamaktadır. şayet karşı dairenizde de sizin gibi öğrenci milletinden insanlar varsa, s...r edin diğerlerini siz eğlenmenize bakın.*
    (yadigar, 17.07.2008 14:08)
  11. gayet yavşak bir ilişkidir. hele bir de oturduğunuz apartmanın diğer sakinleri pencerelere ve kapıların gözetleme deliklerine tüneyen baykuşlarsa o zaman yandığınızın resmidir. geçtiğimiz sene gayet sakin bir apartman sakini olan beni bile çıldırtabilmiştir bu baykuşlar. şöyle ki; aidatları kapıcı toplayıp yöneticiye vermekte, çöpleri her akşam saat 8'de gelip kapının önünden almaktadır. bütün görevi bu olan o kapıcı, sanki apartman onunmuş gibi tavırlarıyla zaten gıcıklığımı üstüne çekmiş birisiydi. toplanan aidatları maaş diye o alıyor ve insanların gırtlağına yapışıyordu adeta. bir gün kapıcı geldi ve dedi ki; "geçtiğimiz yazın temmuz ve ağustos aylarına ait 2 ay aidat ödememişsiniz." ben de ben zaten eylül'de taşındım, bu benim sorunum değil ev sahibiyle görüşün dedim ve tüm ödeme yapmama dair olan ısrarlarını karşılıksız bıraktım haklı olarak. ertesi gün yan tarafta tek oturan yaşlı teyze, ben evden çıkarken, "aidatını verdin mi bakayım aidatını?" dedi ve "merhaba" yanıtını vererek uzaklaştım. aynı günün okul dönüşü, posta kutusunu açamayan üst katların birinde oturan diğer yaşlı bir teyzeye yardım ettim, posta kutusu açtım ve tam oradan uzaklaşacakken, "aidat borcunuz varmış verdiniz mi evladım?", bu teyzeye de "iyi günler" yanıtı verdim sinirli sinirli uzaklaştım. derken akşamına kapıcının karısı elinde ağustos ve temmuz aylarına ait 2 makbuzla gelip, aidat ödemeniz var, verir misiniz dedi, tarafımdan "eşinizle görüşün, ne biçim bir apartman bu" yanıtını verip sepetledim. ertesi gün yönetici geldi kapıya, "bu ayın aidat borcunu topluyorum da verebilir misiniz üstünüzde varsa?" dedi gayet kibar şekilde ve aynı kibarlıkta aidatı ödedim, o ayın makbuzunu aldım. ertesi gün tam okula gitmek için kapıdan çıkarken yönetici yardımcısı olduğunu söyleyen başka başka bir yaşlı teyze beni adeta bir polisin kaçak suçluyu yakalaması gibi kolumdan tutup çevirdi, ve ağzından şu talihsiz sözler döküldü; "aidat borcun varmış, verdin mi?", kaçıncıydı bu benden aidat isteyen o anda aklıma getiremedim fakat ağzımdan çıkan o sinirli cümleler karşısında apartmanda oturan albaylar, subaylar falan da aşağıya inmiş beni yatıştırmaya çalışıyorlardı. apartmanda neden herkes benden aidat istiyordu? ben hepi topu bir öğrenciydim ve sürekli aidat ödemek zorunda bırakılmaya çalışıyordum. bu apartmanın kaç yöneticisi vardı, kaç yönetici yardımcısı vardı? resmen çıldırmıştım, gözlerim kan çanağı olmuştu ve insanlar garip garip bakıyorlardı bana. bu kadar aidat onlardan istense kim bilir kendileri nasıl olurdu? neyse ki beni yatıştırmışlar, "evladım, oğlum, yavrum" gibi kelimelerle haklı olduğumu söylemeye çalışıyorlardı, bütün baykuşlar. en sonunda apartman kapısından dışarı çıkıp, devamsızlıktan kalmak üzere olduğum okuluma, 2 ders gecikmeyle varabilmiştim. siz siz olun oturacağınız apartmanın yaşlı popülasyonunun az olmasına dikkat edin, yoksa başınıza iş alırsınız.
    (mrfood, 17.07.2008 14:54 ~ 29.10.2008 11:42)
del.icio.us a ekletechnorati ye ekleyinFurl a ekleSpurl e kaydet!Wong e kaydet!Yahoo ya kaydet!Google a kaydet!Facebook a kaydet!Asansör?