birincilerin her sene ağızlarına yapışan kelimedir bu:çok fazla çalışmadım sadece düzenli çalıştım ve başardım. bu kendini ve yaptıklarını inkar cümlesinden hiç bıkmazlar, gizli bir güç bu cümleyi her sene söylettirir..sen git üç yıl gece gündüz uyumadan çalış insanlıkla ilgini kes sonra harbi zeki çocukmuş lan desinler diye böyle bi yalan uydur..söylese yiğitçe var gücümle çalıştım iyi bir üniversiteye bölüme girmek için diye de saygı duyalım a çakal...
bkz: kızdırdılar beni sözlük
zannetmiyorum yalan olduğunu. tabi günde 1000 soru çözerdim dese oturur taşağımı sallarım ama, lan boru mu, adam öss birincisi. mutlaka çalışmışlardır.
benim kıl olduğum konu farklı. hani bu her sene sınav sorularını televizyonda çizen tipler var ya, ahan da benim derdim bunlarla. her soruya kolay demeleri yok mu, deli oluyorum yahu. kodumun dallamaları, size kolay gelecek tabi.
dallama: eveeet, işte kolay bir soru daha
baba: mesih lan, doğru mu yaptın bu soruyu?
messiah: * yok baba
baba: eee kolaymış bu soru. adam öyle diyor
messiah: onun ben götünü sikeyim.
aslında yalan olan çok fazla çalışmadım demeleridir.tipe bakıyosun çok çalışmaktan insanlıktan vazgeçmiş bi halde ama gel gör ki acıklaması cok fazla calısmadım da bidi bidi.. annesi çıkar evladım doğuştan cok zeki vs..ulan hayvan gibi çalısmıssın işte
sırf artistik için niye böyle dersin ki..üniversitede bu tiplerin benzerleri vardır finalden önce gelir ya hiç çalışamadım vs..bakarsın 90 almış ibne..
- nasıl birinci oldun
+ düzenli çalıştım
- suratı sivilce basmış
+ ya onlar şey işte şeyden
- bırak lan tırıvırıyı sabah akşam dalgayla oynamışsın belli
+ yanlış anlaşılma var
- zikinin balına girmişsin ve kazanmışsın lan yeme bizi...yürü lann...kaybol laaaannnnnnnnn
kimi öss birincileri için doğru olduğu halde çok sık kullanılan bir kalıp olduğundan insanlar tarafından yalan olduğuna kanaat getirilmiş şey. kimisi gerçekten çok çalışmıştır, kimisi ise gerekeni yapmış kendini sıkmamıştır halbüsi.
öss 'de birinci olmanın anahtarı düzenli çalışmak mıdır sadece?
ne insanlar var düzen,tertip,nizam bırakmamış çalışmışlardır ama sonuç hüsran.
altında değişik nedenler vardır.araştırmak gerekir.
düzenli ve cok calismislardir arkadasim,bu böyle.ha bir de,bence bunlardan cok daha önemli bi faktör vardir.bu adamlar,iclerinde bulunduklari sistemi zerre kadar sorgulamamislardir.sorgulamak,düsünmek,ben neden bunlarla ugrasiyorum sorusunu sormak ögretilmemistir.iste o yüzden de,bunlar ileriki senelerde bu isleren nemalanmak ödül kazanmak icin tekrar bu sinava girerler.
ilköğretim 1. sınıftan itibaren anne, baba, öğretmen, dershane vb. kişi/kurumlar tarafından yalnızca Öss'de başarılı olabilmesi için yetiştirildikleri için çok da yalanlanabilir bir sözdür. düzenli çalışmak artık hayatları olduğu için, normal çalışmış, günlük yapması gereken işleri yapmış olurlar, aynı bizim arkadaşlarımızla buluşmamız ya da hadi çıkalım deyip sinemaya falan gitmemiz gibi. mesela geçtiğimiz senelerin birisinde öss birincisi olan birisiyle yan yana sınava girmiştim, bundan 4 sene önce kadar. o sınavda hayatını öss'de başarılı olabilmek için harcamanın ne kadar yanlış ve gereksiz olduğunu çok iyi anlamıştım. herhangi bir trigonometri sorusunu 1 dk'da çözebiliyor olan ben, kafamı yanıma çevirip neden hiç hareket yapmıyor diye yüzüne baktığımda, o çocuğun işlem yapmadan, yalnızca cevapları işaretlediğini görmüştüm. sınavdan önce merhaba diyen ben, bu gayet medeni sözüme neden karşılık alamadığımı, o an, sınav içinde anlamıştım. sonradan öğrendim tabi, çocuk meğer 7-8 dershaneden %100 burslu, istediğine gidiyor istemediğine gitmiyormuş. tam bu olaydan 1.5 yıl sonra yine karşıma çıktı bu çocuk. başka bir dershaneye kayıt olmaya gittiğimde, broşüründe bu çocuğun resmini görmüştüm. dershane müdiresine sorduğumda, çok çarpıcı, acı bir hikaye daha duydum. bu öğrenci ayarında başka bir öğrenci daha varmış aynı dershanede. benim tanıdığım çocuk her sınavda diğerinden 0.1 puan falan fazla alıp birinci oluyormuş, ancak bir sınavda diğer çocuk 0.1 puan önde aldı diye dershaneyi bırakmış. ne kadar küçük şeylerle, ne kadar büyük hayatlar harcandığı da zaten bu çocuklar dışında herkes tarafından biliniyor. biz o kadar çalışmadık da ne oldu, kazanamadık mı sanki? onlar yalnızca yaşaması gerekenleri iptal ettiler, süper analitik ya da süper sözel zekalarıyla 1. olup bilkent'e, odtü'ye, boğaziçi'ne falan girdiler. mesele okulun kalitesi değil, insanların ideallerinin, hayattan beklediklerinin ve istikrarının kalitesidir.