sınav saati yaklaştıkça götün tavana vurmasıdır.sabah kahvaltisinda annenin sana şekerli şeyler ye zihnini açar demesi götün tavana vurma katsayını arttırır.ellerin buz kesmiştir,etrafa boş bakışlar atarsın.ama en çok koyan da babanın gazete nin spor sayfalarını incelerken ki seni ziklemez tavırlarıdır.
etraftakilerin sizden daha gergin olması halinde (ki öle olur) sınava girmeyiveresiniz sınav kağıtlarını pörçük pörçük edip ana-baba-bacı suratına atasınız gelir. ama o moralle girmek ve ii bişeyler yapmak zorundasınızdır. tüm bu ruh halini barındıran sabahtır diyerek toparlıyalım entrimizi.*
kahkahalar atarak okulun bahcesine girdigim sabahtır.. insanlar sınava 17inci girişim oldugunu dusunmustur.. * ama aslındas en mutlu olunması gereken sabahlardan biridir.. cunku 5 saat sonra hayatınızın en guzel yazını geçirmek uzere mutlu olacaksınızdır..
iki türü vardır:
1. tür: gece heyecanın yatıştırılabilmesi için telefon ve televizyon gibi iletişim araçları fişinden çekilmek suretiyle kapatılarak dünyala iletişim kesilmiştir. erkenden yatılmıştır ve daha sonra erkenden kalkılmıştır. sınav olunacak okula gidilmiştir. fakat sizden başka kimse yoktur. okulun hademesine énerde bu millet nerde bu devlet" serzenişinden sonra hademeden " birader sen duymadın mı? sorular çalınmış" cevabı gelir sen de " hade len yeme beni" dedikten sonra bir gazete bayiinden aldığın gazeteden gerçeği görürsün. yıkılırsın.*
2. tür: bir ay önceki soru çalınma mevzusundan akıllanmışsındır. televizyonu kapatmamışsındır. ayrıca bir de finladiya-türkiye milli maçını seyretmişsindir 2-0 malubiyetten 4-2 ye getirilmiştir ve kazanılmıştı maç keyiflenmişsindir. bir de çalınan sorulara bakmışsındır "kolay yaw bu sınav" diyip yine de erken yatmışsındır. sabah kalkıp olkula gidilmiştir. tabi ortam kalabalık. heyecan dorukta. sınava girersin, çıkarsın.....
aptallık katsayısının tavan yaptığı andır.ama sınavdan çıktıktan sonra herşey daha komiktir.sizin olmayan kapının arabasını açmak,insanların yüzüne aptal aptal bakmak,gelen mesajlara sadece çağrıyla karşılık vermek......
gayet günesli bir gün olmasina ragmen puslu bir günün sabahiymis gibi hayal meyal hatirladigim sabahtir. insanin içinden kusmak gelir ama ailen kus sütü eksik bir kahvaltiyla besler seni. çok rahat ve çok gergin olmak üzre iki tip ögrenci vardir. benim gibi çok rahat girdiyseniz, etraftaki gerginlikle titreyen insan modellerini kesip içten içe eglenebilirsiniz ancak sinav sonrasi daha bombadir. büyük ihtimal neyin ne oldugunu anlamamissinizdir, siz mi sinava girdiniz ya da o mu size belli degildir, bu karmasik hisler içinde, her seye ragmen, sadece "bitisin" rahatligini, huzurunu yasarsiniz.
bütün bir sene boyunca harıl harıl çalışmış bünye, son akşam artık işi ilahi boyuta taşımış ve kazanabilmek için dua etmeye başlamıştır. ertesi sabah erkenden kalkılan, gusül abdesti bile alınan, dua edilen, o saatten sonra kitap formül bakmanın anlamsızlığının farkında olan ama dayanamayan, göz ucuyla yine bakan; bal, pekmez ve okunmuş pirinç tanelerinden oluşan kahvaltısını yapıp trafiği, yolda otobüse bir şey olabilir, kaza olabilir vb ihtimalleri de göz önüne alarak epey erken evden çıkılan an.
insanoğlunun başarısız bir gerdek gecesinin sabahından sonra yaşayabileceği en iğrenç sabahlardan biri.
ilk girdiğim sene"yarım saatcik daha uyuyim, noolur" diye başımda toplanan aile bireylerine yalvardığım sabahtır. gece yarım saat bile uyuyamamış insanlar varken, benimki nasıl bir yüzsüzlüktür ben de çözemedim.
içinde heyecan,korku,pişmanlık,merak duygularının karısımı olması nedeniyle ne hissettiğini bile bilmediğin garip bir mide bulantısıyla gece uyuyabildiysen rüyanda össyi görmüş vaziyette ve en önemli mac varsa sınav cıkısı hayattan nefret ettiğin sabahtır.**
ondan sonra hayatımızın tepeden tırnağa değişeceği sabah.midede kelebekler uçaridevamlı tuvalete gidilir,su içilir,sivilce sıkılır,arada dua okunur,anne ağlar,baba bağırır falan filan..süper olmayan bir sabah işte.
bir yay gibi gergin olduğunuz sabahtır. biri bir şey söylesede 2 ayar çeksem diye etrafı gözlersiniz. tüm sülale 5 kişilik arabaya doluşup sınav mekanına gidersiniz. anneniz hadi kızım gir bak yer kalmayacak diye başınızın etini yer ve siz ya havle çekersiniz.
şimdi bile düşündükçe nasıl dayandım o heyecana dediğim gündür.
çalıştıysanız ya emeklerim boşa giderse, çalışmadıysanız lan keşke çalışsaydım telaşını yaşayacağınız gündür. gece doğru dürüst uyunamaz, sabah doğru dürüst bir şey yenemez. dersanedeki hocalar, anne, baba, kardeş herkes sizin gözünüzün içine bakar ama bu durum insanda daha büyük baskı yaratır, bu insanları üzmemeliyim, utandırmamalıyım.
öyle ya da böyle şu hayattaki dönüm noktalarımızdan bi tanesi o sabahtır.
o fonksiyon sorusunu yanlış yapmasaydım, o dandik işlem hatalarını yapmasaydım ankara üniversitesi'ndeydim şimdi.
hayatımın son dört yılı ankara'da geçecekti, orada okuyacaktım, orada aşık olacaktım belki de orada yaşayacaktım.
hayatın en keskin dönemecini öss'yle o sabah döndüm ve o dönemeç beni buraya getirdi. başka bir yöne dönmeyi tercih etmezdim, hayatımın en keskin dönemecinin o absürd sorulara bağlı olmasını da tercih etmezdim. şimdi önümde bir sürü yollar, dönemeçler, çıkmaz sokaklar var ve hiçbiri bir sene çalışıp, şu kadar doğru yaparsan girebeileceğin kriterlere bağlı değil.
asıl hayat şimdi başlıyor.
bir sürü öss sabahı var önümde.