özledim seni bugün sebep yokken
uzansam hayallere dokunurum sandım
bak yıllar geçmiş üstümüzden
hala ilk günkü gibi aklımdasın
özledim seni
özledim seni
özledim seni
özledim seni
sen duyduğum en güzel cümlenin en güzel öznesi
tanrının unuttuğu bu kentte
cennetten düşen bir manzara gibi
özledim seni
özledim seni
özledim seni
özledim seni
söyleyecek çok sözüm vardı
hepsi yarım kaldı
neler ummuştum hayattan
elimde ne kaldı
kırılan kalbim miydi yoksa
karnımdaki bu sancıyla
küflenmiş ruhum unutmadı
unutmadı seni hala
özledim seni
özledim seni
özledim seni
özledim seni
özledim seni
özledim seni
özledim seni bugün sebep yokken
uzansam hayallere dokunurum sandım
bak yıllar geçmiş üstümüzden
hala ilk günkü gibi aklımdasın
klibi ölen eski basçıları serkan aktaşa ithaf edilmiş, 110'un harikalarından. vokalin sesinin duruluğundan bahsetmeye gerek bile yok, çok yumuşak ve sakin bir şarkı. insanı yormadan üzenlerden.
ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir ...
beynimi uyuşturuyor özlemin ..
Çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zaman içimi nasıl ısıttığını
yeni yeni anlıyorum.
yokluğun,
hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp,
mütemadiyen bir boşluğa
sabahları seni okşayarak başlamaları
akşamları her işi bir kenara bırakıp
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını
çocuksu küskünlüğünü ...
nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak,
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken.
gitmeni asla istemediğim halde,
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana buları söylemeden
"git artık" demek
"beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa"
demek sana ne de zor ...
seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden ...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek ...