Öğrencileri basmakalıp düşünmeye iten, çoğu zaman şairlerin bile ne anlattığını bilmediği dizelere yorum yaptıran -bir şairin söylemidir benim değil- kolaya kaçan öğretmenlerin ve eğitim sisteminin getirmiş olduğu sorunu olan soru adı altındaki şey.
bir şiirden herkesin aynı şeyi anlamasını, hissetmesini isteyen öğretmen sorusu. ortaokul türkçe dersinde işlenen konu bir şiir olduğunda öğrenciye soğuk terler döktüren "bu şiiri okurken hocayla aynı şeyi anlamadıysam ya da hissetmediysem şıçtım" diye düşünmenize yol açar. **
çoğunlukla da dersi dinlemeyen öğrenciye sorulur.*öğrenci ayağa kalkıp "hangi kıtadayız lan" diyip arkadaşlarından hangi kıta olduğunu öğrenir.daha sonra zaten okunmuş olan o hızlı hızlı kıtayı tekrar okuyup anlamaya çalışır.**sonra ilk mısrayı tekrar okuyup arkadaşlarını dürtükleyerek yardım ister bu sırada sıkılan hoca sözlüden sıçtın olum dercesine otur diyip oturtur.
sorunun bu siirden ne anladiniz seklinde degistirilmesi ve ogrencilerin hayal gucune saygi duyulmasi halinde cok degisik bakis acilariyla dersin renklenmesini sagalayabilecek cumle.
bazen çok açık olan dizelerde bile sorulduğunda komik diyaloglar yaşanan soru cümlesidir.
"annemi ölmüş gördüm rüyamda.
ağlayarak uyanışım
hatırlattı bana, bir bayram sabahı
gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp
ağlayışımı.*"
-şair ne demek istemiş?
- şair rüyasında annesinin öldüğünü görmüş. bu da ona bir bayram sabahı gökyüzüne kaçırdığı balonunu ve bu yüzden ağlayışını hatırlatmış.
-aferin yavrum
aslında şairden başka kimsenin bilemeyeceği olgudur, ama öğretmenlerimiz kendi kafalarına göre bir anlam kondururlar dizelere bizden de onu bilmemizi isterler ısrarla. müneccim miyiz aq