emre yılmazın insanı dumur edici aforizmalarla dolu kitabıdır. o kadar güzel ve doğru akıl karıştırıcı aforizmalar içerir ki kesinlikle dönüp dönüp okuyacağınız bir kitaba dönüşür.
bunlar da kendi seçtiğim alıntılarıdır. altını çizdiğim kısımlarının worde aktarılmışı, onun da sözlüğe aktarılmışı olarak düşünürseniz temelinde eme vardır:
bunlar beğendiğim alıntılardır.
efendiler,paronlar ve zenginler emrinde çalıştırdıkları kölelerinden daha sefil bir hayat içerisindedirler.çünkü çektikleri sefaler için bir de üstüne para vermişlerdir.
gerçekten çok şanslıyım çünkü mutsuzluğumu bedavaya getiriyorum derdi bir berduş
ne garip, dünyada cennetler çeşit çeşittir
ama cehennemler hep aynı
?ya sonra ya sonra? diye ümitlenmiş çocuk.
?sonra? demiş alışıyorsun.
var olan her şey başıboş dönmekte ve akmaktadır.doğa amaçsızdır.yaşamın başı boştur.evren işsizdir.kainat serseridir.hakikati böyle görenler çok daha mutludur ve en azından hakikati böyle görmeyenler kadar haklıdırlar.
öyle akıllı öyle akıllı bir bilgisayar yapmışlar ki,bir insan kadar aptal olabiliyormuş.
ınsanların tehlikesiz ve risksiz bir hayat geçirmeleri,huzurlu ve mutlu yaşamaları için bu kadar çalıştıkları bu dünyada,dert ve bela,tehlike ve karmaşa,şiddet ve şehvet belki de tek kurtuluş yoludur.
hiçbir şey yapmamayı becermek, bir şeyler yapmayı becermekten çok daha zordur.çünkü devamlı bir şeylerin peşinde koşmak;plan.proje ve programlar sonu arkası gelmeyen telefonlar,randevular bağımlılık yaratır.faliyet kokainden daha güçlü bir uyarıcıdır;bağımlılık ise eroinden beterdir.
ne garip yalnız kalmaktan sıkılan insanlarla yalnız kalmaktan ben de çok sıkılıyorum.
dünyada çabasız emeksiz ve telaşsız elde edilemeyecek hiçbir lezzet yoktur.bütün aylaklar bunun sırrını bilirler.çalışanlar boşuna çalışmaktadır ellerini uzatsalar alabilecekleri yakınlıktadır her şey.
nedir aylaklık?
aylaklık oyun oynamaktır.aylaklık düşünmektir.dua etmektir,dans etmektir.kosmosun doğuşunu seyretmektir.
aylaklık yola çıkmaktır.evet.aylaklık kaybolup gitmektir
ıçine gömülmektir
hayretten hayrete düşmektir
kendinden geçmektir.kanatlanıp uçmaktır.
her zaman her oyuna hazır bir piç olmak hürriyetidir.
filozofa sormuşlar:
en zor olan nedir?oyun oynamaktur,demiş
en kolay olan nedir?
büyük iş başarmaktır,demiş.
ış adamları sürekli hareket eder
neden?
hayatın tadını bir türlü çıkartamadıkları belli olmasın diye.
süratle hareket edenler aslında bir şeylerden kaçmaktadırlar.kim bilir belki kendileriyle başbaşa kalmak onalara da dayanılmaz bir kasvet ve can sıkıntısı vermektedir.belki de bütün bu hay huy acele kendi değersizlikleriyle yüzleşmek istemeyenlerin telaşıdır.velki de onlar içimizde en çok ?bir işe yarıyorlar?mış gibi görünmek isteyenlerdir.sürat,yavaşlığı ve aylaklığı beceremeyenlerin aczi bahanesi ve mazeretidir.
çalışkan zamanını satarak paraya çevirmeye çalışır.çok parası olduğunda da bu sefer parayı satıp zamanını geri almaya çalışır.zenginliğin en büyük paradoksı da budur.
çalışan zamanını yer.
ınsan yalnızca insanları yemekle kalmaz kendi kendinin de yamyamıdır.
of dünya of bu dünya kafasız kafirlere mi kalacak.ya iç çekiyorum yada zevk alıyorum öyleyse varım.demiş osmanlı
siz hakikati mi arıyosunuz
hayır otuz yıldır hakikatleri bulup bulup kaybetmekten sıkıldım ben hakikatsizliği arıyorum.
var olduğuna eminmisiniz?
hakikar arandığına göre hakikatsizlikte aranabilir.dil her varlığı çift yaratır.?var? var ise ?yok?da vardır artık.
bulabilecekmisiniz?
yok canım asla bulamayacağımı bildiğimden arıyorum.
bilinenelerin ve bilinmezlerin toplamının bilinemezlerden az olduğuna ve hep olacağına inanıyosanız siz tanrıya inanıyosunuz demektir.bilinemezlere eşit olduğuna inanıhosanız siz bilime inanıyosunuz.
ya eşit olduklarını biliyosam?
o zaman siz tanrısınız.
bilemiyorum
demek ki bilgesin
anlamıyorum
üstelik arifsin
aldırmıyorum da
dahası ermişsin.
mutluluk oyun oynamaktır.sık sık saçmalamaktır.hiç kimseyi ve hiçbir şeyi ciddiye almadan dolanmak,bakınmak,keşfetmek,denemek,tutmak,bırakmak,kaybetmek ve tekrar bulmaktır.
eğer hayatımızın bir başlığı konusu amacı varsa vay halimize!mutsuz bir ömür geçirdik demektir.
bir tane düzgün arkadaşım olmadı yahu şu dünyada
allaha şükür.
ya sema?
sema aklın kendini unutmasıdır.
ve
ıçten bir neşeden başka hayatta kıskanılmaya değecek hiçbir şey yoktur,diye haykırdı şeytan
ınsanların hayatta isteklerine ulaşmada göstereceği aşırı gayretkeşlik,ısrarcılık ve kararlılık hayatın bütün mücizelerini,tılsımlarını ve kerametlerini küstürür.
hayatımızın yüzde ellisi kısmetin elindedir;yüzde kırk dokuzu zaruretin;yüzde biri ise çabanın.zaruret ve kısmetle pazarlık yapılmaz.çaba ise yüzde bir hissesine bakar-anasının nikahını ister.düş kırıklıklarımızın yegane sebebi ise,çabanın hissesini daha yüksek sanmamızdır.
zaruret ve kısmet olmasa çabalamaktan resmen ölürdük.
bırak çünkü nafile,diyor talih,
yat aşağı ve keyifle bekle diyor kısmet.
iyi veya kötü her yazgının sonunda ben varım diyor ölüm.
bunlardan daha ferah daha iyimser daha gönül açıcı ne olabilir ki?
yokuş çıkarken insanın gözü hep yoldadır.
ınerken ise manzarada
ışte bu yüzden görürüz günümüzü hep inerken.
soru:kim hayatta 100 miyon doları olsun istemez?
cevap:101 milyon doları olan.
kim hayatta kısmatine 3000 kadınla yatmak düşsün istemez?
cevap 3001. ye asılan.
ışadamları servet,kudret ve şöhret isterler
siyasetçiler kudret servet ve şöhret ister
sanatçılar ise şöhret kudret ve servet ister
başarının içeriği değişmez sıra düzeni değişir sadece.
bir şahsiyetim yok allaha şükür
bir de şu hergün değişen havalarım olmasaydı.
kendilerini tanıdıklarını söyleyenlere şaşıyorum
hiçmi hayay tecrübeleri yok.
ne yapmak ne olmak istediklerini bilen insanlara ise acıyorum hiç mi hayal güçleri yok.
kendilerini arayanlar boşuna arıyorlar.çünkü kendini kaybetmeden kendini aramaya çıkarsan,kendin niyetine bütün bulacağın can sıkıcı bir başkası olacak.
bilgi çağında yaşıyoruz doğru.ama bilgeler nerde?
bilgileri ile hava atanlar iki türlü olur.
alim olduklarını idda edenler bir şey bildiklerini sanarlar.hiç bir şey bilmediklerini iddaa edenlerse alim olduklarını sanırlar.
yarı cahiller hiçbir şey bilmeyen kara cahillerden daha tehlikelidirler diyen insanların hiç biri kendilerini yarı cahil kabul etmez.
mutluluk üzerine düşünmek,hele mutluluk için çabalamak kimseyi mutlu etmez.
mutluluk her şeyden önce mutluluğu unutmaktır.
mutluluk perisini arayanlar hiçbir şey bulamaz
başka bir şeyler aramaya dalmışken
arkanı dönüvereceksin birden
oracıkta enseleyiverisşn zilliyi.
bu aralar mutluluğa hiç ihtiyacım olmadığı için çok mutluyum.
mutluluğumuzu hiç aklımıza getirmediğimiz zaman gerçekten mutluyuzdur.işte onun için gerçek mutluluk hep sonradan dank eder.
ınsanlar neden mi mutsuz olurlar:
bu kadar çabladıklarına rağmen mutlu olamadıkları için.
keşke şu mutluluk kelimesi olmasaydı diye düşünüyorum.
belki mutlu sayılacaklardı yahu.
galiba
canımızın asla sıkılmaması gerektiğini düşündüğümüz için canımız bu kadar sıkılıyor.
kimse yalnızlığı sevmez neden?
çünkü kendisi tanıdığı en can sıkıcı insandır.
hayatın karşıt anlamı ölüm değildir.
can sıkıntısıdır,dedim bir gün.
o günden beri de canım çok sıkılıyo nedense.
aşırı mutlu olmamaktır mutlulukların en huzurlusu.
aşırı bir mutlulukta huzursuzluk vardır nedense(çünkü kaybedecek bir şeyler vardır.)
aşırı kederde ise bir huzur(kaybedecek nasılsa bir şey kalmadı)
mutluluk neşeli bir gurursuz olmaktır.hiç çekinmeden utanmadan ele güne karşı rezil olabilmek ve bunun keyfini çıkartabilmektir.
mutlu ya kendi aklından hoşnut bir delidir ya da deliliğinden hoşnut bir aklı başındadır.ve her deli ve akıllı gibi gurursuzdur biraz.
gurur beni benden ve bizden ve her şeyden ayıran şık ve mağrur bir duvardır.
dikkat ettiniz mi hayvanların ve bebeklerin yüzü asla kızarmaz.
neden mi?
çünkü söze ?ben? diye başlamazlar.
oğlum yap ve pişman ol ama yap
babalar da bazen ne çok şey biliyorlar yahu.
gençliğimde dünyayı fethettiğimi sanırdım
orta yaşlılığımda bunun için çalıştım
şimdi ise bunun üzerine düşünüyorum
temennim hala başarmak.korkum ise başıma gelmesi.
yaşlanıyor muyum neyim.
çocukluk olmasa hayat gerçekten çekilmezdi.
kimse eşit doğmaz
ama herkes eşit ölür
ışte onun için ölüm acı bir son değildir
hayatımızın yegane adil başlangıcı vr biricik fırsat eşitliğidir
yaşarken ölümden korkma hakkımız var
ama doğarken yaşamdan korkma hakkımız yok
haksızlık bu
yaşamın karşıt anlamı ölüm değildir can sıkıntısıdır.
ya ölümün karşıt anlamı
aşktır
aşkın dili peygamberlerin ayetlerine,evliyaların.azizlerin şiirlerine bezer onlar konuşunca akıl susmalı.
aklın sözü ancak boş bir gönle geçer.evet ancak boş bir gönlün efendisidir akıl;efendili bir gönlün ise kölesi.
aşkta akıl susar delilik konuşur.
aşkın mantığı yoktur.
hiç kavga etmeyen aşıklarmı
birbirlerini değil ebeveynlerini bulmuşlardır
aşk her zaman haber vermeden gelir ve hazırlıksız yakalar.çünkü aşk bir süvari baskınıdır.
aşka ilişki diyorlar
kimler?
sevgi budalaları,terapistler,shirley maclainciler
aşıklar ne diyor?
bir çarpışma diyorlar
yırtıcı diyorlar.kanlı diyorlar.ölümlü diyorlar.
sonsuza kadar süremeyeceğini bilerek yaşadığımız bir aşk daha uzun sürer.
ne kadar sürer*
kim bilir beklide sonsuza kadar sürer
ya bir ömür değildir yada aşk değildir
ya bir gecelki değidir yada aşk değildir.
ınsanlar ne gariptir yarabbi!yine de herkes ısrarla ya bir gecelik yada bir ömür boyu aşklar peşindedirler.
erkekler deli gibi aşık olurlar zamanla akıllanırlar.
kadınlar ise akıllı gibi aşık olurlar zamanla delirirler.
kadın erkeğinin kendisin kul köle olmasını ister oluncada ondan nefret eder.
erkek ise kadının kendisine köle olmasını istemez olunca da onu sever.
kadınların hepsinin yılan oldukları doğrudur.ama her erkek çayır çimen su ve kümes yılanları gibi zararsız olanlarını kobralardan,anacondalardan ayırmasını bilecek kadar serpentoloji bilmelidir.
kadınlar ancak kendilerinden daha zeki ve daha üstün bir erkğe aşık olabilirler.insanlık işte bu yüzden ilerliyor.
doğanın amacı mutlu evlilikler değildir.
bol çocuktur.
ışte bu yüzden işin başında çuvallarız.
ne mutluluğumuz ne de evliliğimiz doğanın umrunda değildir.
kadınlar özgürlük ve bağımsızlıklarını her şeyden üstün tutan erkeklere gerçekten aşık olurlar.kadın erkeğinin kendine bağlanmasını isterken,bilinçaltında hiçbir kadına asla bağlanamayacak yaratılıştaki erkleri gerçek erkek diye kabul eder.kadını da aşkta perişan eden de içine düştüğü bu paradokstur.
erkekler de bir gariptir.mesela ben beni aldatmayacağından emin olduğum hiçbir kadına aşık olmam.buyurun ba kalım.
erkekelrin kıskançlığı biraz farklıdır.erkek hanet eden kadınını kıskanmaz;öbür herifin talihini cazibesni neşesini ve keyfini kıskanır.erkeklerin kıskançlığı kadınlarına duyduğu güvensizlikle ilgili değil,kendi erkekliklerine duydukları güvensizlikle ilgilidir.
kıskançlığın temelinde en derininde narsizim ve bencillikten başka bir şey yoktur.benim ona sahip olduğum şekillerle ve ayıntlılarla bir başkası da ona sahip olabiliyorsa,benim ne ayrıcalığım kalır ki.
hiç evet hiç
sende öbürleri gibisin
tıpa tıp aynı
hiçbir özel tarafın hiçbir kıymetin yokmuş.
evet ihanetler bu yüzden çok acıtırlar çünkü, kişililimize ve kendimize biçtiğimiz sahte kıymetimize bir hakarettir.bir güzel uykudan hoyratça uyandırırlar bizi.işte tam da bu yüzden ihanetler kendimize daha gerçekçi bir değer biçmemiz için çok kısmetli anlardır.
halbuki tehlikeli oyunların ters bir kuralı vardır:kazananlar her zaman kaybedenlerden daha çok bedel öder.çıplak gerçekler mustehcendir.işte bu yüzden biraz giydirildikten sonra insan içine çıkartılırlar.
erkekler ve kadınlar affetmek ve unutmak konusunda da biraz farklıdırlar.erkek çabuk nutur ama asla afetmez,kadın hemen affeder ama asla unutmaz.
aslında erkeklerde unutmazlar;sadece hatırlarına getirmezler.
unutmak değil çünkü bu mümkün değildir.ama hatırlamamaya çalışmak işte hayatta erken kazanılması gereken iyi bir meziyettir.
hiç düşünmeden yaşamak kolaydır.
hiç yşamadan düşünmekte
hem düşünmek hem yaşamak mı
ışte bu imkansızdır.
ne gamsızlık yarabbi
hiçbir şey düşünmeden tutarsızca yaşamak
sorumsuz ve vicdansız keyfince
ve ne kolay ve ne rahattır kim bilir
hiçbir şey yaşamadan tutarlı tutarlı düşünmek
ınşa etmek müteahhit gibi
tumturaklı bir felsefeyi
bütün bir ömür boyu
taş taş üstüne koyarak
peki hem tutarlı düşünmek hem de tutarlı yaşamak mı?
ışte dostum bu imkansızdır.
dürüst bir insan için
ya kendine ihanet edersin bir şekilde
ya da düşüncelerine
ışte bu yüzden özgürlüklerin nirvanası
tutarsız düşünüp tutarsız yaşamaktır derim.
bir dine bir mezhebe vey tarikate bağlananların gönlü;siyasete kitaba ve dogmaya sadakatle bağlananların ise aklı zamanla uyuşur.
hayatın kendisi çelişkilerle doludur.doğanın kendisi tutasızdır.tanrılar sık sık adeta bilerek saçmalarlar.
sağlam tutarlı akılcı ve doğru düşünmeye çalışan bir adam anlamsız kainata akıldışı bir yaşama huysuz ve alaycı bir doğaya ve istisnasız hepsi muzip ve şakacı olan tanrılara boş yere kafa tutmaktadır.
hayatta önemli olan da keyif ve sohbettir zaten.doğrular ve gerçekler değil.
aslında tutarsızlığın erdemeinde de aşırı ısrarlı bir tutar tutarlı bir düşünceden başka bir şey değildir.
nankör ve hainleri severim.onlar oyunu efendilerinin kuralları ile oynamazlar.işte bu yüzden kazanabilirler diye fısıldadı şeytan ve ekledi
?döneklik erdemdir.?
otururken yazanlara inanmayın
çünkü yaşam düşünenlerle düzüşmez.
çünkü düşünmek yaşama hakarettir diye fısıldadı şeytan.
ya ata binerken dövüşürken dans ederken yazanlara
yok canım onlara da inanmayın
bütün yazarlar yalancıdır
söz yalandır.yazı ise kuyruklu yalandır.
her şey hiçtir
eğer öyleyse hiç de hiçtir.bak inanacak bir hiçin bile kalmadı geriye.
herşeyin tersi de doğrudur dedi sinik.
ya bu son söylediğinin dedi şeytan.
en büyük uyuşturucu gerçekçiliktir.
düşünyorum öyleyse varım
bu sözlerle açılmıştı aklı çağı
oysa ne düşüncelerin vardı
ne sen vardın
ne var vrdı
tanrı yoktur diyen ve bunu savunan adam gerçek bir mümin kadar tanrısıyla beraber yaşamaktadır.bu yüzden aklı başında bir tanrı kendine gerçekten inananları ve gerçekten inanmayanları sever.
ya o ya ben diye restleşen sevgili hep kaybeder.sadakat söz konusu olduğunda şeytan çok kurnaz davranır.tanrı için aynı sinsiliği gösterir diyemeyiz çünkü tanrı dobradır ve belki de bu yüzden bu kadar yalnızdır.
akılsız bir şeytan ortaksız kalır.
bir tanrıyı müminsiz bırakan ise
tam tersine akılcılığıdır.
ışte bu yüzden insan özünde tanrıdan çok şeytana yakındır.tanrıya inanırız;şeytanı biliriz.
ben gizli bir hazine idim.bilinmekliğimi istedim ve mahlukatı yarattım
neden?
ışte bunu sorasın diye.
kendini gizlemekmi istiyorsun?o zaman kendin hakkında ya hiçbir şey söyleme yada her şeyi söyle.aynı karanlığa çıkarlar nasıl olsa.
hayat anlamsızdır diyerek intihar edenlere şaşıyorum.oysa yaşamak için en iyi nedenimiz bu olmalı.anlamlı bir evrenden intiharla bile sıvışamaz ki insan.çünkü anlamı bilinen bir evrende insan ölümle nereye gideceğini çok iyi bilir.