aslında olmayan şeylerle ilgilenen, olmayan kişilerle konuşan, olmayan olayları yaşadığını söyleyen, bazen tehlikeli olabilecek kişilerdir. dahilik ile delilik arasındaki o ince çizgide durmayı başaramamış kişilerdir.
beyin hastalığıdır. beyindeki fiziksel, biokimyasal değişikliklerin neticesidir. vücudun tüm normal fonksiyonel işlevlerini kaybederek çalışamaz ve bakıma muhtaç hale gelmesini sağlayan, genellikle 16-30 yaşları arasında ortaya çıkan ve kalıtımsal geçişi hayli yüksek bir hastalıktır. ilaçlarla kontrol altına alınabilir ve tedavi edilebilir, grup terapilerinde ise alınan sonuçlar bayağı revaçtadır. dünyada sanıldığından çok şizofren hastası vardır, her 100 kişiden 1 i. ayrıca bölünmüş kişilik anlamına gelmez.
bir şizofreni derneğinde "şizofreniye kalbinizi açın" * adlı makaleden kesitler sunmak gerekirse:
24 saat hiç uyumadan ayakta kaldınız mı? 48 saat? daha uzun? bu kadar saat hiç uyumadıktan ve ayakta kaldıktan sonra ne hissettiniz? görünüşünüz nasıldı?
birkaç saniye uyuklayıp, aniden uyanıp nerede olduğunuzu hiç bilemediğiniz oldu mu? nasıl ve ne hissettiniz? ya bunlar? bir gün, bir hafta, birçok haftalar boyunca hissetseydiniz neye benzerdi hayatınız?
gözlüklerinizi veya araba anahtarlarınızı kaybedip, ne yaparsanız yapın onları hiç bulamadığınız oldu mu? bu problem size neler hissettirdi? avaz avaz bağırmak istediniz mi?
yolda araba kullanırken aniden yön duygunuzu kaybettiniz mi? kuzeye mi güneye mi vs nereye gittiğinizi hiç bilemediğiniz oldu mu? neler hissederdiniz?
kafanızın içinde birkaç saattir veya bütün bir gün bir ses var ve ne yaparsanız yapın hala bu ses sizi rahatsız etti mi hiç? aynı ses beyninizde 3 gün, bir hafta veya bir ay devam etse neler hissederdiniz?
ve bu sesler keyif aldığınız sesler değil de, sizi korkutan, ürküten, devamlı konuşan, emirler veren, hakaret eden ve size gerçek gelen ve sonsuz korku ve sürekli ızdırap yaşamanıza sebep olan seslerse ne yapardınız?
şimdi bu yukarıdaki konuların üç veya daha fazlasının bir arada olduğunu düşünün:
diyelim ki 3 gündür uyumadınız, kafanızın içinde bu arada aynı müzik, ses kesintisiz devam etmekte ve arabanızın anahtarlarını da bulamadınız hala. neler hissederdiniz? görünüşünüz neye benzerdi? başkaları ile ailede, dışarıda vs komünikasyonunuz, iletişiminiz nasıl olurdu? başkaları size karşı nasıl davranırlardı? her 100 kişiden birisi şizofreni olacaktır. en yüksek görülen riskli alevlenme yaş grubu ise 16- 30 arasıdır ve bu sonra %1e düşmektedir.
onlar 24 saat, 365 gün ve yıllarca hep böyle hissedebilirler. bazen onların neden çok hoş görünmediklerini, pis ve dağınık olabildiklerini, hatta kendilerine bakamadıklarını anladınız mı şimdi? neden saçlarını dahi tarayamadıklarını, elbiselerini dahi değiştiremediklerini anladınız mı? onların neler hissettiklerini anlayabiliyor musunuz şimdi? şimdi de bu durumuyla başa çıkabilmek için tedavi edilebilse, ilaçları verilse, temin edilse neler hissederdi hayal etmeğe çalışın. işte bu nedenlerle bazı mental hastalar bu günlük yaşamlarına katlanabilmek için sokak uyuşturucularına baş vururlar. ama doğru ilacı alıyor olsaydınız ve bu düşünce ve hisler çok daha iyi konumda olsaydı diye düşünün. doktora gitmeğe ve ilaçlara bir şans vermeğe değmez miydi? *
ne kendilerini bu dünyaya aitmiş gibi hissederler ne de kafalarında oluşturdukları o dünyaya.
ya da kısaca;
"if you are talking to god, thats called a prayer; if god is talking to you, thats called schizophrenia."
shizo kendini hemen diğer insanlarla eşit tutma
onlar ile bağlantıların genel kavramlar.
unutmaki yikılmadın.inat ettin
başka insanlar senin demolirize olduğunu düşünsede.
bÖyle düşünmeleri kendin istedin.
kendi Ölüm haberini yayınlayıp.
insanların tepkisi nasıl olur diye
bir köşeden gözlemlemeyi bile planladın.
başkalarına belli etmedin düşündüklerini
ben hariç.
ben kimmiyim ?
shizo ben senin vicdanınım.
nefretinide.sevginide bende boğuyorsun.
bunlardan guç alarak bende seni boğuyorum.
nefreti bende boğma düşmanına yönel.
sevgini bende boğma meleğ`ine yönel..
sanıldığı kadar yaygın olmayan hastalıktır. etraftaki her duygusal bozukluğu olan bireye şizofren tanısını yapıştırmak yanlıştır. bu tanıyı koymak uzun tetkikler ve gözlemlere dayanır. en iyi psikyatrları bile şaşırtabilir. bu yüzden belirtilerin herhangi bir kaçını gösteren her birey psikotik değildir.
zeka seviyeleri ve olayları algılamaları normal insanlara göre daha gelişmiş olan,düşünme yapıları daha karmaşık insanlardır.ancak tam tersine kontrol mekanizmaları çok gelişmemiştir.bu da hayatlarında kendilerine ve çevresindekilere zarar verebilme riski doğurur.lakin oldukça ilginç ve keşfedilesi karakterleri ile her zaman farklıdırlar...
"erken bunama" da denen, halüsinasyon(sanrı) ve sabit gözlerle saatlerce aynı noktaya bakma ile dikkat çeken, ağır akıl hastalıklarındandır. gerçeklerden kopma durumudur. son aşamasında,farklı algılar yüzünden intihar ve öldürme görülebilir.
yatarak tedavi gerekir. çok zordur...