cuntacıların emperyalist güçlerin emirleri doğrultusunda ülkemizi işgal ettiği, yüzbinlerce masum insanı tutukladığı, bir çok suçsuz insanı öldürdüğü kara gün.
karanlık tarih.daha once acılması gereken baslık.yeni yeni yuzlesmeye baslıyoruz ya da hakkında konusurken sesimizi yukseltmeye yeni yeni baslıyoruz .bunun nedeninin de milletlerin yasadıkları tramvalarla yuzlesmeleri icin en az 25 30 yıl gerekmesine baglıyorum.
askerlerin darbe yaparak ülke yönetimine el koydukları tarih. toplumun her kesiminden bir çok sol görüşlü insan ve göstermelik olarak bir miktar sağ görüşlü insan tutuklanmış, gerçek katiller faşistler ya bir yolunu bulup içerden kaçmışlar ya da hiç içeri alınmamışlardır. darbe amerikanın emelleri doğrultusunda yapılmış, türkiyeyi modernlikten uzaklaştırmış, çağın dışına itmiştir. baş müsebbibi olan kişi kendine ve cuntacı arkadaşlarına daha sonra dokunulamaması için yaptığı anayasaya ilgili bir madde koydurmuştur. ülkemizde hala cuntacıların anayasası kullanıldığı için bu adamlar yargılanamamaktadır.
vatanı ya da halkı kurtarmak adına sokaklarda akıtılan kanın dindiği, demokrasinin gittiği ama (etliye sütlüye karışmayan insanlar için) can güvenliğinin geldiği ülkenin bölünme tehlikesinden kurtulduğu ve 27 mayıs darbecileri tarafından kabul ettirilen, kardeşi kardeşe düşüren 1961 anayasasının yürürlükten kaldırıldığı, ve 1980 devriminin olduğu gün.
darbeyi yapanların (ya da yaptıranların) "bakın biz size can güvenliği vermek için yaptık bunu kendimiz için bir şey istiyorsak namerdiz,sus çok soru sorma ama,dıt!,bak yaşıyorsun ya yeter o sana,ot gibi yaşa,etliye sütlüye karışma,bak karışırsan seni de asarız bu delikanlıları astığımız gibi,aman evladım hepsi senin yaşaman için.öğretmen mi bu at içeri at anarşisttir bu.sendikaya üye mi?yatır tezgaha.aa evladım biz işkence yapmıyoruz,biz de yok işkence..soru soruyoruz,hepsi senin yaşaman için.okuma bu kitabı,konuşma,düşünme!" dedikleri ve sadece demokrasiye değil her türlü insan haklarına uzunca bir ara verilmesine neden olan askeri darbenin yapıldığı tarih.bu olayı gerçekleştirenler hala "yine olsa yine yaparım" diye çıkıp konuşabiliyorlar ve türkiye nin bu karanlık tarihinin başrol oyuncuları,binlerce genci asan kesen,milyonlarcasını düşünmekten,konuşmaktan men edenler hala yaptıklarının hesabını vermeden yüzsüz yüzsüz ortalıkta dolaşıyorlar.
son sönemde popüler filmler ve diziler **** nedeniyle popüler gençliğin düşünmeksizin taşladığı tarihi olay
bundan bir süre sonra 12 eylülü öven filmler yapılırsa eşi dostu için radyodan hasan mutlucandan yine de şahlanıyor aman şarkısını isteyecektir bu nesil
bu kenan evren paşa bana hep enver paşa yı hatırlatır.. enver paşa amerikalılara yaltaklanacam diye 1.dünya savaşı nda onlara destek olmuştu.. kenan evren paşa da amerikalılara yaltaklanacam diye * bir gecede hükümeti devirmiş yerine askeri bir diktatörlük kurmuş bir sürü insanın hayatını karartmıştır... sözde gidişatı düzeltmek adına yapılmıştır bu darbe ancak amerika nın ırak a özgürlük götürecem diyerek ırak a saldırmasından pek de farkı olmayan bir iştir.. zaten darbe kavramı tamamıyla anti-demokratik bir eylemdir.. yani durumun darbeyi kötüleyen dizi-filmlerle ilgisi yoktur.. birileri tarihin dizi izleyerek öğrenileceğini sanıyorsa hala, yazıktır bu birilerine..
bkz: www.iusozluk.net/... (*)
sonuç olarak 12 eylül ya da ondan önce yapılan darbelerin ortak noktası, bu ülkede hakkını arayan, üreten, düşünen gençlerin (genellikle solcu kesimin) ezilmesi, susturulması ve sonucunda beyinleri uyuş(turul)muş, düşünmeyen, üretmeyen ama devamlı tüketen, dünyadan bihaber bir nesil yaratılması olmuştur. artık gençler sadece dizilerden, magazin programlarından vsden bahsediyor. tarihten siyasetten bahsedenlere sıkıcı ya da tehlikeli gözüyle bakıyor.. hiç bir şeye sesini çıkarmıyor, çıkaranla da muhatap olmuyor.. * zaten amaçlanan da buydu.. çok güzel oldu.. elinize sağlık..
ülkenin pek de ilerlemeyen gelişmesini olduğu gibi durduran dahası 20-30 sene gerilemesine neden olan ve bir daha olmasını istemediğimiz olayın tarihi.****
türkiye de, türk silahlı kuvvetleri in 12 eylül 1980 günü emir komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askeri müdahale.
27 mayıs 1960 darbesi ve 12 mart 1971 muhtırasının ardından türkiye cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi.
bu müdahale ile süleyman demirel in başbakan ı olduğu hükümet görevden alındı, türkiye büyük millet meclisi lağvedildi, 1970 sonrasında değiştirilen 1960 anayasa sı tamamen rafa kaldırıldı ve türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir baskı dönemi başladı.
genelkurmay başkanı orgeneral kenan evren ve kuvvet komutanları tarafından oluşturulan askeri cunta milli güvenlik konseyi adı altında 1983 genel seçimine kadar türkiye ye ilişkin tüm kritik kararları aldı.
darbe ardından geçen 3 yıl içerisinde önemli kanunların tamamına yakını değiştirildi ve cuntanın belirlediği danışma meclisi tarafından hazırlanan anayasa, 1982 yılındaki halk oylamasında, yüzde 92 lik "evet" oyu ile büyük farkla kabul edildi. halk oylamasında hayır oyu kullananları sandık başında baskı altında tutmak için rengi dışardan görünen oy pusulaları kullandırıldığı iddia edildi ama bu, anayasa nın çok büyük çoğunlukla kabul edilmesini açıklayan tek neden değildi. anayasa nın kabulünün bir başka önemli etkeni olarak, ihtilal öncesi iç savaş ortamı nedeni ile vatandaşların kendi hayatlarından endişe etmesi de ifade edilir.[1]
12 eylül 1980 darbesi, türkiye de halkın önemli bölümü tarafından, siyasi ve ekonomik sorunların hiçbirine çözüm bulamayan iflas etmiş parlamenter rejimin haklı alternatifi olarak görüldü. bu nedenle, darbeye bir direniş olmadığı gibi, büyük çoğunluk, darbe liderlerini, ülkenin yeni liderleri olarak kısa sürede benimsedi.
aynı halk oylamasında, kenan evren cumhurbaşkanı seçildi. kabul edilen anayasa da, cunta üyelerinin ömür boyu yargılanmasını engelleyen geçici 15. madde seçimlerle iktidara gelen hiçbir hükümet tarafından kaldırılmadı ve 12 eylül liderlerinin dokunulmazlığı sürdü.
12 eylül 1980 askeri darbesinin gerekçeleri arasında ülkede yaygınlaşan siyasi cinayetler, türkiye büyük millet meclisi nin birçok tur ardından cumhurbaşkanı nı seçememesi ve 6 eylül günü konya da necmettin erbakan önderliğinde yapılan ve darbe liderlerinin şerîat amaçlı bir kalkışma girişimi olarak nitelediği yürüyüş gösterildi.
Ülkede tırmandırılan sağ -sol ve alevi - sünni gerginliği bireysel ve kitlesel siyasi cinayetleri besledi. 12 eylül 1980 öncesinde sağ ve sol siyasi hareketin önde gelen temsilcileri cinayetlere kurban gitti. doç. bedrettin cömert, abdi ipekçi, gün sazak, nihat erim ve tanınmış birçok kişi sağ ve sol gruplara mensup militanlar tarafından öldürüldü. darbe öncesinde siyasi cinayetlerin sayısı her gün 30 a yaklaşıyordu.
12 eylül 1980 e gelindiğinde 19 ilde sıkıyönetim uygulanıyordu.
Ülkede, yönetemeyen hükûmet, karar alamayan meclis ve ardı arkası kesilmeyen siyasi cinayetlerin yol açtığı yılgınlık havası, 12 eylül öncesi dönemin son başbakanı süleyman demirel in "70 sente muhtacız" sözü ile özetlenen işsizlik, kıtlık ve işyeri anlaşmazlıkları ile yoğunlaştı.
darbe ardından, siyasi cinayetlerin çok kısa sürede sona ermesi, güvenlik güçlerinin şiddet eylemlerini darbe öncesinde neden önlemediği / önleyemediği sorularını da beraberinde getirdi. amerika birleşik devletleri yönetiminin darbeden haberdar olduğu ve darbe gecesi başkan jimmy carter a "bizim çocuklar işi bitirdi" anlamında bir mesajın, bir toplantının ortasında iletildiğinin anlaşılması, 12 eylül de abd nin rolü konusunu da tartışmalara açtı.
türkiye nin doğu ve güneydoğusu nda başlatılan ayrılıkçı silahlı hareket, 12 eylül yönetiminin getirdiği kürtçe konuşma yasağı ile güçlendirildi ve gerekçelendirildi. diyarbakır cezaevi başta olmak üzere bölge cezaevlerindeki kötü muamele, 1983 seçimlerinden sonra yoğunlaşacak kürdistan işçi partisi (pkk) adına terör eylemlerini gerçekleştirenlerin gerekçelerinden biri oldu. bu cezaevlerinde tutulan pkk militanlarının önemli bölümü, daha sonra, pkk yöneticileri arasında yer aldı.
12 eylül 1980 ardından partiler lağvedildi, parti liderleri önce askeri üslerde gözetim altında tutuldu, ardından yargılandı. bu durum, siyasi partilerin sürekliliği konusunda tarihsel sorunlar yaşayan türkiye de siyasi temsilin demokratikleşmesi önünde yeni bir engel oluşturdu, siyasi gelenekler geçici de olsa alt-üst edildi.
6 kasım 1983 genel seçimine, kapatılan eski siyasi partilerin hiçbiri katılamadı; 1982 yılında hazırlattığı anayasa yı onaylayarak cuntayı destekleyen seçmen, cuntanın işaret ettiği emekli orgeneral turgut sunalp liderliğindeki milliyetçi demokrasi partisi yerine turgut Özal liderliğindeki anavatan partisi ni türkiye yi yönetmek üzere seçti. daha sonra, siyasi yasakların kalkması ile eski liderler ve eski kadrolar, yeni partiler ile seçimlere katıldı.
darbe, siyaseti yeniden tasarlama hedefi ile yola çıkarken, amerika birleşik devletleri ile sovyetler birliği arasında gerilimin çok tırmandığı bir dönemde solu tasfiye etmek için sağı kullanma hedefine yöneldi. aynı dönemde, açılan imam hatip liseleri nin sayısında büyük artış oldu aynı zamanda yÖk kuruldu ve şu anda ülkemizde süre gelen siyasal islam okullarda türban gibi pek çok çatışma konusunun temeli atılmış oldu.
abd nin, sovyetler birliği ni yeşil hilal ile kuşatma, yani afganistan dan başlayarak, orta asya daki türk ve fars kökenli müslümanların dini inançlarını güçlendirerek zayıflatma tasarısı, türkiye içinde de uygulandı. bu uygulama, 12 eylül 1980 sonrasında geçen 25 yıl içinde, islamcı muhafazakarlığın yaygınlaşması ve akp iktidarı ile sonuçlandı.
1983 yılındaki genel seçimde turgut Özal ın başbakan olması ile türkiye ekonomisinin küresel entegrasyonu başladı. bu anlamda, tasarlamadan da olsa, 12 eylül cuntası, içe dönük kapalı bir ekonomiye sahip olan türkiye yi olumlu ve olumsuz tüm yönleri ile küresel ekonominin bir parçası haline getiren gelişmeleri tetikledi.
ayrıca bir güzel de istatistiğe vurulmuş dönem sonrası;
1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
7 bin kişi için idam cezası istendi.
517 kişiye idam cezası verildi.
haklarında idam cezası verilenlerden 50 si asıldı (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1 i asala militanı).
idamları istenen 259 kişinin dosyası meclis e gönderildi.
71 bin kişi tck nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.
388 bin kişiye pasaport verilmedi.
30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.
14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.
300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.
937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.
23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
31 gazeteci cezaevine girdi.
300 gazeteci saldırıya uğradı.
3 gazeteci silahla öldürüldü.
gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
39 ton gazete ve dergi imha edildi.
cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
14 kişi açlık grevinde öldü.
16 kişi kaçarken vuruldu.
95 kişi çatışmada öldü.
73 kişiye doğal ölüm raporu verildi.
43 kişinin intihar ettiği bildirildi.
yahudilerin,üçüncü dünya ülkelerine uyguladığı böl, parçala yönet politikasının ülkemizde zorlanılmadan uygulanan modeli.zaten bölünmeyi,parçalanmayı,yönetilmeyi çok sevdiğimizden hiç zorlanılmamıştır uygulanırken.bol kan dökülmüş,istenilen oluşumlar çarçabuk hazırlanmış.hortumlanmaya ve sömürülmeye hazır hale getirilmişizdir.
yakın tarihi karartmalara uğratılmış, saptırılmış, konuşulması yasaklanmış, yanlı ve yanlış resmi yakın tarih uydurulmuş bir ülkede birilerinin çıkıp dizilerle, sinema filmleriyle "ey insanlar uyanın, gerçekler bunlar değil, sizin bildiğiniz tarih, tarih tarafından asla affedilmeyecek olanlar tarafından uyduruldu ve beyninize kazındı, cuntacılar bu ülkeyi kurtarmadılar sattılar, hiçbiri vatansever değildir, hatta cuntacıların hepsi vatana ihanet etmiştir" diye kıçını yırtmasının tek nedeni gerçeklerin karartılmasıdır. 2007 yılında, bilgi çağı denen çağda yirmibeş sene öncesine dair bilgi edinmek isteyenlere o kadar saptırılmış bilgiler dağıtılmaktadır ki, mecburen birileri çıkıp gerçekleri kendi uzmanlık alanında yoğurarak kamuoyunun takdirine sunmaktadır. on iki eylül ün karanlık kalan tarafları günyüzüne çıkmadığı sürece, cuntacılar yargılanıp vatana ihanet edenlerin çarptırıldığı cezaya çarptırılmadığı sürece, vatanını seven bir avuç insanın uyutulan kalabalığı uyandırmaya çalışması için ettiği feryat sürecektir.
bu işin uygulayıcısı olan cuntacılar yargılanıp gerekli cezalar verilmeli, arkalarındaki güç, türkiyeyi belki kırk yıl geriye götüren güç ortaya çıkarılıp, ülkenin bugünkü halinin, ** hesabı sorulursa ancak o zaman artık oniki eylül ü konuşmanın manası kalmayacaktır. tek başına cuntacıların yargılanması hatta idam edilmesi hiçbir şey demek değildir. zira onlar sadece ama sadece birer kuklaydı. mesele onları oynatan eli bulup kırmaktır.
haklarında idam cezası verilenlerden 50?si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1?i asala militanı).
idamları istenen 259 kişinin dosyası meclis?e gönderildi.
71 bin kişi tck?nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
98 bin 404 kişi ?örgüt üyesi olmak? suçundan yargılandı.
388 bin kişiye pasaport verilmedi.
30 bin kişi ?sakıncalı? olduğu için işten atıldı.
14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
30 bin kişi ?siyasi mülteci? olarak yurtdışına gitti.
300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
171 kişinin ?işkenceden öldüğü? belgelendi.
937 film ?sakıncalı? bulunduğu için yasaklandı.
23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
31 gazeteci cezaevine girdi.
300 gazeteci saldırıya uğradı.
3 gazeteci silahla öldürüldü.
gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
39 ton gazete ve dergi imha edildi.
cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
14 kişi açlık grevinde öldü.
16 kişi ?kaçarken? vuruldu.
95 kişi ?çatışmada? öldü.
73 kişiye ?doğal ölüm raporu? verildi.
43 kişinin ?intihar ettiği? bildirildi.