kapitalist düzenin bir yalan günü dahadır.eşşeğin siki varmış gibi bu adamlar her güne bir kılıf bulurlar.doğumgünü,tanışma günü,ilk sevişme günü,ilk seni seviyorum deme günü,ilk anal günü,ilk oral günü,yılbaşı,aydönümü,yıldönümü, vs vs...
bu yıl perşembeye denk gelen *ve gönlümde yalnızca beyoğlu hayal kahvesindeki yeni türkü konseri sebebiyle yer etmiş gün.sonuç şu ki gidemiyorum evet,giden arkadaşlara cep numaramı falan veriyim arada hal hatır sorsunlar ben de isterim tabi.alternatif program arayışındayım,dertliyim.sevemedim ben bu 14 şubatları.
yalnız bir delikanlı kırmızı kalplere boğulmuş caddelerde bir başına dolaşırken yalnızlığından daha da efkârlanacak bugün... erkenden yatağa girip bir an önce uyumaya ve yalnızlığını böyle unutmaya karar verecek.
dağ başında silahına sarılmış bir asker, uzaktaki kentini ve yârini düşünürken soğuk geceye tül gibi üfleyecek sigarasının dumanını...
dul bir kadın, yitirdiğine hâlâ inanamadığı eşinin eski eşyalarında kokusunu arayacak.
bir fanatik, takımını ölesiye sevmesinin, daha önce ölesiye sevmeye değer biriyle karşılaşmamasından kaynaklandığının ayırdına varacak; şimdi cüzdanında ölesiye sevdiği kızın resmini taşırken...
düşkünler yurdunun komşu odalarında uzun bir ömrün uzatmalarını oynayan iki ihtiyar, evlenip odaları birleştirmeye ve ölümü birlikte beklemeye karar verecek.
kerhane kapısındaki adam, delice âşık olduğu kadını "mesai" çıkışı karşılarken ona yan bakan adamlara küfredecek.
el kadar çocuklara kalp şeklinde balonlar sattıran berduş, tıpkı sattırdıkları gibi içi boş bir kalp taşıdığının farkına bile varmayacak.
Çok görüp geçirmiş bir kadın, yalnızlığını paylaşan kedisine sarılırken "hepsi yalan; gerçek olan senin sevdan" diye iç geçirecek.
yüzlerce kızın hayalini süsleyen pop star, sabaha karşı yatağındaki iki kıza ne kadar yalnız olduğunu anlatacak.
ecelinin yakın olduğunu yeni öğrenmiş bir kadın onca yıl kutsal bir emanet gibi sakladığı bedenine giderayak bir dünyevi ödül vermek için şehevi planlar yapacak.
yeni evli garson, çalıştığı bardaki çılgın parti bir an önce bitsin diye sabırsızlanırken gördüğü iştahlı âşıklara özenmesin diye eve dönünce genç karısını iyice dövmeye karar verecek.
tecavüze uğramış rus kız, kilitlendiği odanın penceresinden sokağa bakarken "tam intiharlık gün bugün" diye düşünecek.
Üst katta oturan dilberin posta kutusuna atılan aşk mektubunu yırtan çocuk, geceyi onun balkonundan çaldığı iç çamaşırıyla geçirecek.
internet başındaki çapkın, adını bilmediği, yüzünü görmediği birine ilanı aşk edecek, adını vermeden, yüzünü göstermeden... adsızlaştıkça yüzsüzleşecek; yüzsüzleştikçe gerçek yüzünü keşfedecek.
her gece aynı kadının numarasını bir kez arayıp kapatan telefon sapığı sevgililer günü şerefine ilk kez konuşmayı deneyip yakayı ele verecek.
metruk bir aşktan yeni kurtulmuş kadın,bir zamanlar uğruna ölmeye hazır olduğu adamı başkasıyla görüp zerrece etkilenmemesine şaşacak.
erkek soyunun ne mal olduğunu kendinden bilen bir baba, kızını böyle bir günde, babasının mazideki halinden korumanın derdine düşecek.
kavuşması imkânsız iki genç, ayrı yerlere kök salmış iki ağaç gibi dallarını, kollarını uzatacak yele... tarifsiz bir kederle...
mecburiyetten evlenmiş bir çift, "başka bir hayat mümkün müydü"nün muhasebesini yapacak telafisiz bir gecikmeyle...
aynı tuhaf asırda, aynı garip coğrafyayı paylaşan insanlar, apayrı âlemlerde kendi meşreplerince yaşayacaklar 14 şubat'ı...
hiç bilmeyecek ya da çok önem verecekler...kutlayacak ya da lanetleyecekler; kâh süslü püslü sözler, kâh kirli paslı hislerle...
kâh umursamazmış gibi yapan bir böbürlenmeyle, kâh keyfini çıkarmaya çalışarak, kan ter içinde...
ne kadar farklı olmaya çalışsalar da; hayat boyu sevgiyi yaşadıkları gibi yaşayacaklar, sevgililer günü'nü de...
artık her ay bir özel gün olacak, indirimler taksitler falan filan artacak, insanlar enayi gibi alışveriş yapacak. herhangi bir anlam ve değeri olmayan bu günde ** ya da ** seven insanları yolanların azami şekilde artışı insanlarda şaşkınlık uyandıracak derecededir. sevenlerde bir garip kıçına seni seviyorum ayşe yazan dövmeler yaptırmalar, saçını " i love you" şeklinde kestirenler, sevgilisiyle denizin 300 metre altında nikah kıyanlar * oldukça bu sevgilileri yolanlar da artar bu st.valentine a atfedilen sallama günde.
özel bir günden saymadığım gündür. sevene zaten her gün sevgililer günüdür. ama her 14 şubatta babamın "sen benim küçük sevgilimsin" diyerek kucak dolusu çiçek getirmesinin yeri apayrıdır.
boşanmak için evlenen zavatın kutladığı bir gündür... o gün sevgililer birbirine çiçek filan alır kanımca... çiçekçiler için kutsal bir gündür. aya evrilmesini isterler...
yani sizin anlayacağınız kısaca boktan bir gündür aslında....