2008 avrupa futbol şampiyonası gruplarındaki son maçımız. kesin galibiyet almamız gereken bir karşılaşma çünkü beraberlik durumunda puan, averaj ve attığımız goller eşit olacağından kurallara göre biz avantajsız durumdayız maalesef.
bu açıdan bakınca isviçre galibiyeti çok da önemli değil gibi geliyor ama intikam tatlı bir duygu.
edit: uğur meleke açıkladı berabere biterse seri penaltılara geçilecekmiş. bu daha iyi oldu bizim için.
uefanın kitapçığında yazdığına göre berabere bitmesi durumunda seri penaltı atışlarıyla çeyrek finale çıkacak takımın belirleneceği maç. aynı zamanda biz çekleri yenersek ve isviçre de portekizi yenerse grup birincisi olma şansımız var mı diye de düşündüren maç.
devrelerimizi yakan maçtır. yarım sat öncesine kadar küfürler havada uçuşurken, yarım saat sonra kendimi arka odada buldum bi anda. noluyo lan ses de gitti.
yenilen gollere biricik badim okamos ile küfrettiğim , atılan gollere de yine okamos'la sevindiğim maçtır. sonra bir baktım maçtan sonra içim imanla dolmuş.
acayip olan maçtır.2-0 geriye düşüp, daha sonra maç çevirmek.dahası bunu o dakikaya kadar doğru düzgün top oynamamış olmasına rağmen başarmak.son dakikalarda kalecinin kırmızı kart görerek, tuncayı kaleye almak zorunda olmamıza rağmen kazanmak.
peki fatih terim neden maçtan sonra kasılmakta.kendisi 2-0 dan sonra oyuna çok acayip, ultrahiper bi müdahalede bulundu da takım bir anda gaza gelip ondan sonra mı kazandık.nedir bu galibiyette antrenörümüzün rolü.neden nihattan, hamitten daha çok ön planda.neden, neden.
hakeme ve bilumum olumsuzluklara rağmen kazanmayı bildiğimiz maçtır. arda turanın başlattığı gol şova nihat kahveci iki golle katılmış, takımımızı coşturmuştur. çocuklara helal olsun diyor, hırvatistan maçında başarılar diliyoruz.
fatih terim in en sonunda hamit i daha ileriye alarak çevirdiği maçtır. kedi olalı bir fare tutmak diyorum ben buna. (°bkz: kanser ettin bizi)
hamit 3 asist yaptı yahu, yerini buldu, coştu valla güneş gören çiçekler gibi...hani annelerimiz menekşelere eleştirel gözle bakıp "çiçek açmadı yerini beğenmedi" diyip, uygun yere koyunca menekşenin mor mor coşması gibi.
volkanın son dakikada yaptığı profesyonellik dışı davranış olmasaydı keşke, ayıp...ama kalede dua eden bir tuncay görmek cidden eğlenceliydi. her zaman nedense bana kendini beğenmiş, havalı gelen tuncay; kalede üstüne büyük gelen yamuk giyilmiş formayla pek bir aciz ve sevimli geldi.
ayrıca spikerin arda nın golünü sonradan fark etmesi ve ses tonunun normalden, brütel vokal tonuna geçişi müthişti.
gayet normal anlatıyor önce "arda vuruyor gol oldu" gibisinden...
sonra olayın heycanına varıp "gooooooeeeeğğğlll!!!!" diye inliyor. sonra uffluyor falan..komik adam işte.
ömer üründül de "heeeeyyoo" gibi sesler çıkardı maç bitince..
Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar
tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür.
hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü
şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin
telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot
olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç
alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. zaten siliyoruz. İçeriğimizin bir
kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden
sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden
hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış
sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap