kişinin mazoşist yanını su yüzüne çıkaran olgu. geri dönmeyeceğini ya da asla seninle olmayacağını bile bile ardından yas tutmaya devam etmek, ve aşkın bir parçası olmasından mütevellit o büyük acının derinliklerinde hissedilen buruk bir mutluluk.* aşka dair olan her şeyin, içinde bir nebze de olsa güzellik barındırması..
tutulamayan gözyaşıdır. bazı zamanda özlenen. eger çekiyorsan ayaklarını kesen artık yoktur. ama ayağını kesen olmuştur. gururlu olursun umutlu yarınlara umutla biz için bakabilmişsindir. zor bu zamanda. bir sürü arayış, nerde kalktığının önemi olmayan et sevenler, kimle yattığının önemi olmayan aciz vücutlar. oysa senin unutamadığın sadece bir tenin kokusu ve özlenen sadece bir çift gözün bakışıdır. mutlusundur o yoksada. götürmüşsede kalbini gittiği yere, alkol komalı geceler yaklaşsada dudak kenarında bıraktıgın öpücük izini, saçlarını okşadığını ve gülüşünü hiç unutmayacaktır. çekilesi şeydir işte. öylesin ki sen gidişin bile güzel denilesi acı.
tam "onu buldum" derken onun avuçlarınızın içinden kayıp gitmesiyle kalbinizde*, beyninizde*, karnınızda*, burnunuzda*, dudaklarınızda *, ellerinizde*... vücudunuzun her yerinde,her dakika hissettiğiniz hiç geçmeyecekmiş gibi gelen, "ben bunları hak edecek ne yaptım?" sorusunu sürekli tekrarlatan,adamı hıçkıra hıçkıra ağlatan,bitiren acı... ama yine de en başa dönseniz yine aynı şeyleri yapıp yine aynı acıyı çekmeye razısınızdır.
asla kapanmayacak bir yaranın kalpte açılmasıdır,kabuk bağlar,iyileşti sanarken yeniden kanar,kan revan içinde kalana kadar kanar kanar kanar...kan kaybından ölmek de yoktur bu oyunda,acı sonsuza kadar...
henüz onbeş aylık bir bebeğin ağzından memesinin alınıp,annesinin cicilerinin inşaat işçileri tarafından sömürülüşünü izletirken hissettiği acı kadar derinden bir acıdır.
bende bu acıyı çektim.soğan doğrarken bile gözümden bir damla yaş gelmezken,üç gün odamda zırıl zırıl olduğumu bilirim.
kurtulmak için gereken tek çözüm başka birini bulmaktır.bu süreç şu şekilde işler:
Önce 1-2 kaşar bulunur.Üzerinizdeki stres atılır.daha sonra birini sever gibi olursunuz ama gerçekten sevmiyorsunuzdur.sonrasında ahanda bu dediğiniz biriyle karşılaşır işi pişirirsiniz.hatta eski sevgilinizin arkasından beddua istek hatlığı bile yaparsınız.ben batgirl"ümü buldum.mutluyum,mesudum.(bu yorumu okuyan 3 kere tahtaya vursun)
her insanda dozu farklı acı türüdür. aşk cesur insanların işi olup, bu cesur insanların acı eşikleri yüksektir.
bir şey mi dedin sebestian? sırıtma, kızıyorum!
insanın tamamen kendi iradesi ile yaratığı durum.insan kendi ister aşk acısı çekmeyi .ama asıl sebebin kendisi olduğunu anlayamadığından dolayı da içinden çıkamaz, kurtulamaz.bu derece dayanılmaz gelmesinin sebebide budur.
saf gözyaşı elde etme yolu.. her acıya benzemez.. ne çiğköfteler yedim aslında acı değillerdi tepkileri bile verdirir.. tamam biraz saçma oldu ama böyle işte.
ah romantik tarafımda bir seğirme belirdi gene.. gözyaşlarım, denizlere karışır belki şimdi.. tamda sevda oyalı dantellerimi üzerime örtmüştüm... bir anda fırladım yerimden.. yazasım değil ağlayasım var belki.. aş acısı ve aşk acısı.. kasap et, koyun da et derdinde durumu.. hor kullanılan umut, bir parça meyan kökü.. pardon yanlış tarif bu.. genç kız rüyası yemeyeli çok oldu gerçi.. kim istemişti gözyaşı suflesi..
ailecek ağladığımız pazar sinemalarından kalma alışkanlığımdır, kalp tokuşturmak.. en sağlam babamın kalbiydi.. korkum yok bu adam gitmez kalpten.. annemin kalbi biraz daha yumuşaktı.. o kadar üzdüm, üzdük.. yine, hep bizi affetti.. kardeşim biraz daha kuvvetliydi.. o da beni yendi işte. kalbim hazır kırıkken soydum bende.. rafadan sevgilerimi afiyetle yiyecektim güya.. nereden bilirdim bu kadar sıcak bir çayım olduğunu.. dilim, damağım yandı.. hissizleşmelerime yenileri eklendi işte..
aşk acısı bu işte.. şu yani.. ellerimle gözlerimi gösteriyorum bu arada.. işaret parmağım yavaş yavaş yanaklarıma iniyor.. ne güzel bir ağlama tabiri değil mi? ben buldum ben yazdım.. ama sevinemedim.. sevinmedim.. ağladıkça bir şeylerin farkına varıyorum.. bir şeyler oluyor bana biliyorum, kimseye söyleyemiyorum.. of sahibinden evini gizleyen kiracı gibiyim kalbimde.. söyleyemiyorum beyle beyle deyi.. ah be ne olurdu sen sevmeseydin başkasını.. başkasından hoşlanmak için benim sevmemi mi bekledin.. of ne diye kızıyorum ki.. ne suçu var.. haberi var mı burada her gece ona ağlayan birinin olduğundan.. yok ki.. olmamalı ki.. olmayacak ki..
gece nöbetlerime tekrar başladım.. ağlıyorum mütemadiyen.. etrafımda bir sürü dostum.. sağolsunlar.. hiç eksik olmadılar.. ama bir de anlasalar ki derdim başka benim.. masallarım da masallarım işte.. hiç gönlüme göre sevemedi kimse beni sanki.. her sevgilime bir masal yazmıştım oysa ki.. son masalımda böyle bitti.. haberi bile yoktu bir masala kahraman olacağından.. olamayacaktı da.. mağaralara yazıyorum masalımı.. ilk insanlardan kalma yazı bulduk diye girip kocaman bir el hareketi ile karşılasınca show haber ekibinin yüzünü merak ediyorum aslında.. gülesim var.. güldüm..
böyle böyle tükettik zamanı işte.. hep atarak içimize, hep ağlayarak kendimize.. bok vardı da ben bulamadım.. klozetlere yıllardır düşmanım.. savaşta ve barışta yanımda ol istedim sevdiklerimden.. barış iyi de savaşta kaçıverdiler yanımdan.. aslında ben böyle değildim.. beni bu borsa mahvetti..
yokluğunda yaktığım kibritler çoktan söndüler.. mumlarım aynı duruyor.. yakamadım.. yakmadım.. eriyip giden her şeye alerjim var şimdilerde.. zamana, kalbime, sana.. hatta buza bile..
aşkın en son halidir.içini kemirir çürütür insanı kaybettiğin aşkın o an ne yaptığını kimle olduğunu düşünürsün ve kahredersin kendini.her yerde onu görür her uyandıgında yanında olduğunu düşünüp elinin boş yastığa gelmesidir kimi zaman.öle bir acıdırki tedavisi yoktur sızlar durur hep bi yanınızda.* bugün ayrılığın ilk günü
daha şimdiden seni çok özledim
ben hangi savaştan galip çıktım ki
ben birkaç anıyla mutlu olmam ki
yaşamayan nasıl bilsin
alt tarafı aşk desin
allah kimseye vermesin aşk acısı
insan vücudunda kapanmak bilmeyen, kabuk bağlasada sürekli kaşınan ve en kalın anında bile az bir kaşıma ile tekrar kanayan ancak toprak olduktan sonra unutulabilecek insani duygu.
yaşandığı sıralarda hiç bitmeyecekmiş gibi gelen,insanı tüketen duygu. dünyada bundan kötü bişey yokmuş gibi hissettirir,insanı hayattan soğutur,bezdirir.ama birgün gelir de bir şekilde bu acıyı atlatmayı başarabilirseniz o zamanlar yaşadıklarınız size komik bile gelmeye başlayabilir. o zamansa iyi bir hal alır bu acı. insanı eğiten,büyüten bir şeydir.en azından kendinizi öyle hissedersiniz.yine aynı hatayı yapıp aşık olacağınızı bile bile...