bataklık üzerine kurulmuş bir ilişkinin, richter ölçeğine göre bilmem kaç şiddetli depreme dayanamayıp yıkılmasından sonra, artık gözü korkan bünyenin kendine hasar tespit raporu almayı düşünmesidir. (ben bunu 1999 depreminden sonra da görmüştüm..)
soluğu en yakın psikologun kapısında alırsın önce. sen ezikler gibi koltuğa gömülmüş, o iğrenç kış mevsimini(mevsimin tek kabahati zamansız bir olayın üzerine denk gelmesi) kazasız belasız atlatmaya çalışırken, doktor yüzüne bakıp, sorular sorup, sesinin çökmeye müsait çatısından neyin olduğunu, depremin ne kadar tesir ettiğini anlamaya çalışır. okulunu okumuş bu işin, anlar da... sana ?yaz kızım? der gibi, ?anlat? der. ama anlamadığım zaten kış bir o kadar soğuk geçerken, psikoloğun ses tonu, ifadesi nasıl olurda kıştan daha soğuk olabilir?
ben oturdum o koltuğa,
art niyetli selpaklara takıldı gözüm.
ne için oraya koyulduğu belli selpaklar, kutu kutu üstelik!
ellerim bacaklarımın altında oturuyordum,
selpaklara öyle bir sinir oldum ki,
anlatamam...
sesimin gücünü emdi o selpaklar benim...
sesimi psikoloğun beklediği kıvama getirdi..
oysa ben sadece selpaklara sinirlenmiştim!
psikoloğun kararı:
?yaz kızım(dur böyle değildi),
depresyondasın!(hadi canım sen de..)
sana üç ömür sessizlik cezası veriyorum!
ha bir de şu hapları kullanmalısın...?
hapı yuttuğumu o tespitten önce anlamıştım zaten... *
hiç bir zaman yapılamaz bu tespit.en alakasız yerde,sınavda soruyu yapamayıp salak salak kağıda baktığınızda,yemek yerken,onunla gittiğiniz sinemanın önünden geçerken,ilk öpüştüğünüz yerde,bilgisayarın başındayken hep onu hatırlarsınız.bazen ise onu düşünmek,gerçekten kalbinize bir şeyin saplanmasına sebep olur durduk yerde.
hasarlar bitmez,her gün yenisi tespit edilir.hayata devam edilir siperde sayısız kere yaralanmış asker gibi...
-aşkım ben aşk kaskosu yaptırmak istiyorum..
-o ne aşkım ya?
-sen bir gün beni aldatırsan eğer geçireceğim bunalım döneminde tüm masrafları karşılayacaklar..
-saçmala ayten ya..
-istioommm bananeee..
-ehh siktir bea...
bir adam var ortada, arkasındaki korku filmi maketinden habersiz
ardına bakmadan çekip giden.
bir adam var ortada, vicdanı sonradan dirilen.
dirilen bir vicdan var ortada, günah çıkartmak isteyen.
ortada çok günah var, belli sahipleri.
hasarlar var, nafile tespiti.
gözyaşları geriye akmaz ki ey sevgili!
hasar olarak tespit edilenlerin, daha sonraki bir safhada yapılacak olan çalışmada aslında çok sağlam bir yapıyı oluşturduğunun farkına varılacak olay.