mustafa armağan tarafından yazılan, ufuk kitap tarafından basılan tarihi araştırma niteliğindeki kitap.
yazarın abdülhamid e hayran olduğu kullanılan ifadelerden anlaşılmakta bu da objektifliğini * biraz gölgelemektedir.fakat yazdıklarını ciddi araştırma kitaplarına ve tarihi belgelere dayandırması, bilgilerin doğru olduğu kanaati oluşturmaktadır.
2.abdülhamid in şahsiyetini, çalışma düzenini, sherlock holmes hayranlığını, musiki zevkini, meslek ve hobilerini, hatta siyonistlerle, masonlarla, samuraylarla, said nursi ve atatürk le ilişkisini anlatır.
akıcı üslubu ve kolay anlatımıyla okunması tavsiye edilir.
arka kapakta yazılana göre : sultan abdülhamid 33 yıl boyunca etrafı kurtlarla çevrili bir ülkeyi sağ salim sahile çıkarmanın mücadelesini verdi.hasta adam ın mirasının paylaşılması konusu 1850 lerde gündeme gelmişti.1878 de rusya karşısındaki ağır yenilgimiz, emperyalizmin iştahını kabartmıştı ve türkiye de darbe üstüne darbe yapılıyordu.önce sultan abdülaziz e yapıldı darbe, sonra 5.murad a.sanıldı ki, osmanlı nın kaderi pamuk ipliğine bağlı.nitekim sultan abdülhamid tahta geçtiğinde ingiliz dışişleri bakanı, kendisini tehdit etmiş, ayağını denk alsın, ona da öncekilere yaptığımızı yaparız demişti.
çöküş için gün sayılırken, bu 34 yaşındaki adam, 30 yılını adayacağı bir icraatın düğmesine basıyordu.ülkeyi bir barış dönemine sokarken, kazanılan zamanda demiryolu ağından eğitim yatırımlarına kadar bir dolu projeye imza atıyordu.kendisini feda etmişti ama 30 yılda yetiştirdiği nesil. çanakkale den sina çölü ne kadar emperyalizme karşı akif in deyişiyle kıta kapma oyunu oynayacaktı.
kızıl sultan demişlerdi ona.kendi açılarından haklıydılar.çünkü osmanlı nın paylaşımını pahalıya getirmişti avrupa ya.kansız olacağını sandıkları osmanlı gövdesindeki ameliyat, 30 yıllık gecikme sayesinde avrupa nın kanlı bir iç savaşına dönüşmüş ve bir dünya meselesi haline gelmişti.
osmanlı tarihini yeniden yazmaya koyulan mustafa armağan`ın titiz ve akıcı kaleminden son sulta ın kurtlarla dansı...kitabı okuyunca dansın bugün de devam ettiğini fark edeceksiniz...
kitap gerçekten de abdulhamid han hakkında bilinmeyenlerin kapısını açma cüretini göstermiştir. onun hakkındaki bir çok bilinmeyeni ve suçlamayı irdelemiş ve bunları mümkün olduğunca kaynaklara dayandırmaya çalışmış. kitabı bu yönden kutlarken yazılış uslubu konusunda eleştirmeden edemeyeceğim. gerçekten kullanılan uslup aşırı bir abdülhamid sevgisi içeriyordu. onu yüceltmek için o kadar çırpınmış ki bence kitabın güzel içeriğine kullandığı uslup ile gölge düşürmüştür. keşke daha objektif bir uslup kullanarak yazmış olsaydı. eminim o zaman insanlar zaten o yüceltmeyi ister istemez kendileri yapacaklardı. tabi önyargılı değillerse.
bediüzzaman ın mektubunun abdulhamide intikal etmediğini söyler. abdulhamid ki teşkilat-ı mahsusayı kurdurmuş, avrupada terör örgütleri oluşturmuş kimsedir. böyle bir mektuptan haberdar olmaması imkansızdır. bediüzzamanın ne yaptığını, neden badülhamidin onu hapse attırdığını ya bilmez, ya söyleyemez ne yazar ne kitap.
Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar
tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür.
hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü
şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin
telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot
olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç
alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. zaten siliyoruz. İçeriğimizin bir
kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden
sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden
hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış
sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap