osmanlı, yaptığı savaşlarda hiç kimseye zarar vermemiştir. hatta savaş esnasında askerler birbirlerine nezaket örnekleri sunarak "ben seni öldüremem, sen beni öldür" gibi sözcükler kullandığından karşılarındaki ordular geri çekilmiş ve hiç çatışmadan savaşları kazanmışlardır.
böyle bir şey olabilir mi sizce bence hayır olamaz.
osmanlı, zamanında hiç alakası olmadığı yerlere, kendi menfaatleri doğrultusunda bir çok kez savaş açmıştır. ve bu savaşlarda da milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir.ayrıca savaşa giderken da bir çok güç gösterisinde bulunmuştur. eğer o dönmede nükleer silalar bulunmuş olasaydı osmanlıda bunları kullanmaktan çekinmeyecekti. çünkü "savaşta herşey mübahtır" anlayışı osmanlıda da vardı.
şimdi abd ne yapıyor.
kendi menfaatleri doğrultusunda hiç alakaları olmayan yerlere savaş açıyor. neden:
çünkü varlıkları devam ettirmek zorundalar.
osmanlı da bu sayede devamlılığını sağlamıştır. bu sayede 600 sene hakimiyet sürmüştür.
doğrusu osmanlı eski zamanın abd'sidir şeklinde olması gereken başlık. zaten abd'nin ne olduğunu herkes biliyor, anlatılmak istenen şey amerika'nın kötülüğü değil osmanlı'nın kötülüğü. hem çakmadım değil mike, başlıkta osmanlı'sıdır şeklinde tırnaklanmamış bile osmanlı'nın aldığı takı.
tartışılabilir bir konu bu. iki şekli de kanıtlanabilir, kanıtlamak istediğiniz şeye göre yarım saatlik bir google araştırması yetecektir. kaldı ki osmanlı, amerika'nın yaptığı her şeyi bile yapmış olsa, zamanın vahşet kavramı ile şimdiki vahşet kavramı bir değildir, böyle bir argümanla rahatlıkla savunulabilir bazı şeyler. ama kardeş katli gibi bir vahşet ne oluyor diye karşı argümanlarla da tam tersi rahatlıkla savunulabilir. yani tarih nereye çekersen oraya gider.
ama osmanlı'nın nükleer silah kullanacağını düşünmüyorum, çünkü osmanlı ordusuna saldırmayana saldırılmazdı, eskide savaş ahlakı diye bir şey de yok değildi, halkın canına dokunulmazdı, öyle olmasa osmanlı, balkanlarda ne bir kilise ne bir gayri müslim bırakmazdı, bunun tek açıklaması cizye olmasa gerek.
fakat tabi ki denebilir, şeyhülislam'a "devletin korunması için hede hödö devletine nükleer silah kullanmak caizdir." gibi bir fetva verdirtilebilirdi diye. işte o yüzden varsayımlarla açıklayamayız tarihi. hem belli bir şehri, kaleyi, vs zaptetme amaçlı yapılan meydan savaşları ile bugün abd'nin türlü bahanelerle silahlı-silahsız kişilere bomba yağdırmasını yine bir tutamıyorum (bağdat şehri kalmadı lan, binlerce yıllık kültür silindi, osmanlı hangi kültürü silmiş, sikip atmış, eş değer bir olay düşünüyorum aklıma gelmedi, yanılıyor olabilirim). kaldı ki devlet sınırlarının stabil olmadığı, savaşlarla dünya kaderinin tayin edildiği, güçlü olanın kazandığı bir portre var karşımızda, bugün yine sınırların az çok belli olduğu, meydan savaşlarının kalmadığı, dünya'nın daha medeni olduğu bir devirdeyiz. kiliselerin bugün cayır cayır adam yakabileceğini düşünemem, kimse de düşünemez, vahşet anlayışı değişmiş çünkü.
dediğim gibi her iki yönden de olay savunulabilir, tarih zaten böyle bir şey. ama sorarsanız, osmanlı'dan tiksinmiyorum (ki tiksinmelerle, şartlı reflekslerle anlaşılamaz tarih), fakat yayılmacı politikasını da onaylamıyorum.
iki devletin de ortak noktası emperyalist olmaları ve hedeflerinde ortadogu ve afrika ülkeleri olması gösterilebilir .
osmanlı devleti kurulusundan cöküsüne kadar batı'ya kıytırık 1-2 sefer yapmıs ve basarısız olmustur . yalnız afrika'ya ve ortadogu'ya dogru genislemiş , yavuz ile birlikte dini emperyalizmi de kullanarak islamı yayma bahanesiyle güçsüz ülkeler üzerinde parselasyona yönelmiştir . bir ortak nokta da buradan cıkıyor ki , dini emperyalizmi abd kendi resmi dinini yaymak icin degil de radikal kanadını kendisine baş düşman seçtiği islam'ı kendi tasarladığı 'ılımlı islam' modelini yaymak icin kullanıyor.
bir yandan kendisinden olmayan müslümanlara azılı terörist yaftası vururken kendinden olan uysal müslümanların da sırtını sıvazlamaktan geri durmuyor . hatta ve hatta ülkemiz başvekili mr.tayyip'i de kuracagı bop projesinde önemli bir aktör olarak oynatıyor . cünkü ortadogu bir köz ateşidir , abd gibi süper güç ülkeler de közü elle tutmak yerine tayyip gibi maşalarla durumu kurtarma yoluna gitmişlerdir .
[[ tarihin ne garip cilvesidir ki , yıllarca emperyal yayılımcılık izlemiş dünyanın öbür ucunu sırf ticaret yolları,altın ve müslümanlaştırmak için işgal eden osmanlı ; kendi topraklarının işgal edilişine hiç tepki vermemiştir . hukuksal sonu olan sevr antlaşmasını ise bir çırpıda hicbir tepki göstermeden imzalamıştır . Ülkede kurtulus savasını baslatanları şeyhülislâm dürrizâde abdullah efendi kafir ve katli vacip insanlar ilan etmiştir . [ bu işin icinden de din çıktı hayret (!) ] osmanlı devleti işgale ses çıkarmadıgı gibi istiklal savaşına da hicbir generalini göndermemiştir . ]]
ayrıca osmanlı devleti insanları ümmet ve tebaacılıkla bir arada tutmuş , abd keza amerikalı bağıyla onlarca farklı inanç ve milletten insanları bünyesinde barındırmıştır .
bu iki ülkenin en acı ortak noktası ise , abd'nin bugun kendini osmanlı'ya ait gören ve türkiye cumhuriyeti'nin varolus felsefesini anlayamamış insanları kullanarak her işini görmesidir . bizi ilgilendiren ve üzen durum da budur .
"biz amerika birleşik devletlerinin osmanlı devleti ile hiçbir alakası yoktur. tarihi belgeler ortada. şöyle ki;
amerika kıtasının ilk kurulduğu zamanlar kızılderililer daha yeni yeni temizlenmiş(!) uygar(!) kıtadan. şimdi temizlenmesi gerekenler siyahlar ancak çok fazla siyahi var. bunları temizlemek zaman alır, sindirelim o zaman! beyaz toplumunda ve demokrasisinde kendilerine yer vermeyelim ya da verelim ama sağlam verelim(!). okuma yazma öğrenmelerine imkan olmasın ama oylarını kullanmak için anayasayı okuyup anlamalarını bekleyelim belki bir prof. derecesinde.
neyse geliştik aştık bunları. insan(!)ımız haklarına saygı duyuyoruz. şimdi etrafımıza bir bakalım. dünya savaşı var burnumuzu sokalım heycan olsun. bol bol silah fabrikaları kuralım. avrupa'ya satalım insanlar birbirlerini daha çabuk öldürebilsin. tüh savaş bitti. o zaman ortamlara akalım kazanan devletlerle ahbap olalım. ooop sen yıkıl sen kurul sen şöyle ol sen böyle sen konuşma! neyse ortalık sakinleşti. paso silah üretiyor çalışkan insanlarımız. emeğin hakkını vermemiz lazım!
ikinci dünya savaşı çıkmış haberimiz yok. askeri limanımıza saldırdılar. olamaz! iki üç ülkemin onurlu askeri öldü. bir askerime karşı bin sivil canı alırım bilir misin japonya? al kafana bir atom bombası. ofhh manzara süper. dünyanın en büyük şapkalı mantarına benzedi yahu. çok zevkliymiş. dur bir tane daha atalım. bir askerime karşı iki bin sivil canı olsun. ne fark eder ki? ofhh bu daha süperdi. bu mantar biraz daha büyük oldu değil mi arkadaşlar?
dünya sakinleşti gene. olmamalı bu! vietnama girelim egzotik ortamları severiz senelerdir neveda çöllerinde silah denemesi yapmaktan bıktık. biraz da yeşillikler arasında yapalım ne olacak ki sanki? halı bombaları atalım. orayı burayı kavuralım. "pat küt yesss!!" ama yeter neden bitmiyor savaş. ooh sheet! yenildik. onurlu bir kaç bin askerimiz öldü. neden öldüklerini sonra akademi de anlatırız.
olamaz gene durgunluk. ırak da heycan yapalım, doymadık afganistan a da oturalım o da olmadı ırak a bir daha dalalım.
çavuşlarımız ıraklı çocuklara türk askerlerinin bosna da yaptığı gibi şeker versin. ne güzel askerlerimiz çocuklarla hatıra fotoğrafı bile çektiriyor. işte şurda. asker 32 diş göstererek sırıtıyor. küçük çocuk ürkmüş gibi. tabi yavrucak saddam zulmünden yeni kurtuldu. çocuk küçük bir karton tutuyor. köyünün adı falan mı yazıyor acaba? okuyalım: "çavuş xxx, babamı gebertti, annemi ve ablamı .ikti." aslan çavuş, medeniyeti her yere getiriyor... teröristleri öldürüyor, masum halka medeniyet getiriyor. bravo!
amerika olarak girdiğimiz her yere medeniyet götürdük biz! insanları zulmlerden kurtardık. insan hakkı ne demek herkese gösterdik. kültürlü bir ari ırk oluşturmak için girdiğimiz her ülkede vietnamda, afganistan da ırak ta milletin karısına kızına saldırdık. onların iyiliği için yaptık. onların yeraltı yerüstü neyi varsa alıp o maddelerin nasıl işleneceği gösterdik. demokrasi nasıl olur gösterdik. bakın ırak gelişim sürecinde. afganistan da öyle. vietnam zaten çok uygar bir ülke oldu.
peki ya osmanlı! adından bile söz etmeye gerek yok. 4 kıtaya yayıl sen ama dilin bir avuç anadolu toprağında konuşulur olsun. adın tarihte büyük sivil katliamları ile anılmasın. girdiğin koskoca istanbul da ortodoks gibi inancına tamamen ters olanlara yüksek mertebeler ver. yetmezmiş gibi yahudi gibi bir milleti batının elinden kurtar ülkenin en kritik noktalarına yerleştir. devletin yüksek kademelerinde türkten başka herkes olsun. meclisinin yarsından fazlası gayri müslim olsun. baksınlar bize var mı senatomuzda bir tane müslüman. neyse demokrasiden ne anlar osmanlı
sonra insanlar düşmanca yaşasın. ermeni rum kürt arap bakmadan hristiyan ortodoks putperest demeden osmanlı hep iç savaşlarla meşhur olsun. iki tamamen zıt mahalle köy hatta şehir arasında hep büyük çatışmalar olsun. sonra zalim osmanlı gelsin de binlerle hristiyanı rum u ermeni yi kürt ü kessin! uygar batı din savaşı nasıl yapılır milliyetçilik ne demek öğretene kadar!
osmanlının nasıl emperyalist olduğunu o devirlerdeki zulme uğrayan milletler iyi bilir zaten."
işte böyle demiş amerikan tarihçi ama birşeyi eklemeyi unutmuş! herkes kendi ideolojisini yaymak için çalışır! kimisi medeni şekilde kimisi vahşi şekilde...
burdan yola çıkarak şu çıkarsamayı yapmama destek olan başlıktır.
kuşlar uçar.
deve kuşları da kuştur.
deve kuşları da uçar.
evet... osmanlı taraftarı değiliz, hatta ceddimiz olması konusundaki tezleri elimizin tersiyle itiyoruz.ama bu bile bu tarz yanlışlıklara düşmemizi haklı çıkarmaz.
herhangi bir bilimsel önerme sunacaksak önce objektif mi diye kendimiz süzmemiz gerekir.hele ki tarihsel bir olaya/olguya ilişkinse bu önerme daha da dikkatli olmamız şart.
dikkat edilmesi gereken en önemli şart; kendi zamanımızdan, kendi ırkımızdan, kendi coğrafyamızdan sıyrılmak ve öylece önerme üretmektir.