evin büyük, sorumluluk sahibi çocuğu olmak. kardeşim bir yana dünya bir yanademek. onun için her şeyi yapabilmek. ilkokula başladığı ilk gün ağladığında için parçalanması. yapamadığı soruları on kere anlattığın halde anlamasa da onbirinci kez anlatabilme sabrına sahip olmak, o hep olan abla- kardeş kavgalarından birinde, vurduğun zaman nefesi bir an kesildiğinde ne olur allahım ölmesin diye dua etmek, rüyalarda öldüğünü gördüğünde salya sümük ağlayarak uyanmak ve kabus olduğu için şükretmek, hastalandığında sırf can acını unutsun diye masaj yapan ellerini yemek istemek, aileye karşı birbirinizi savunmak, candan öte bir varlığa sahip olmanın büyük sorumluluğunu taşımak demektir.
bazen küçük kız kardeşlerin de yaşadığı bir duygudur. ablanın hayatındaki iniş çıkışlarda ona destek olmak, zorluklarla karşılaştığında pes etmemesi gerektiğini hatırlatmak size düşer. yani hayatın getirdiklerine göre roller değişir ve küçük kardeş ablalığın gerektirdiklerini yapar.
şirince bir şeydir. insanda bir koruma içgüdüsü, bir anaç tavukluk duygusu oluşturur. bazen de kardeş mıncırılası derecede sevilmek istenir -ki arada sadece bir yaş fark olduğu için bu durum kardeş tarafından şiddetle reddedilir.*
hatırı sayılır bir kesimin yaşamayacağı güzel bir duygu olsa gerek.
genel nufus - (erkeklerin tamamı + kardeşi olmayan dişi bünyeler) = ablalık hissini tadanlar.
abla olmak kadar eğlenceli bir şey daha yok hayatta. akvaryumdaki balıkların bir bir ölmesesinin ardından küçük kardeşimi akvaryuma girmeye ikna edip, gerçek suçluyu - katil balinayı- bütün balıklarla çeşitli konuşmalar yaparak bulması konusunda cesaretlendirmiştim. ardından da tüm hazırlıkları tamamladıktan sonra ona balık dili biliyor musun sorusunu yöneltiğimde hayır ablacığım cevabına karşılık o zaman bu görevi senden alıyorum deyip gözlerindeki derin üzüntüyü görüp onu hemen havuza götürmüştüm. işte ablalık budur. bazı durumlarda ona eğlenceli bir hayal dünyası sunmak bazen de anne şefkatini sunabilmektir. kardeşimi çok seviyorum.
elmalı şekeri tek yiyememek, bölüşmektir abla olmak.
kardeş hasta olduğunda nefes alış verişlerini dinlemektir.
küçük yaşta büyümektir.
sorumluluktur.
abla olmak, bir lütuftur hayattan.
abiler kadar kardeşini sahiplenmese de annelik kadar anaç bir duygudur. * kızkardeş ablasıysanız daha zor olabilecek durumdur, en rahat kombinasyonu erkek kardeş - abla versiyonudur.
her an peşinizde,her an sizi izleyen minicik bir yaratığa karşı belki de çocuğunuz olsa gösteremeyeceğiniz kadar sevgi sabır gösterebilmek..anneden babadan kaçıp size sığındığı anlarda kendini birden büyümüş hissetmek ve dünya üzerinde en azından bir tane insanın her şeyi olmak demek ablalık...hayatın anlamını anneliği küçük yaşta görmek, kaybetmekten her allahın günü korkmak demek...
kardeş erkekse abi gibi davranmasına alışmaktır, yeri geldiğinde maço tavırlar sergilemesine** göz yummaktır, işi düşünce hal hatır sormasına, parası bittiğinde abla demesine ses çıkarmamaktır, kardeşle bir olup anne babaya karşı gelmektir, onu korumaktır, her koşulda sevmektir, ne kadar uzak olsa da bir gün gelip dertlerini anlatmasını beklemektir*...