gitarınız var ve ton istiyorsunuz.
gitarla hoparlörün arasına bir tane over drive ya da distortion pedalı takıyorsunuz, ton alıyorsunuz.
sonra diyorsunuz ki ben yankı da olsun istiyorum, bir adet delay pedalı takıyorsunuz.
diyorsunuz "ben biraz da sustain istiyorum", sustain pedalı ekliyorsunuz.
diyorsunuz ki "ben vibrasyon şarkılar çalmak istiyorum", bir wah pedalı ekliyorsunuz.
sonra yine diyorsunuz "bunun bass'ı tizi karıştı *" bir ekolayzır pedalı ekliyorsunuz.
sonra bir bakıyorsunuz çorba olmuş sesler.
diyorsunuz ki "ben bir compressor pedalı alayım. bu sesler karışmasın".
bir bakmışsınız sonunda 2000 ytl'yi bayılmışsınız bu aletlere.
diyorsunuz ki "ben bir vazelin alayım daha fazla yakmasın bu fatura canımı".
bütün bu aletlerin toplamı da analog setup oluyor.
processör yardımıyla bindörtüzmilyon ton ve sound u yakalarken analog pedallarda bir yada birkaç ton u zor yakalanmakla beraber neredeyse tek bir analog pedal bir bütün processör fiyatıdır.gitara yeni başlayanlar hemen processör alır ve analog pedal takımının sound unu bir kez dinledikten sonra hemen processörünü satar.
müzisyen olan bir şahsı muhteremin ikisi arasındaki farkı konuşmaya bile tenezzül etmeyecegini varsayarak,analog pedal yada processörden anlamayanlar için ikisi arasındaki fark şudur ki
analog pedal canlı konser izlemektir
processör mp3 ten 64 kps kalitesinde müzik dinlemektir