"maddi anlamda anayasa (constitution au sens matériel)", devletin temel organlarının kuruluşunu ve işleyişini belirleyen hukuk kurallarının bütünü olarak tanımlanmaktadır. bu anlamda bir kuralın anayasa kuralı olup olmadığına o kuralın içeriğine bakılarak karar verilir. bir kural, içerik itibariyle devletin temel organlarının kuruluşuyla veya işleyişiyle ilgiliyse, o kural anayasal niteliktedir.
"şekli anlamda anayasa (constitution au sens formel)" normlar hiyararşisinde en üst sırayı işgal eden, kanunlardan farklı ve daha zor bir usûlle konulup değiştirilebilen hukuk kurallarının bütünü olarak tanımlanmaktadır. bu anlamda bir kuralın anayasa kuralı olup olmadığına içeriğine bakılmaksızın, o kuralın bulunduğu yere ve yapılıli veya değiştiriliş şekline bakılarak karar verilir. eğer normlar hiyerarşisinde en üst basamakta yer alıyorsa ve kanunlardan daha zor bir ulûlle değiştirilebiliyorsa o kural, içerik olarak neye ilişkin olurs aolsun bir anaysa kuralıdır.
normla hiyerarşisinin en tepesinde anayasa yer alır sonrası sırasıyla kanun tüzük ve yönetmelik olarak sıralanır. normlar hiyerarşisinin en üst noktası alt-üst ilişkisinde en yetkin esaslara sahip olandır yani anayasadır.
bu tanımlamalarla şekli ve maddi anayasanın tanımları doğrultusunda şekli anayasa tanımı doğrudur. çünkü bir kere, devletin temel kuruluşuna ilişkin pek çok şey anayasalarda değil, kanunlarda düzenlenmiştir. örneğin seçim sistemleri devletin temel organlarından biri olan yasama organının kuruluşyla ilgili olduğundan maddi bakımından anayasa niteliğindedir. oysa gerek bizde, gerekse başka ülkelerde seçim sistemleri anayasayla değil, kanunla berlirlenmiştir. eğer maddi anlamda anayasa tanımı dpğru olsaydı, seçim sistemlerini düzenleyen bu hükümleri de anayasa hülmü saymamaız gerekirdi ki bu mümkün değildir. ikinci olarak anayasada maddi nitelikte anayasa hükmü olayan yığınla kural vardır. örneğin 1982 anayasa türk anayasasında yabancı ülkelerde çalışan türk vadadanşarıyla (md.62), ormanlarla )m.169-170) ilgili hükümler vardır. bu hükümler her ne kadar devletin temel kuruluşlarıyla ilgili olmasalarda, anayasa metninin içinde bulunduklarından birer anayasa kuralıdırlar. eğer maddi anlamdaanayasa tanımı doğru olsaydı, bu hükümleri anayasas hükmü olarak kabul etmemek gerekirdi ki, bu mümkün değildir. zira bunları eğiştirmek için, anayasa değişikliği iin öngörülen ve kanunlardan daha zor olan bir usulu kullanmak gerekir. basit bir örnek vererek orman arazilerin üzerine konuçlanan kişileri esas hak sahipleri olarak görüp satma girişimi başarılı olurdu...
neticede normlar hiyerarşisinin tepesinde bulunan ve kanunlardan daha zor değiştirilebilen bir metnin içinde bulunan bütün kurallar, neye ilişkinolurlarsa olsunlar, birer anayasa kuralıdır.
saçmal maddeler topluluğu, lastik gibidir bir madedeyi kim nereye istiyorsa oraya çeker, türkiye toplum yapısını hiç bir şekilde temsil etmez.
değiştirilmesi kesinlikle zorunludur.
beyni dumura uğramış bir tayfa tarafından hazırlanan ve bunu milyonlara uygulatmaya çalışan düzenin en önemli silahı.
ne kadar sivilleşirse sivilleşsin her zaman eksik kalacaktır.ayrıca kendisi traji komik dava sonuçlarının baş müsebbibidir.
içindede ayet niteliği atfedilen değiştirilemez maddeler vardır.değiştirilirse atmosferde büyük bir delik açılacağına inanılır ve bu deliğinde değiştirenleri yutacağı varsayılır.
laiklere göre yalnızca askeri darbeyle değişmesi gereken, normlar hiyerarşisinde en üstte bulunan norm.
edit: laiklerle kast edilen demokrat kesim değildir, kaldı ki zaten laikler diye bir grup insandan bahsetmek anlatım bozukluğu olur ve lakin insanlar değil kurumlar laiktir. burda laikler olarak kast edilen kesim "biz laikiz" pelerini altında atıp tutan, aslında niyetleri ve hayalleri gösterilenden çok farklı olan topluluktur. bu isim ters ve mübalaga anlamı taşımaktadır.
laiklere göre içinde başka manalar taşımadan özüne uyulmadan değişmemesi gereken insan yapısıdır.bir de askerden hep ve en büyük darbeyi yiyen kesimin laikler olduğu düşünüldüğünde* laiklerin askeri darbeyle değişmesi gerekn olduğunu düşünmesinin gayet saçma olacağı eylemin objesidir.