her daim insanın içini burkan hadise..hele bir de gurbetteyseniz içinizde döner durur ve her anımsadığınızda canınızı daha çok yakar.kokusunu içinize çekmeyi özlersiniz.sabah uyandığınızda size gülen gözlerle bakan birilerini ararsınız hep..
size kızmasını,surat asmasını sonra onu öpücüklere boğup affedilmeyi beklediğiniz günleri hatırlar gülümsersiniz..***
elde olan bir durum değilidir.engel olunamaz.çok gariptir.
yıllarca seni dizinin dibinden ayırmamıştır çünkü. ama birgün gelir sırf senin iyiliğin için gitmene izin vermek zorunda kalır, kendisi canından bir parça kopmuş gibi hissetse de.bilmez ki okumaya gidiyor olsan bile daha ayrılmadan sen de onu deliler gibi özlemişsindir, hala her konuşmanızda seni sevdiğini,kendine iyi bakmanı söylediğinde ağladığını hissetmesin diye nasıl yutkunduğunu.zaman herşeye ilaç olur ama buna olamaz.her kazık yediğinde hiçkimsenin onun yerini tutmayacağını, yıllarca sana saçma gelen öğütleriyle ne demek istediğini tekrar tekrar kafana bolyaz yemiş gibi anlarsın.ama lanet olası hayat böyle bişeydir işte; her kuş birgün yuvadan uçar. tez kapatın gözümün bozuk vanasını
anne su
biraz su anne
yanmış bir çocuğum ben
saçları kara, gözleri kömür
bizi bir ömür unuttular anne
al beni koynuna, sen aşktan da sıcaksın
dünya kandırmadı beni
kandırırsan sen kandıracaksın.