bakire olmayan kızların kendilerini savunmak zorunda bırakılması yeterince rezilken,yapılan savunma karşısı için sadece saldırı olabilmiştir,evet artık üzülebiliriz.
namus ? öyle bir şey var mıdır yoksa toplumların zihniyetlerinde oluşturdukları bir tabu topluluğunun insanlara benimsetilerek nesilden nesile aktarıldığı kuralcı anlayışın yarattığı psikolojik ,gerçek dışı bir konu mudur sadece ? bakire olanda olmayanda insandır ey bu konuda saldırı yanlısı insan müsfetteleri ...
benim tanıdığım, bildiğim bütün ama bütün erkek güruhları, leventteki plaza insanından, esenyurttaki manavına kadar, herhangi biri bir kızın bakire olmadığını duyunca, kendi deyimleri artık nasılsa bi şekilde bu kızla sevişmenin yollarını hiç değilse kafasında türetmeye başlar. bekaret namus mudur, evet bu bakımdan namustur.
sözlükte de en azından hiçbir erkeği de sanmıyorum ki bundan farklı düşünüyor olsun. istedikleri kadar entel görünsünler, istedikleri kadar kibar, birikim sahibi vs... olsunlar. bir erkeğin bir kız hakkında böyle bir gerçeği öğrenince ilk aklına gelen şey aynıdır. kimsenin kimseye saldırması gerekmiyor, etrafınızdaki her erkeği sizin bakire olmadığınıza hiç önem vermiyormuş gibi düşünmeyin yeter.
simdi zeka küpü arkadasimiz iki cesit hatun yaratmis kafasinda. bakire olmayan hatunlar vs. namuslu hatunlar. buradan sunu cikariyoruz ki bu zeka küpü arkadasimiza gore bakire kizlarin hepsi namuslu. yukaridaki girilere baktigimizda göt etmeye yeten de artan delilleri bulmamizdan dolayi bu konuya fazla deginmeyecegiz. zira o deliller olmadan da fik kadar beyni olan her insan bu onermenin ne kadar amsalak * oldugunu kavrayabilir.
ryuk arkadasim; bu kadar iyi niyetli, yardimsever, namuslu birisi oldugunu bilmesem abazanliktan kirim kirim kirilan "bi bakire bulsam da gaysam " diye ic geciren biri sanicam seni. yazilarin oyle düsünmeye sevk ediyor beni ama mani oluyorum kendime. sen de kendine bir ceki duzen versen de mutlu mesut gül gibi ya$asak ha bibi$im?
bu başlığı açan arkadaşı adam yerine koyarak (ki bu cidden kendimden ödün verdiğimin göstergesidir, zira düşünce sisteminin, düşünmemek üzerine kurulu olduğuna kanaat getirdiğim, kinder süpriz yumurtanın içini dolduramayacak ağırlıkta beyni olan şahsiyetlerde konuşmaktan cidden hazzetmiyorum) sana benim olaya nasıl baktığımı, veya bakılması gerektiğini açıklamaya calısayım.
öncelikle işin bilimsel boyutuna gelelim;
öncelikle sormak isterim, kızların periyodu neden 12-13 yaşlarında gelmeye başlar? neden 13-14 yaşında sahip olduğun bamyanın içinden zevk sıvısı gelmeye başlar? neden o yaşlarda sabahları bazen iç çamaşırında meni ile uyanırsın? bunları hiç düşündün mü?
çünkü insan dediğimiz yapı, bu yaşlarda olgunlaşır, ve hormonları daha bir atkifleşir.. bu olgunlaşma döneminin sonrasında, sağlıklı bir bireye (18,20, kaç yaşında ise) yeni bir "yaşamsal" ihtiyaç duyar, ki bu cinsel ilişkidir.
cinsel ilişki, bu dönemde doğru şekilde yaşanmalıdır, insanın yaradılışının bir parçasıdır. aksi halde psikolojik, problemler, veya evlilik sonrası fiziksel problemler yaşanır.
gelelim işin sosyal boyutuna, namus dediğin şeye.
namus aslında senin kavradığından çok başka bir erdemdir.
namus, vajina girişindeki bir et parçası zardan bağımsızdır, namus karakterdir.
insanın, özel olduğuna inandığı biri ile, sağlıklı bir cinsel ilişki yaşaması ile namus bozulmaz, kimse de namussuz olmaz. ancak sizin gibi hayatı at gözlükleri ile kenardan seyredenlerin zihinlerinde olur, ki gördüğün gibi onu da kimse siklemiyor.
sen, bakire biriyle evlendin, senin namuslu dediğin, senelerdir ne sevgilisi olmuş ne de eline erkek eli değmiş biriyle..
aç köpek gibi saldırdın gerdek geçesinde eşine.. ne olacak sanıyorsun? desperado'daki antonio banderas-selma hayek tarzı mum ışığında uçacağınızı mı ?
hayır, eşin hem fiziksel, hem de zihinsel travma ile belki de vajinismus olacak, kasılıp kalacak.. hayatınızın belki de en özel günü bok olacak. dünya evine girdiğiniz gece, o gecenin güzelliğini alıp götürecek.. bunların hepsi çok sık olan şeyler, bil diye söylüyorum..
yalnızca buradan çıkacak bir sonuç değil, genel olarak söylüyorum sana; aç gözlerini de dinle diye..
iman ediyoruz diye, çevrenizi 1500 sene önceki mekke'ye çevirmeyin. aklınızda, dininizi evrimleştirmeyi öğrenin. insanlar sürekli evrim geçiriyor, hayat, düşünce tarzları değişiyor.. ve dini de, değişen yaşantınıza uygun şekilde uygulamayı öğrenin..
inanın bana, her şey çok daha güzel, çok daha "namuslu" olacak.
bu konular çok rahatsız edici bir hale geldi. bir bayan bakireyse niye bakire? değilse niye değil.? herşey öyle tek bir parametre ile değerlendirilemez sizin yaptığınız gibi. her ihtimali yazıp, her duruma ayrı sonuç çıkartabilmek elinizden gelmiyorsa yaptığınız bir battaniyeyi herkesin yakın olduğu taraftan çekiştirmesinden farksız.
bakireliği herşey olarak algılyanlara karşıyım. tezavüze uğradığı için bakireliğini yitiren, devamında bakire olmadığı için gerdek gecesi evine yollanan, neticesinde canına kıyan, ailesi tarafından "yüz karası" olduğu için öldürülen tertemiz kızları nereye koyuyorsunuz peki?
ya da her gece bir başkasının koynunda sabahlayıp da her türlü haltı yiyen ama hala bakire olan kızlara ne diyeceğiz?
bakireliği sadece kırılması gereken bir tabu, gereksiz bir kavram olarak görenlere de karşıyım. hele ki bakireliğe karşıyım diyen erkeklere komple karşıyım! ama tabi onlar da haklılar kendi çaplarında. anlaşılıyor herhalde öylelerine ne demek istediğim. daha fazla açmayı ben kendime yakıştıramam.
dünyadaki semavi dinlerin ve semavi olmamakla birlikte ciddi kitlelerce kabullenilmiş diğer dinlerin pek çoğu bir nizamı alemi, bir düzeni savunur. sert veya hafif tonda olmakla beraber üç aşağı beş yukarı hepsi bu konuda aynı şeyi söyler. cinsellik elbette ihtiyaçtır, ama sanırım onu yeme, içme gibi ihtiyaçlarla mukayese etmek abes kalır. "abaza kalırsam ölebilirim, cinsellik de olmazsa olmaz bir ihtiyaç" diyen varsa ona da saygım var. ama cinsellik böyle bir ihtiyaç değil. cinsellik sıradan bir hadise de değil. öyle her karşına çıkanla yaşanabilecek birşey hiç değil. bir ambiansı olmalıdır. önemsenmelidir. pişmanlıklara sebep olmak yerine mutluluk vermelidir. cinselliğin bir aşkı meyvelendirme yolu olduğu da düşünülmelidir. bakireliği kırılması gereken bir tabu olarak görmek isteyenler şöyle bir düşünsün, evlililk dışı bir birlikteliğin neticesinde hayata gelmek neden kötüdür. şimdi "bu o çocuğun suçu değil" diyenler çıkabilir. bunu diyorsanız yazdıklarımı doğru anlamıyorsunuz baştan başlayın. bu durumdaki sorunsal toplumun çocuğa yaklaşımı değil. sorun şu: o çocuğun böyle bir durumda olduğunu öğrenmesi neticesinde nasıl hissedeceği. siz böyle bir durumda olmak ister miydiniz? istemezdiniz değil mi? o zaman sorun kendinize:
neden istemezdiniz?
heralde buna vereceğiniz cevaplar, bakireliğe, cinselliğe dair bazı soruları çözmenize yardımcı olacaktır.
son olarak şunu da söyleyeyim. bir kız çoçuğu 12 yaşında fizyolojik olarak anne olabilecek düzeye gelebilir, ama duygusal anlamda buna hazır olduğunu iddia edebilir misiniz. hatta ıq olarak da hazır mıdır? bir erkek 12 yaşında fizyolojik bakımdan baba olabilecek düzeye gelebilir. ama buna her anlamda hazır olduğu söylenebilir mi? yani bu bir ihtiyaç ve tatmin edilmeli diyen arkadaşlar buyursun. evet kişi cinsel olgunluğa ulaşmıştır ama bu onun henüz makul bir şekilde kullanabileceği bir yetenek değildir. bu ülkede insanlar oy kullanmaya bile 18'inde başlıyor. lütfen görüşlerimizi makul bir mantık tabanına oturtalım.