gün gelip de bardak kırılana kadar yapmaktan vazgeçilmemesi gereken eylemdir. üstat akira kurosawa'nın bir filminde anlattığı gibi aynı olayın birden fazla görüntüsü ve aynı miktarda açıklaması olabilir. olgunluğun da bir ölçüsüdür, ne kadar farklı ihtimaller olabileceğini hesaplayıp bunlardan iyi olanları benimsemek.
(°bkz: hayata nasıl bakarsan hayat sana öyle görünür) *
bardağı önemsemeyen insanların görüşleridir. kimse ordaki bardağı sormaz. kimse onu önemsemez. ama aslında o bardak da bir nesne. onu da konuşmak lazımdır.
ismet özel-tavşanın randevusu. bulup okumanızı tavsiye ederim. orada karamsarlığın savunması mı öyle bir başlık var. mealen: bardağın dolu tarafını görün, iyimser olun derler. bardağın dolu tarafını gören adam önüne ne verirseniz yer, sorgulamaz hiç bir şeyi. gelen ağam giden paşamdır. ama bardağın boş tarafını gören farklıdır. yarısı neden boş bu bardağın, kim boşaltmış, niye boşaltmış, ne zaman boşaltmış vs sorular sorup anlamaya, yorum yapmaya çalışır. bu yüzden bardağın boş tarafını görüyorum ve ben karamsarım.
esas olarak beynimizi nasıl beslediğimizle ilgili bir kavramdır.insanların beyninde iki tip düşünce vardır.bunlar iyi ve kötü düşüncelerdir.kendimizi aynı gün içersinde aşşağalık,zayıf,korkak,çirkin,düşüncesiz;aynı zamanda cesur,dürüst,mutlu ve huzurlu hissedebiliriz.içinde bulunduğumuz ruh hali bu iyi ve kötü düşüncelerden hangisini beslediğimizle alakalıdır.bu seçim bizim elimizdedir ve eğer beynimizdeki iyi düşünceleri beslemeyi seçersek işte o zaman bardağın dolu tarafını görmeye başlamışız demektir.fakat bu sanıldığı kadar kolay bir şey değildir.
eldekiyle yetinmeyi bilmektir. konuşmadaki anne bardağın dolu tarafını gören, çocuk ise boş tarafını gören kişidir.
-anne ya, odam çok küçük, bıktım.
+bir odada 5 kişi yatanları düşün, en azından sana ait bir odan var ( anne böyle demez tabi genelde, buldun da bunuyorsun, sana oda verende kabahat der o kısma girmeyelim)
-sen de villada yaşayıp oyun odası ayrı, yatak odası ayrı olanları düşün o zaman.
bana bir yiğit özgür karikatürünü hatırlatan, olumlu düşünüp o anda varolanla mutlu olmayı bilmek manasına gelen söz. karikatürü de şöyle tarif edeyim .
bir adam lokantada masada oturuyor, arkasında biraz çaprazında bir garson. masada yarım bardak su var.
masadaki adam- bardağın yarısı boş.
garson- doldiriyim mi.
m.a- o anlamda demedim.
g- sıcak bişiyler veriyim mi.
m.a- aç değilim.
g- o anlamda demedim..