yıllardır istanbulun en gözde semtidir bebek.konyalı manavı,şeker marketi,çınar taksisiyle,kahvesiyle aslında kapalı bir kutudur.dışardan gelen sadece gezer.aslında gerçek bebek i anlayamaz.sadece cix kafelerde barlarda oturur gider.21 senedir hayatımın en güzel günlerini geçirdiğim semttir,yuvamdır.
yapayalnız bir yaz olabilirdi
tıpkı bundan öncekiler gibi
ama bu kez sen vardın kumsalda
bebek diyordu herkes sana
gerçek ismini kimse bilmezdi
ama bebek yeterdi anlatmaya
hey bebek götür beni o temmuz akşamına
seninle sevişmek istiyorum
sabah yeli gibiydi dudakların
öperken beni ürpertirdin
ama artık sen yoksun kumsalda
hey bebek götür beni o temmuz akşamına
seninle sevişmek istiyorum
dünyanın tek masum yaratığı. ya da konuşamadığından öyle sandıklarımız. belki de içlerinden bize ana avrat küfür ediyolardır da biz "aaa agu yaptı"diyoruzdur. her neyse elleri,pembe topukları ısıralası,sıkılası minik insan yavruları.
masumiyettir, saflıktır en çok da temizliktir. onu izleyene acı çektirir. büyüynce onunda kirleneceğini düşünmek delirtir insanı. ardından kişinin kendi kirlenmişliğinden önceki bebekliği gelir akıllara. o günden bugüne yoran, yorulan, kıran, kırılan onlarca, yüzlerce belki binlerce insandan bir yandan özür dilenirken, diğer yandan sitemler edilir. en kocamanı da hayat ve kader kardeşlere gider. öyle bir şeydir işte bebek... geçmiş, gelecek en çok da bugun dür
dillere destan acil servis şarkısı. sounduyla, solosuyla, vokaliyle, klavyenin aralara kattığı şeylerle, herşeyiyle türkiye'de yapılan müziğin çok üstünde bir şarkı. üstelik 15 yıl öncesinin şarkısı. vay be...
hey bebek götür beni o temmuz akşamına seninle sevişmek istiyorum...