biri ambulans çağırsın  

bir de bunlar var
· son saniye basketi
· yedik onu biz
· zamanaşımı
· cradle of filth
· tıkız
· manasci
· kuzuş
· hint yağı
· i m a passenger
olmaz olsun!
ADnet Reklamları Siz de reklam verin
  1. gecenin hız sınırına yakınken durdurdum bedenimi
    kaportada eski bir damadın çamura bulanmış papyonu
    arka koltukta gözyaşlarına boğulmuş bir gelinlik vardı;
    mart ayının soğuk bir salonuydu;
    vites pedalının dikiz aynasına
    yansıyan o gelişigüzel, akıl almaz komplo teorileri kapsamında
    göğe yakın olmaktan, yere bakmaktan biraz yorgun düşmüş bir
    zürafa gibi, boşluğun zarif şiddetli menfaatine sokuldum. kipti.
    emir kipiydi yağan yağmur altında sana geç kalmış
    senden yana saçmalamış bir âşık tanımıyla şehirlerarası yollarda
    şu iki saatin bilançosunu çıkartmak, bilançoyu kanlı bir keser
    kimliğiyle, kelebek camının aralığından aşağı bırakmak. zordu.
    aşağı bırakmak zordu. çünkü,
    mart ayının soğuk bir salonuydu!

    bilirdin, ben daima büyük iddialara girerdim, örneğin tanımadığım
    bir adama jean tardieu`den bir replik ezberletmek, çıplak bir kadını
    az daha soymak, az daha soymak, bir şeftaliyi soya soya çekirdeğine
    inmek gibi, kadının çekirdeğine,
    kadının azınlık tarafının esir kamplarında aşağılanan ilkelerine
    inmek gibi, indiğin noktadan yeniden göğe yakın bir zürafa gibi
    yere bakmaktan yorgun bir bahisçi, bir bahis cismi, çekilen kart,
    atılan zar, kırılan lades kemiği gibi, o her şeyi berbat eden gibiler
    gibi, zordu. sana ulaşmak zordu. çünkü,
    mart ayının soğuk bir salonuydu! gerçek,
    bahaneler arkasına saklanmaya hazırken, gerçek, tam da buydu!

    bir sadakate muavin, bir anlayışa esir, bir intikam zaferine sahip
    olmanın, olabilir görünmenin, karşı şeritten gelen tır şoförüne göre
    anlamı yoktu; o büyük buluşmayı kutsayan, kutlayan ve için için
    kıskanan klakson sesleri; vaovvvvvv, vaovvvvvvvvv, diye geçen
    kamyonların arasında sıkışmış 78 model tek kapılı siyah bir bmw ile
    acelenin içine sıkışmış çok eski bir katil ile çıplak bir kadını
    az daha soymak, az daha soymak, bana dokunan, bana temas eden buydu!
    ulaşamamanın, doğruyu söyleyememenin, itiraf edememenin sıkıntısını
    aşağı bırakmak. zordu. çünkü,
    mart ayının soğuk bir salonuydu! asfaltta patlayan lastik,
    bir çocuğun elinden kaçırdığı, ağlayarak seyrettiği bir bayram balonuydu!
    bilirdin, ben daima büyük iddialara girerdim, örneğin seni sevmek,
    seni dünyanın yedi harikasından herhangi birinde yüzünden jiletle işaretlemek,
    indiğin noktadan yeniden göğe yakın bir zürafa gibi
    arabanın attığı her taklada sana yaklaşıyor olmanın sevinci
    arabanın attığı her taklada sana yakışıyor olmanın ürpertisi. zordu.
    çünkü, mart ayının soğuk bir salonuydu. çünkü hayat,

    ölümün insana oynadığı en trajik, en mükemmel, en acımasız oyunuydu.

    senin için ölüyordum. durum buydu!

      (panikatakitekaka, 16.2.2007 23:42)

  2. tam şiiri girmeyi düşündüğüm sıra karşıma çıkmış küçük iskender şiiri. lirizim bu kadar mı yoğunlaşır civadan da ağır olur...

      (aidoslu yucel, 25.4.2007 21:46 ~ )

  3. aidoslu yucel adlı şahs-ı muhterem`in "al ulan oku bunu" diyerek uzattığı varlık dergisinin içinde gördüğüm bu şiir, hayatımda bir üç nokta yaratarak, algımı duraksatmasıyla tarihi bir an yaşatmıştır..... saolasın aidoslu..

      (eraserhead, 25.4.2007 21:49)

  4. genelde havada kalan emir. herkes birbirinin suratına bakar duyunca. birini parmakla göstererek "sen! ambulans çağır!" demek daha faydalı olacaktır.

      (deep blue in even deeper green, 25.4.2007 22:05)


  5. 1453 - 2008 iusozluk ¬

    Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür. hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. zaten siliyoruz. İçeriğimizin bir kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap