cemre, birer hafta arayla havaya, suya ve toprağa düştüğüne inanılan bir ısıtıcı güçtür.sırasına bakılırsa havanın aşağıdan değil de sanki yukarıdan aşağıya doğru ısındığını ifade eder. . birinci cemre havaya 19-20 şubat tarihlerinde düşer.havalar ısınır,aşk kıpırtıları başlar cemreyle insanın içinde. aşıklar bu güzel havaları fırsat elele kolkola göz göze gezerler.
havanın ısınması için düşen 2 cemre suya duser; bu artık havanın iyiden iyiye ısındıgının, baharın yaklastıgının göstergesidir.. cemreye hava-toprak-su ılıskısıne ve bazı batıl yorumlar getırmısıtr ınsanoglu mesela bunlardan bırı; bir gün bir tanrı gezerken, yeryüzünde güzel bir kız görmüş ve şaşkınlıktan gökten düşmüş. tanrı daha sonra güzelce yıkanmış ve gördüğü kızın yanına gitmiş. sonra da birlikte olmalarıyla son bulmus **
havanın ısınma alameti olan cemrelerden Üçüncüsü 5-6 mart tarihlerinde toprağa düşer.cemre sadece meteorolojik bir olay olarak da algılanmamıştır da tarih boyunca.cemre kavramının benimsendiği toplumlarda kültüre de etki etmiştir kıyısından köşesinden.mesela divan şairlerinin, cemre zamanlarında baharın gelmesi dolayısıyla, önemli kişilere yazdıkları övgü şiirleri de cemreviye olarak bilinmektedir.
meterolojik olarak ısınma;toprak,hava,su biçimindedir..cemrenin asıl önemi folklorik bir inanış olması ve kültürel bir değer taşımasıdır..5-6 martta üçüncüsü toprağa düşecektir..ısınsın havalar canım...
gözüme ilişti gözün
içimde infilak saati!
yasak baktın nikotin sıcaklığıma,
bir sigara daha yaklaşıyor bahar...
ellerin yanında değil,
gemiler kalkıyor avuçlarından
bütün limanlara bir telaş,
yaklaşıyor bahar...
deniz altında bir zindan düşü,
ayıp sarılmalar, lanetli öpücükler
bilinmez bir nemrut esrarı
arkadaş dağlar gibi korkusuz korkular...
kekikler yeşeriyor
yaklaşıyor bahar
bir deliliğin eşiğinde
amansız mekansız
sofrasız
yani aç, ilaçsız
ve
hiçbir şiirin eskitemediği
gözlerin,
gözlerimin önünde
el pençe divan...
bahar damarı çatladı toprağın
bir nefes daha yaklaşıyor bahar.!