küçük bir hücreden yaşayan bir bireyin ana karnından dış dünyaya merhaba deme olayı..az önce bir belgesel kanalında izlediğim gerçekten bu bir mucize dedirtecek olay.bunu gördükten sonra neden cennet anaların ayakları altındadır denildiğini daha iyi anlıyorum..
normal ve sezaryen olmak üzere iki çeşit doğum vardır bunlar da kendi aralarında bayağı bir parçaya ayrılabilirler ağrısız doğum müdehaleli doğum gibi.
sezaryen,normal ve epidural anestezili olmak üzere üç çeşidinden haberim vardır.
bir bayanın bünyesini alt üst edebilecek kadar ciddi bir vücut olayıdır ayrıca.
bir annenin canından can çıkardığı olaydır,çok kısa bir an kendi canından ayrılır...aynı anda zerresini dünyaya değişmiyeceği yeni can oluşur...ondan sonrası;köpekler bile anne olmasındır,artık herşey yavru içindir...
anası bir oğlancık doğurdu bana;
kaşsız, sarı bir oğlan,
masmavi kundağında yatan
bir nur topu, üç kilo ağırlığında.
benim oğlan
dünyaya geldiği zaman,
çocuklar doğdu korede,
sarı ay çiçeğine benziyorlardı.
makartır(u:mac arthur) kesti onları,
gittiler ana sütüne bile doymadan
benim oğlan
dünyaya geldiği zaman,
çocuklar doğdu yunan zindanlarında,
babaları kurşuna dizilmiş.
bu dünyada ilk görülecek şey diye
demir parmaklığı gördüler.
benim oğlan
dünyaya geldiği zaman
çocuklar doğdu anadoluda,
mavi gözlü, kara gözlü, elâ gözlü bebeklerdi.
bitlendiler doğar doğmaz
kim bilir kaçı sağ kalır mucize kabilinden.
benim oğlan
benim yaşıma bastığı zaman,
ben bu dünyada olmıyacağım,
ama harikulâde bir beşik olacak dünya,
siyah,
beyaz,
sarı
bütün çocukları
sallıyan
mavi atlas döşekli bir beşik.