valla tam olarak kişiliği hakkında kesin bi yargıya varılamayan ama türünün son örneği olduğuna inanılan ortalıkta dolanıp insanın ömründen ömür çalan kimi zaman konuşkan kimi zaman sevişken bir yaratık yavrusu
garip bir minnet duygusu etrafını kuşatmış ama nefretle gizlenmiş sözleriyim bir sarhoşun.geceyle doğan karanlıkla büyüyen bir yabancıyım.hayatına giren her insanın ordan acele acele çıkmadan önce son bir nefretle incittiği bedeninden kanlar akan ama hala yaşan kişiyim.
baba çocuğunu döverken, onları diğer odadan gözetleyen kardeşin gizli tebessümüyüm.hareketten hıza ordan ışığa dönüşen ve asla kaybolmayan enerjiyim.kavurucu, dondurucu ve yıkıcı tüm mevsimlerim.
içinde hala, yaptığı her şey karşılığında talep ettiği tek şey karşılıksız sevgi olan çocuğu yaşatan çocuğum.sonunda kucağa konulan minik bebek olan ve geçmek bilmeyen acılı, sancılı ve meraklı bekleyişlerim.tamamlanmamış besteler ve yazılmamış şiirler yığınıyım..
kimisi için her şey kimisi için büyük bir hiçim...
ben aslında hiçbir şeyim...
hakkimda cok sey duymus oldugunu ogrendigim fakat bunları nereden duymus oldugunu merak ettigim, resmini cismini dahi gordugum ama henuz tanimadigim tool sever, internet bagimlisi sozluk yazari.
iki gün önce tanışma şerefine nail oldugum saglıksız, üşüyen bünye.cantası sürekli düşüp sinirlerimi altüst etse de hoş sohbet bir yaşayan organizma olduguna kanaat getirdim.sözlüge fazla girmese de artık girecek oldugundan şüphe etmiyorum.
hiçbir şeyi ve her şeyi olan biri.hayatla arasına beş santim koymuş ve kendi yaptığı karton evin camından hayatın akıp gidişini izleyen kişi.gözlerini gökyüzüne dikmiş ve her zamankinden farklı olarak yıldız kaymalarını ve gerçekleşmeyen dilekleri beklemek yerine dua etmek için kendi benliğini kendi ayaklarıyla çiğneyen kişi.bir damla kan ve bir damla gözyaşının ta kendisi.
aynaları suçlayan tahammülsüz bakışlar ve kırık ayna parçalarıyla bileklerini doğrayan zavallı çıplak, üşümüş kadınların tüm hislerinin bütünü.o bir yokluk ve o bir varlık.
hayatı resmeden kör ressam ve kör ressama en içten hislerini şarkılar halinde söyleyen sağır aşığı ta kendisinin.bir kumsal kadar uzun bir ışık kadar sonsuz ve bir ameliyat kadar acı verici.
nefes almıyor balmumuyla kaplı bir yaprak gibi ve nefes vermiyor ölü bir beden gibi.olmayan krallığının kara dul kraliçesi ve yok ettiği krallığının geriye bıraktığı tek şey.
umutsuzluk kadar inatçı, kancasını kalbe bir kez geçirdiğinde ve ölüm kadar sahici bir kez uçurumdan itmeye karar verdiğinde.o yalnızlık..hatta o yapayalnızlık...
hiç de zibidi olmayan canım kardeşim vesilesi ile tanıştığım, hatta anathema konseri sırasında aynı havayı soluduğumuz, frp ye ilgisi alakasını yeni öğrendiğim, avcılar kampüsünde at koşturan ** şirin hatun insanı.
ruh ikizim, benim aynım lan demek istedigim yazar.birde izmirli bu güzel falan diyorlar ama yok bence degil.* şimdi burda sözlükte söylesem abazalar atlayacak ondan tipsizin allahı lan.* artık pek fazla söz kullanmadan birbirimizi anladıgımız insan evladı.
seviyoruz, dikkatle izliyoruz kendisini.* bir altın gününde şen şakrak abla olabilme potansiyeli yüksek bir insan ayrıca.
onun kadar duygusal olamayacagım aşikar.ne kadar bana benzesede, benden üstün bazı konularda.kararsız, dengesiz, depresif, çılgın biri.cesaret edemedigim binlerce şeyin insan formu.kimsenin değil hiç kimsenin.kendisinin bile.
sadece bir isim değil, sadece bir hayal değil, sadece bir insan değil.çünkü o "sadece" değil, salt değil.bir ebruli gibi renkli ama bir gece gibi karanlık.hem gök kuşagının her rengi.hemde hepsinin birleşimi.
alkol değil, sigara değil, uyuşturucu değil.ama hepsi.öyle birşey işte.garip bir yaratık.
zilyon senedir dmlik yapmasıyla oha çektirmiş bünyedir. sıcak insandır, rahat rahat konuşulacak, eğlenceli insandır. otobüste sandman okuyan kız profiliyle yer etmiştir aklımda.**
ama bazı bugeceler var, sporun başka bir dalı, başka bir yalnız olmayan yalnız, başka bir sigara... güzel de oluyor be!
belkemiğim olan ‘belki’ devam ediyor,
belki,
hemen büyümesek, biraz çeksek, ‘ah’ desek, hatta dediysek,
belki,
daha güzel!
çünkü;
(°bkz: biz büyüdük ve kirlendi dünya)
hergün odasında yapayalnız güneşin doğuşunu bekleyen ve sonra yeniden geceyi özleyen zavallı bir efendisi kendi kölesinin en az onun kadar zavallı olan.
en sevdiği şekerden sıkılan çocuk çünkü şekerler ondan sıkılmış bile-belkide hepsini ısırıp , kopartıp , çiğneyip mideme atıyorum diyedir.
şimdi de yapımın olağanüstü yumuşak başlılığını düşündükçe içim eziliyor.o yapıyı önce sertleştirip sonra da kırdılar acımasız gece vakti şövalyeleri.kişi en tiksindiği şey mi oluyor zamanla?bırakayım da kendim olayım yinede her koşulda tiksindiğim.
bir kova balçık altında kalan zavallı güvercin sürüsüyüm bağrına basan bir toprak ana olmaksızın acıyla haykıran göklerde.ateşle oynuyorum bile bile dünyada ondan daha güzel bir oyuncak olmadığını.
ben benim ve kimseye muhtaç olmadan, ihtiyaç duymadan ilerliyorum.sevsemde, ölsemde doğsamda sonuç hep aynı.daima yalnızım..
zirve saatinin erkene* alınmasının sorumlusu olduğunu öğrendiğim yazar. bir de erkenden ayrılmıştır zirveden apar topar, asıl eğlenceleri kaçırmıştır. kısa süreli bir görüşme olmasına rağmen ne kadar tatlı mı tatlı şeker mi şeker bir insan olduğunu anlamışımdır. *
Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar
tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür.
hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü
şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin
telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot
olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç
alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. zaten siliyoruz. İçeriğimizin bir
kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden
sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden
hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış
sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap