"muzisyenin ne kadar cok bagirdigi mi, yoksa sarkilara kendisinden ne kattigi mi daha onemlidir?" gibisinden bir soru sormak gerekir bu sahisla ilgili olarak. her sarkiyi suratini eksitip cigira cigira soylemekten vazgecerse eger, hem dinleyicilerine bir iyilik yapmis, hem de boynundan firlayacakmiscasina tum hasmetiyle ortaya cikan damarlarina eziyet etmeyi birakmis olacak...
ama bunlar pek kimsenin umrunda degil tabi. mikrofonu sayin gocer e verin ve bagirsin, ne de olsa tenorluk muessesesi bagirmaktan ibaret, baska hic bir sey yok.
doktor kalması daha halk sağlığı* açısından daha hayırlı olan insan ,o tiz sesiyle sarı sıcak adlı programı her şarkıya dalarak bana zehir etmiş insan ,şef olsam korodan batonla kovarım o derece ,sanat müziği senin neyine yahu
ibrahim tatlises in senfoni orkestrasıyla konser vermesine burun kıvırmıs,bir ay sonra da burun kıvırdığı ibrahim tatlıses in programına konuk olmuştur.
bizim fakültede asistanlardan birinin önceden sesini severdim şimdi onu da sevmiyorum deyip beni hakkında kötü düşünmeye sevkedip, asistanın neden böyle bişey dediğini anlamaya çalıştığım doktor şarkıcı.
tıp fakültesi mezunu tenor
cennet adlı şarkısını her duyduğumda
cenneti değişmem saçının teline şeklinde söylediği kısmın
cennete değişmem saçının telini olması gerekmezmiydi abi yaa diye düşünmeme neden olur
time to say goodybye adlı parçayı andrea bocelli`den daha iyi yorumlayacağını söyleyerek beni dumura uğratan, bsg dedirten yandan yemiş popçu. asıl mesleği olan cerrahlığa dönmesi gerektiği kanaatindeyim.