kaza yapıldığı ve ya modifiye edilmeye çalışıldığı anda fabrikasının el koyduğu araba. arabanın içinde bir yerde bir zottirik vardır ve ne zaman nerede olduğunuzu fabrika bilir.
pininfarina tarafından tasarlanan araclarıyla unlu bir italyan otomobil firması. kendine özgü satıs prensipleri bulunur. yılda 5550 arac üretir, her ülkeye sınırlı sayıda siparis üzerine arac yollar. bazı modellerine sahip olabilmek icin daha önceden ferrari kullanmıs olmak gerekebilir. dunyada ferrari sahiplerinin yas ortalaması 40 uzeridir, en genc kullanıcıları turklerdir. ferrari satısı turkiyede fermas tarafından yapılır. satıs muduru ferhat beyde enteresan bir kisilikmis.
italyanların dünyaya en büyük armağanıdır ferrari. yıllardır en çekici otomobildir. ama sürüşü gerçekten çok zevklidir.
180 cm boylarında biri genelde spor otomobillere zor biner.koltuk disepsi ile pedallar arasındaki mesafe genelde kısadır. maranello karşında safkan bir at gibi durur. ve içine girersin. kırmızı kaporta rengiyle bej koltukların uyumu gerçekten çok hoştur. koltuğunu ayarlarsın ve kontağı çevirirsin. fakat çalıştıramazsın. yanındaki seni hemen uyarır. ferrari modellerinde kontak ancak frene tam olarak basıldığında çevrilebilr. bir heyecan kaplar içini. Çalıştırırsın ve birinci vitese geçersin.gaz pedalı o kadar duyarlıdırki,hafif dokunduğunda bile kamçı vurulmuş bir at gibi ileri doğru kendini atar maranello. aslında bu vahşi attan korkarsın. çünkü kontrolü zordur.
ana bir yola çıkarsın ve ikinci viteste 130 km hızı gorebilirsin. 7 saniye civarında bu hıza ulaşmakta gerçekten çok şaşırtıcıdır. gaza yuklendikçe hızın artar. fakat istanbul şartlarında bu hızı yapmak kolay olsada sonuçları çok tehlikelidir. fakat maranello sürmek tüm gözlerin üstünüzde toplanması demektir. buda haliyle insana bir huzursuzluk verir. doyamazsınız bu sürüş keyfine. fakat her güzel şeyin bir sonu vardır. sağ koltukta oturan araba sahibine bu safkan otomobili teslim eder ve unutulmaz bir deneyim yaşamanın verdiği keyifle hayatınıza devam edersiniz.
amerikalıların yapamadığı tek şey. bir amerikalı mühendis ve bilim adamı ferrariyi incelemiş. sonuç: anlam veremedikleri motor dışında difransiyel takımıymış. ve aralarında geçen sohbet:
-dünyanın en güzel ülkesinde oturanların sürüşüne layık bir araba
-evet haklısın, zaten bizim dedelerimiz oradan kovulan serseriler değil mi?
-doğru, biz aslında italyanız.
fazla söze gerek yok. iki amerikalıyı bile tarhsel çelişkiye düşüren bir icat ferrari. araba kesinlikle değil!!