1903-1967 yılları arasında yaşayan türk ressam. çocukluk yıllarında salgın olan ispanyol gribini annesine bulaştırmış, annesinin ölümü üzerine uzun yıllar suçluluk duygusundan kurtulamamıştır.
sanatı,özellikle resim sanatını daha başlangıcından itibaren "idealize" etmişti. fikret mualla'ya göre,resim her şeydi. varılacak en son noktaydı. o "son noktaya" fikret mualla,düşünceyle entellektüel bir yaklaşımla değil sadece sezgileri ve yeteneğiyle varmak istediğini söylemişti.sezgisi ve yeteneğiyle ortaya koyduğu resimler ise bir açıdan onu bohem yaşamını yansıtmıştır. yaşamak için çok resim yapmak zorunda olan fikret mualla,yaşam biçimi gereği,resimlerinin büyük bir kısmını bir mektup kağıdı büyüklüğündeki kağıtlara guvaşla yapmıştır.spontane bir ressam olması da bu eserlerinin bir diğer çıkış noktasıydı.sergi afişleri,mektup kağıtları hep onun resim kağıdı olmuştu.hemen kuruyan bir boya ,bir anda,bir seansta çözümleyebileceği bir boyut gerekiyordu ona...