insanın kendine olan özgüveninin ve beğenisinin en farklı ifadesidir.
bir nevi narsist bir yaklaşımdır.
bir de bunun koklama kısmını şaka yollu bi başkasına yaptırmak vardır...
yıl 2004, bir yurt:
yurdun 4 sakininden biri uyumuş, tıbbiyeli ders çalışmakta bu sırada ben ve hacı canımız sıkkın, atraksiyon peşindeyiz.
hacı götünü kaşımaktadır.
ardından aklına iğrenç ve basit bir şaka gelir. ders çalışan tıbbiyeliye zaten gıcık olunmaktadır ve cezası bu eli koklamak olmalıdır. eldeki mayhoş koku dağılmadan derhal elemanın odasına dalınır:
hacı: lan kara (tıbbiyeliye), elimi bi koklasana lan bak bi parfüm sıktım nası kokuyo?
(kara zaten kol kadar anatomi kitabının tetiklediği beyin amcıklamasıyla hacının elindeki o buruk havayı alveollerine kadar çeker. ardından içerde uyuyan diğer elemanın akat 2000 marka parfümünü koklattığımızı zanneder.)
kara: üff ne lan bu? akat 2000 mi?
hacı: yok lan makat 2004!
yurdum insanının kendinden çıkana olan saygısını gösteren bir eylemdir.
yurdum insanı kendinden çıkan şey ne olursa olsun çıkan şeye hürmet eder.
bir annenin çocuğuna duyduğu sevgi gibidir kişinin osuruğunu koklayarak haz duyması.
oluşan koku ne kadar iğrenç ise osuran insanda salgılanan mutluluk hormonu miktarı o kadar fazla olur.
bu,yapılan araştırmalarla tastiklenmiştir.
bu insan grubu içersinde osuruğunu avcu içersinde saklamaya çalışan bir kesimde vardır.
(°bkz: burundan çıkan sümüğü kanepenin altına yapıştırmak)
(°bkz: kulağını karıştırıp elini koklamak)
(°bkz: iğrenç başlıklar)
talat : bir de eli kaşıdıktan sonra götü koklamak var.
ben: ya keees ya.
talat: mesela bu son dediğimde, hastamız götünü koklama hastalığına düçar kalmış. şu elimi bir kaşıyım da hemen götümü koklayayım diye fırsat kollay..
ben: yarın evi terk ediyorum talat, bir laf daha edersen. kaşınma!!