hatiralar ile ilgili bir sarki dinlenildiginde basa gelecek durumdur adam tam dalmisken yanindaki arkadasi gozlerinin onune elini tutup sallayarak hey burda misin sen der kufur yemeye hazirlanmis kisidir muhtemelen.
gerçekten gözü dalmamışsa "entelim dantelim" izlenimi vermeye çalışan insan olabilir. turkish english`de "my eyes are diving" diye dillendirilen deyimdir ayrıca. **
sigarasını dumanını üfledi manzarasının önüne... denizini gölgelendirdi duman. yine de bozamıyordu önündeki güzelliği. bir yandan düşünmeye çalışıyordu. bazen düşünürdü(!) düşünmek canını acıtmadığı zamanlarda.. ama olmuyordu, düşündükçe aklına eski günler geliyordu. gözlerinin kenarına bir damla yaş iliştirilmiş hatıralar.. ne kadar acı! hatırlamaktansa, susmayı ve silmeyi tercih ediyordu artık. böylesi daha kolay nasıl olsa.(neresi kolaysa)
ısmarladığı çay gelmişti.. her zamanki gibi ince belli bardakta, tavşan kanı. çay-sigara-deniz.. muhteşem üçlü. anılar-düşünceler-gözyaşı... bu hiç yakışmayan üçlü..
o kadar dalgın olmuştu ki son günlerde. sürekli küçük şeyleri unutur hâle gelmişti, asıl unutmak istedikleri canlanırken zihninde. ne kadar ironik!
yanına gelen kişiyi farkettiğinde gözleri çoktan kayıp denizlere dalmıştı bile.. kendine geldiğindeyse yanındakinin gözlerinde kaybolacaktı, habersizdi... ah, gözleri hep böyle yakın uzaklara dalsa keşke! **