sanırım "güzelliğin on par'etmez bu bendeki aşk olmasa" mottosuyla söylenmeye çalışılmış bir söz. ama kullanım bakımından olsun, etkileme bakımından olsun, dizim bakımından olsun havada kalmış ve anlam denen gövdenin oluşumunda gerekli olan bu köklerin eksikliğinden dolayı anlamsız olmuş bir cümle (ne diyor lan bu).
bu, cümlenin gramatik analiziydi, gelelim temaya, oradan inelim işin felsefesine. bir kere "güzel olduğun için sevmedim ama sevdiğim için güzelsin" gibi laflar tamamen yalan. bal gibi de güzel olduğu için birlikte olunuyor, tanıdıkça ve samimi olundukça arada aşk var sanılıyor, aksini iddia edenin dilini eşşek arısı...
öhö öhö, neyse. diyorum ki bu işleri bırakalım, çiçek, böcek, pembe, aşk, jötem, romantizm gibi kelimelerin arkasına saklanmayalım. çılgın buzdolapçı mantığıyla gidersek, romantizm, erotizme giden yolda beynimize oyunlar oynayan bir merdiven gibidir. amaç her yerde aynı, hayvanız, daha ötesi değiliz. bugün bu laflarıma gülenler beş sene sonra hak verecektir, hadi bilemedin 7 yıl, üçüncü bir asal sayı ihtimali yok. her erkek tanıdığı, bildiği ve ayarlayabildiği karakter + güzellik ortalaması en yüksek kızla birlikte olur, hatta ilişki ciddi değilse karakter bile hava cıva. gerisi palavra, bullshit, bu da nokta.