şahsım tarafından " gözleri olup da görmeyenler, kulakları olup da işitmeyenler"e ithaf olunmuş bir cümle.
insan dediğin garip bir varlık. düşüncelerini bilimsellik kisvesi altında pazarlarken, bilimselliğin objektif kriterler içermesi gerektiğini anlamaktan aciz hale geliyor. ideolojik penceresinden süzüyor gerçeği, "sağ" gösterip "sol"u vuruyor mütemadiyen. hakkını teslim etmesi gereken insanların hakkı karşısında uçkur çözüyor. emek iğfalinin başka bir biçimidir bu da.
o dilimize pelesenk olan bilimsel bakış elbette tarafsız değildir. zira tarafsızlık, zımni bir taraf tutmanın nazik biçimidir. maksat hayat içinde bir yol haritası çizerken kendimize, "önyargısız" bakmak ve anlamak değil mi "öteki"ni de ... taraf olmadan önce, başkaları ne diyor diye kulak vermek değil mi. hangi büyüteçle görüyoruz hayatı, nasıl bir boy aynası karşısına geçip gerçeği eğip bükerek seyrettiğimiz ? aktarılan niye sadece " o " bilgi misal, niye sadece " o " yorum ...
ahkam kesiyoruz " çağdışı " fikirler karşısında. kaç kitabını okuduk o "çağdışı" fikriyatın temsilcilerinin misal ?
ya da " vatan haini " dediklerimizin insanlığı kucakladığının farkında mıyız ? ideolojik yelpazenin hangi tarafında durursa dursun, o vatan haininin şiirlerinde sağcısının,solcusunun beraber ağladığından haberdar mıyız ? hayatını değerlendirmeden önce her kaynağı okuduğumuzdan emin miyiz ? şayet yapı-kredi yayınlarına göre sabahattin ali eceliyle ölmüş de o bakımdan söylüyorum. kuşatıldığımız manipülasyon çemberi dışında bir fikir dünyası kurabildik mi kendimize ? alıntılarımızda "bazı" fikirleri aşağılama maksadı mı güdüyoruz hala ?
sorular yararlıdır, arada yoklamak iyidir kendini. ahkam kesmeden evvel. at gözlüğü çıkarmak da öyle kolay değildir. bilimsel kanıtla gel diyen için bir okuma listesi de önerebilirim. ama önce atasözü ve deyimler sözlüğüne bakalım: " gırtlak dediğin dokuz boğum, yutkun yutkun konuş "