insan gece oluncamı hüzünlenir yoksa hüzünlenmek için mi geceyi bekler sözünden yola çıkarak hüzünlenmenin meydana geleceği an ya da hüzünlenmek için beklenen zaman.
günün en sevdiğim zaman dilimi. gündüzün gürültüsünden, dertlerinden sıyrılma zamanı. karanlıkla birlikte gelen huzurun ve sakinliğin habercisidir geceler. her ne kadar kişinin kendini fazlasıyla dinlemesine sebep olsa da, bir fincan kahveyle en keyifli anları yaşatabilecek kadar yalındır.
güneş ışığıyla kamaşan gözlerinizin seçemediği, günün koşuşturması içinde kaybolan, kaçmaya çalıştığınız her düşüncenin, hissin gelip yüreğinizin ve beyninizin tam ortasına çöreklendiği, sessizlikte kendinizi dinlemeye başladığınız yüzleşme zamanlarıdır. gece; şaka gibi bir hayatın içinde unutmayı ve yok saymayı seçmemek, hatırlamaktır. yalnızlıktan korkmamak, kaçmak değil üstüne gitmektir. geceyi sevenler bu yüzden kendiyle bağını koparmamış, soru sormaktan korkmayan, hayat geçip giderken uyumaya razı olamayan " garip " insanlardır.
gece, insanların duygularını en yoğun yaşadığı vakittir. neden böyledir bilinmez ama böyledir işte. mesela düşünelim.
acaba hangi mükemmel şarkı sözleri sabah uyanan şair tarafından, daha şafağı patlamadan yazılmıştır?
gecenin böyle olması sebebi sanırım etrafın sessizleşmesinden kaynaklanan, insanın kendine vakit ayırdığı, boş kaldığı ve düşündüğü zamanlar olmasındandır.
hemen düşünelim.
acaba hangi mükemmel şarkı sözleri kalabalıkta yazılmıştır?
her gece yüreğimde yoksul bir çocuk yürür
yamalı pantolonu, yırtık kundurasıyla
yüreğimde her gece bir yoksul çocuk büyür
ve küçülür yüreği büyümenin yasıyla
her gece gözlerimde öksüz bir çocuk ağlar
titreyen dudakları , ürkek bakışlarıyla
gözlerimde her gece bir öksüz çocuk çağlar
asılır kirpiğime yağmurdan saçlarıyla
ve her gece yarısı çoğalır sensizliğim
karanlığın içinde bir güvercin can verir
ve her gece yarısı çoğalır sessizliğim
yoksul ve öksüz kalbim yavaş yavaş tükenir
karanlıkların hanedanıdır, yalnızlıklar mabedi. insanın aklına bu vakitlerde takılır sorular, sorunlar. umutlar, umutsuzluklar, yağmurlu günler bu saatlerde hüzüne sarılır ve ruhlara dolar. sanatçı bu saatlerde, bu renklerde yapar resimlerini, yazar en karanlık şiirlerini. ölüler bu saatlerde çıkar mezarlarından, ayyaşlar sahilde kendi şereflerine şişelerce hayat ve yıllarca şarap yudumlarlar.. sakin ve umursamaz düşünceler bir bir çıldırır, bir bir güçlenir ve hayatlara yön verir. ne yaptığını, ne ettiğini bu saatlerde, bilemez insan. bilemez ne yazdığını.
bu saatlerde sever insan yaşamayı, yahut çekilir düşüncelere, hayaller kurmalara, kirli ve paslı bir somyada. sıkıntılı saatlerdir, boğarcasına yakalar insanı bu karanlık. belirsizliğin saatleridir, güneşi bekler umut etmek için.
akıp giden nice değerli hayatlar gibidir, yaşanması gereken; ancak daha önce yollarda, ruhlarca terkedilen..