aslında o kadar sessizdir ki gece,içinizde bağıranları rahatlıkla duymaya başlarsınız.ve eğer amacınız düşünmek değilse gecenin sessizliği sizi çok yorar.çünkü bu sessizlikte beyninizde fısıldayarak konuşulanları o kadar rahat duyarsnız ki gecenin sessizliği bir ses olur sanki.
gecenin sessizliği yazın yerini denizin sesine bıraktığı zamanlar çok güzeldir.denizin sesi gecenin sesi olur ve bütün sesler rahatlıkla duyulmaz olur.
gecenin dinlenme zamanı geldiğini anladığı vakit.
kendi renginin ruhuna bürünmüş hâli. işaret parmağını dudağına götürüp, şşştttt yapıyor herkese. sessizlik diyor. bu sessizliğin sesi de bir başka güzel oluyor yahu.
gece de uyuyor. ne var? uyuyan gece görmediniz mi siz hiç?
bir vapurun güvertesinde, üzerine rüzgârları palto yapmış, örterek uyuyor. belki aşık olduğu sehri uyandırmaya kıyamadığı için parmak uçlarında yürüyor. geceleyin su içmek istiyor, şehrin yanından yavaşça kalkarak, sessiz adımlarla bir deniz kenarına gidiyor, gece renkli bardağına buz gibi su doldurup, içiyor.. sonra yine yatıyor, sevdiği şehrin kolunu kaldırıp, koynuna giriyor. ama hiç ses etmiyor..