bir kayıp yaşadığının göstergesidir.
ölüm olur kimi zaman bu kayıp
kimi zaman yitip giden bir sevgili
kimi zaman farkettiği hataları
sonuçta mutlaka eksidedir.
tek iyi günde aglamaları cocukalrı olduğu zamandır ben öyle gördüm.
bir kadının çığlıklar atarak eline geçirdiği tüm vazoları sağa sola fırlatıp parçalamasına ve soyunup sokaklarda çıplak koşmasına, kederin yoğunluğundan kafasını kaldırıma vura vura parçalamasına bedeldir.
gerçek bir bilgenin ve savaşçı ruhlu bir erkeğin ise kaşlarını çatmasına eş değerdir.
erkeklerin ağlaması; gerçekten erkek olanları için, bileklerinden sızan kan kadar içten ve acıdır... kesinlikle kadınların gözyaşlarına benzemez, kendilerinden başkaları için de samimi bir şekilde ağlayabilir erkekler. ancak kadının gözyaşlarında bir yerde mutlaka kendileri vardır.
zordur abi çok zordur.. bi damla göz yaşı gelir sol gözüne.. akmaz bir türlü aşağıya.. kesif bir baş ağrısı yapar.. dayanılmazdır..
aslında ağlarız.. o sol gözdeki bi damla göz yaşı var ya .. okyanus büyüklüğündedir aslında.. sağanak şeklinde ruhaniyetini ıslatır adamın.. perişan eder.. ruhunun kanatları da ıslanır.. uçamaz..! yüzme de bilmez zavallı.. öldürür yani insanı..
kadınların ki gibi ulu orta degildir ve yeri gogu inletmez. sessiz kendi icinde, derin ve anlamlıdır. nadirdir. ne kadar guclu oldugunun onemi yoktur mutlaka aglar aglatılır. aglatanın haberi olmaz. tavsanın daga kusmesi gibidir.
sen öperken yeni sevgilini
çok eskimiş dudaklarınla,
ben.
beti benzi atmış bir yangından çıkarılan
moloz yığınıyım artık.
eskiciye satsan arta kalanlarımı
en güzel sözlerimi hurdacıya versen,
ve ne kadar itfaiyeci çağırsan,
bir türlü sönmeyen yüreğimdir
senden gitgide soğuyan.
biri var duyarsın, ansızın.
kuytu bir köşede
çok ölmüş az yaşar.
bilesin erkekler,
sessiz ağlar.
gayet olağandır ve evet biz kadınlar dudağını büken bir erkeğe bile kıyamaz ve öpesimiz gelirken ağlamaları iyien iyiye duygu sömürüsüdür ve biz de yeriz.bir de kadınlara derler..
çoğunlukla egosunun büyük yara aldığının kanıtıdır.
genel olarak bok gibi bi sahne olduğundan, itina ile kaçınılır. yiğitle bok sürdürmemek değil yani amaç, bi kere aynada görmeyiver kendini ağlarken, elinden geleni ardına koymuyorsun bi daha olmaması için.
iki erkeğin ağlamasından daha iyi, bir erkeğin hiç ağlamamasından daha anlamlıdır. nitekim erkekleri ağlatan da ancak yine çok ağlamalarından şikayet ettikleri kadınlardır.
kadınlar mı? onlar nasıl yapıyor bilmiyorum ama hem bukadar ağlayıp hem de ağlatabilen bir yetenekleri var. hem etken hem ettirgen. bravo valla.
erkek olan sözüm sana. bak yukarıda okadar açıklama yaptım. bir adam ol bakayım ağlama öyle. insanı hasta etme. beni sinirlendirme.
gözyaşınında hüznünde yakışanı vardır adama; bakmaya kıyamazsın için acır, bir şeyler akar gider içinden. samimiyettir insanı etkileyen hüzünde, sahteliği hissedersen sadece itici olur. erkek ağlıyorsa erkek gibi ağlamalıdır, saklamadan utanmadan. duygularını da erkekçe gösterebilmelidir, yeter ki samimi olsun. ama gözyaşları hüzünden olsun, yakıştıramam bir erkeğe mutluluktan ağlamayı o anaçlığın göstergesidir. ya da sinirden ağlamayı o da zayıflığın göstergesidir çünkü. sinirden ağlayan erkek hep aciz gelmiştir bana. ama hüzünle dökülen gerçek olduğuna inandığım o birkaç damla gözyaşı dağıtır beni, cesaretine hayran olurum bi kere ataerkil ya bu toplum, ağlayan erkek güçsüz sanılır hep. oysa güçlü olan odur, güçlüdür çünkü korkmaz ne derler diye. misal sevdiğini kaybetmiştir adam, napsın güçlü olmak zorunda mıdır? insan olmaktan gelmez mi ağlamak, vicdandan kalpten gelmez mi? kalp taşıdığı için mi utanmalıdır adam ya da vicdan sahibi olduğu için?
hata yaptığında da pişmanlıktan ağlayabilmelidir, ama samimiyetle ben pişmanım diyebilmelidir. kadın gibi silah olarak kullanmamalı alışkanlık yapmamalıdır ucuz olur. değerlidir benim için bir erkeğin gözyaşları zordur onların dökülmesi çünkü. bir erkek kadın gibi kolay ağlayamaz. bu yüzdendir kadınların dayanamaması erkeğin ağlamasına, yalan değil ya bende dayanamam.