durumu acınılası zavallı aşıktır. arada eski bir tabirle arada dağlar vardır. ne buluşulur ne unutulur. en fazla telefonla araşılır. o mukaddes gidilesi gün iple çekilir sabırsızlıkla beklenir.
zor bir durumdadır bu zavallı asık. göremezsin. dokunamazsın, anca sesiyle onu hissetmeye calısırsın. uzun süreli ilişkilerde pek sorun yasanmaz ama hele de yeni başlamış bir ilişkiyse özlem insanı iyice perperişan eder. yazıktır, oyalanacak, günü geçirecek birşeyler bulunması gerekir.
``gözden ırak gönüldende ırak``durumu olması muhtemeldir. tabi adamına göre değişir.karşıdaki adamsa bu söz dikkate alınmamalıdır. zamanla telefonlar azalır, ses değişir suskunluk artar.. uykuyu seversin. çünkü en azından ruyanda gorursun. müziği daha cok seversın cunku her sarkı onadır. amaaaann sonra zaten malum son dedıgım durum.
göte gelmiş kişiliktir... düşünür düşünür de genelde işin içinden cıkamaz. cok özler deli gibi hem de... ama bir türlü istedigi gibi onunla olamaz bir türlü söylemek istediklerini istedigi gibi ifade edemez... hep düşünür, ağlar, onun resimlerine bakarak gözyaşı döker, resimlerini okşar sever, aniden bir müzik calar onu hatırlatan ve birden dökmeye başlar gözlerinden... ne yapsa onu hatırlar nereye baksa onu görür, her kelime de onun nefesiyle güç bulur. herşey bir kenara varlığı bile yeter der. onu düşünmek bile o kadar güzel ki diye iç geçirir. hep böyle güzel gözyaşları dökmek ister, içinde hüzün barındırmayan... sevmek böyledir işte hele bir de gurbetteyse ayrı bir bağlanır sevmişse , seviyorsa , sevecekse... sevmek böyledir işte ...
sevgili bütün geceyi otobüste, adım adım senden uzaklaşarak geçirmiştir.. iki ay önce birlikte, omzunda, kucağında kıvrılıp uyuyarak gidip geldiğiniz o yolları, şimdi yalnız başına gitmekte.. kocaman iki hafta görememek ne kadar da kötü.. sarılamamak, öpememek, koklayamamak..
hele o yavaşça hareket eden otobüsün arkasından el sallamak yok mu.. ya o gözlerde birikmeye başlayan yaşlar.. giderek dayanılmaz hale gelir ve sonunda pes edersin; soğuk, karanlık gece, kafanda kapüşonun, gözlerinden akan sıcacık yaşlar.. ve en hafifi böyle geçecek, hatta giderek şiddetlenecek on beş karanlık gece daha..
*
Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar
tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür.
hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü
şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin
telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot
olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç
alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. zaten siliyoruz. İçeriğimizin bir
kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden
sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden
hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış
sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap