hakkari türkiyenin en ucundaki şehirlerinden birisidir. 2002de irandaki zağros dağlarının germas doruğuna çıkmak için çıktığımız bir dağcılık gezisinde görmüştüm ilk bu şehri. adeta yüzlerce doruk birbiriyle göğe çıkmak için yarışıyor. böyle çetin bir coğrafya. şahsen bulunduğum yüksekova , şemdinli ve hakkari merkezinde şehir hakkında gözlemler yapma şansım olmuştur. arap, kürt, süryani, acem ve türk kültürünün esintileri görülmektedir. fakat terör eylemlerinden dolayı halk yabancılara korkar gözlerle bakmaktadır. yüksekova ilçesinin merkez caddesinde gördüğüm lüks ve şafatat beni çok şaşırtmıştır. arazinin yapısından dolayı halk hummerlara, range roverlara saldırmıştır. genelde her evin önünde bu tarz bir araç vardır. emin olun türkiye ortalamasının çok üstünde zenginlik vardır. eğitim, sağlık hizmeti devlet imkanı yok denilmektedir. fakat öğretmenini doktorunu öldüren, tehdit yoluya tekrar batıya gönderten ve teröre %95 oranında destek veren bir halk yüzünden böyle bir provakosyana maruz kalmıştır. 1923 ten beri hakkaride 23 isyan olmuştur.
aslında devlet hakkariye yatırımı asla eksik etmemiştir. fakat dış güçler ve bölücü unsurların etkisiyle biz batıda büyümüş insanlara kanayan bir yara,sefaletin doruk noktası olarak gösterilmiştir. heryerde olduğu gibi hakkaridede sefalet, fakirlik var. fakat abartıldığı kadar değil ve kesinlikle ortalamanın üstünde değil.