neyzen çaldı, hacı okudu. hacı okudu, neyzen çaldı. böylece günü geçirdiler. rakı tükenince getirttiler. üçüncü gün peştamalları da attılar. çırılçıplak, ney çalarak, okuyarak, şiir söyleyerek günü geçirdiler. hamamın sıcaklığı da onları bol bol terletiyor ve bu yüzden içki tutmuyor, adamakıllı sarhoş olamıyorlardı. ne yapmalı? neyzen hemen kararını verdi, sırtına bir peştamal alarak sokağa fırladı. direkler arasındaki sokrat eczanesine koşarak büyük bir sise eter aldı. hamama dönünce eteri, rakıyı kurnaya döker. başlarlar içmeye.
taslar çoktan kurnanın dibinde, rakının içinde, kim çıkaracak? esasen tasa ne hacet var, beygir gibi eğilip içmek dururk eğilip lakır lakır içerler. bu cümbüş dört gün sürer. nasıl oluyorsa, iki kafadar adem, havva, şeytan ve cennet hakkında bir bahse, bir münakasaya giriyorlar.