oruçlu iken aç bi ilaç işten dönerken ve binbir çeşit yemek gözlerde uçarken ailenin topluca şehrin öbür ucunda ki anneanneye gittiğinin öğrenilmesidir.
hakkında sayısız şiir, şarkı, kitap yazılan duygudur, insanların ortak noktasıdır. nasıl düşmeden büyümeyen çocuk olmazsa hiç hayal kırıklığı yaşamamış insan da olmaz. Çünkü istesek de istemesek de, planlı programlı, imkanlı imkansız, saçmasapan ya da mantıklı da olsa hepimiz hayallerle yaşarız ve elbet bir kısmı başarısızlıkla sonuçlanır. Üzülür, atlatır, alışırız.
henüz yeni ayrılınan eski sevgili mertebesine erişmemiş insan evladına ya bak ayrılmayalım nolur, yanlış anladık birbirimizi bik bik diye açıklama içerikli, bataklıktaki son çırpınışlar misali bir mesaj yollanılır. ve ardından heyecanla beklemeye başlanır. dakikalar saat gibi gelir insana. telefon elden düşürülmez, sürekli bir bip sesi duyulur gaipten ve telefona bakılır ama sesin hayal ürünü olduğu anlaşılır. beklemeye devam edilir. saatler geçer, hatta günler... hayal kırıklığı böyle bir şeydir işte..
bazen kacınılmazdır, bile bile yasanır. kafada yazılanların gercek hayattan farklı oldugunun yüzüne vurulmasıyla can acıtır en cok da. belki de sonsuza dek göremeyecegin baba olabilir, ansızın gitmiştir ya da kapının tık etmesi, uyandıgın da evin, bos evin ugultusu. hep seninim diyeni bir baskasıyla görmekte mümkündür. bir sekilde yaralar, unutulmaz. yasanacaktır elbette(!), her hayal gercek olmaz ki. bırakıp giden de olacaktır, seni hatırlamayan da..
güvenme ihtiyacından doğan, birilerine hakettiklerinden fazla değer vermeyi âdet edinmiş ve her defasında bir daha böyle yapmamalıyım diye kendine tutamayacağı sözler veren insanlarda kronikleşen durum.
geliyorum diyen kazadır. birine 5-6 numara büyük geliyorsanız ve hala alçakgönüllülük edip ona hakettiğinden fazla değer veriyorsanız tabi hayal kırıklığına uğrarsınız. pabucunuzu baş tacı etmeyerek önlem alabileceğiniz bir durumdur bu.
hayal edilen şeyin yerle bir olması...hani bir gökdelenin tepesinden aşağıya cam parçası atarsanız alacağı hal vardır..tuzla buz olmuştur.. öyle bir şeydir hayalkırıklığı. beklediğin, düşündüğün, bir gökdelenin tepesinden tam da caddenin ortasına atılmıştır..toplama ihtimalin yoktur, yapıştırma ihtimalin de....
çocukluğumuzda başlar süperman olamayız hiçbir zaman ergenlikte devam eder hayal edilen sevgiliyi alamayız kollarımızın altına orta yaşlarda sürer yaşlanırız istemesekde öldüğümüzde bile arkamızdan söylerler daha çok hayalleri vardı rahmetlinin diye.
kullanma kılavuzu olmayan tek şeydir hayat.bazen seviniriz bazen ise üzülürüz işte bu üzüntülerimizin çoğu gerçekleştirmeyi hayal ettiğimiz şeylerin gerçekleşmemesi bazen ise gerçekleşmesidir.