"hadi kırmayayım şu ibne kuşu da biraz anlatayım" dediğim gürûh...
tamam amaçları iyidir, güzeldir. fakat altrüist duygular sınırları içerisinde yapıldığına emin olamam hiçbir zaman.
ne bileyim, birilerini teselli edince aslında kendini teselli eder. vardır ki bir açığı, söylemez doğruları karşıdakine. anlık olarak kapatır müşterek açığı. ee tabi sonra karşı taraftakinin açığının yarık olması içten bile değildir. aslında içtendir lan!
hatta bazen sizin fazla önemsemediğiniz bir sorunu söylersiniz mr. comforter`a, öyle bir teselli eder ki sizi, sorun olduğundan da büyür gözünüzde.
yalnız, ben de çoğu zaman bu grubun içine atlarım. "iki nokta üstüste"nin yanında, parantez açma yerine kapama simgesi görmek kimin hoşuna gitmez ki a dostlar...
(biraz rahatladın mı dodo? bak ben de sendenim. takma kafana!) *
tesellinin sınırlarını aşmak!
iyilik meleği misin sen?yoksa fazla iyimsersin de kör müsün?
ben berbat bir haldeyim dostum, lütfen biraz daha yakından bak bana!
yaklaş, biraz daha.
şu içinde bulunduğum lanet olası duruma bak.
sen bana ne teselliler veriyorsun öyle, bunu yaptıkça çok komikleşiyorsun.
üzgünüm; ama aptal değilim.
teselli bir çadır; ben bunun altına daha fazla sığınıp korunamayacağım.
sen de beni kolumdan tutup oraya çekmeye çalışma daha fazla, gelmeyeceğim.