belki de hiç tanımadığınız birisine selam vermektir bazen. bazen, sabahlara kadar sevişmek. bazense hiç yorulmamacasına koşmaktır. ıslanmaktır belki de, sevgilinizle yağmur altında. bazen hayal kurmaktır. bazen gerçeklerden kaçmak...
tüm bu bazenlerin toplamında hayatın hakkı: ertelememektir hiçbir şeyi.
genelde isyan etmekten yaşamayı unutmak neticesinde hakkını alamaz hayat. hayatın hakkını vermek yerine, "hayat benim hakkımı vermedi, ben bunu hak etmedim" diyerek karşı çıkılır yaşamaya. yahu hayatı kendine zehir eden senken, nasıl hesap sorarsın.(istisnai, elde olmayan sıkıntı ve dertler hesaba katılmamıştır.) o kadar çok vermeden almaya meraklıyız ki, bir şey almadan karşılık vermiyoruz. önce hayat bana hakkımı versin, sonra ben onu adam gibi yaşarım, mentalitesiyle gidersen çok acı çekersin daha. sen bir kolları sıva başla bakalım, gerisi gelir elbet. isyan etmektense bir adım at. bir şey yap. başkası için de değil, yine kendin için. neyin karşlığını beklemeden, verdik ki önce.. "önce sen" nidalarıyla ortada gezerken, değil hayatın hakkını vermek, "hayatının" hakkını vermekten aciz yaratıklar oluyoruz. yazık ediyoruz...