** hayatta öyle dönemler yaşarız ki; sanki olmadık bir zamanda her şey aynı anda kötüye gitmeye başlamıştır. böylesi dönemlerde iyi giden şeylere bile bok atma çabası içine gireriz. hastayım, derslerim kötü, ailemle kavga ettim, sevgilim de yok, vs vs vs şeklinde bütün olumsuzlukları ardarda sıralamaktan mazoşist bir keyif alırız sanki. abartılınca intihara sürükler tabi ama normal ya da anormal olan her insanın hayatında yaşaması kaçınılmaz dönemlerden birinin bu olduğu inkar edilemez.
içindeki boşluğun bir türlü dolmamasıdır. hayata tutunacak bir nedenin, ya da devam edecek gücünün kalmamasıdır. en yakınından kazık yemektir bazen, güvenememektir artık insanlara. yorulmaktır, hem de çok yorulmak... bakmak ama görememektir belki, hissedememektir, sevememektir en önemlisi....
tam anlamıyla dağılmışlık halidir ve 24 saat etrafına gülücük dağıtan insanlarda dahi görülür.
aynaya baktığınızda dağılmış bir insan görmektir hayatın anlamsız gelmesi.denizi izleyince kederlenmektir hayatın anlamsız gelmesi.kötü hadiselerin üst üste binmesi nedeniyle hayat anlamsız gelir insana.kaybedicek bir şeyinin kalmadığını düşünür insan böyle zamanlarda.ama görünürde her şeyini kaybetmiş gibi gözüken bir insanın bile kaybedebileceği son bir şey vardır.o da kendisine olan saygısıdır.önemli olan her türlü zorluğa rağmen bunu kaybetmemektir.
bazen umudun tükendiği noktada ortaya çıkan düşüncedir.böyle düşünen bir insan büyük ihtimalle hayatına anlam katan bir değerden vazgeçmek,uzak kalmak zorundadır.gayet rahat bir hayat yaşayan insanlarda bile belli dönemlerde böyle bir düşünceye rastlanır.hayatı hayat yapan bir değer eksiktir mutlaka.bir de şu vardır:hemen hemen her insan kendisine "madem yaşamın sonu belirsizlik,ölüm o zaman neden yaşıyorum,neden hayattayım?"gibi sorular sorar,doğaldır.bu düşüncelere çok fazla kapılmamak gerekir,kafayı yedirtir insana.ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın çözülemez hayatın anlamı,belli bir anlamı yoktur çünkü.herkese göre farklı bir değerdir.zaten önemli olan da sonu belli olmayan bu boşluğu varoluşla ilgili düşüncelere çok fazla kapılmadan en iyi şekilde doldurmaktır.hiç kimse herkes tarafından kabul görülebilecek bir örnekle "hayatın anlamı şudur" diyemez,işte bu yüzden hayat anlamsızdır.
basima gelen olaydir lan. her seyi anlayarak ve her seye mutevazi bir sekilde anlayis gostererek butun insanligin amina koydum. yapabilecegim herhangi bir sey yok. mujdelenen ustinsan da benim iste, e simdi ne yapayim ki ben lan. en iyisi adalardan birine yerleseyim.
az önce yaşadığım olay.tam 4 tane entry im çöpe gönderilmiş.hayat anlamını kaybetti benim için.çok kötü hissediyorum kendimi.kimsem yok sanki. (°bkz: çok yalnızım be sözlük)
düşünelen andan az önce bir çok kötü olay üst üste gelmiştir. sanki dikili bütün kolonlarınız üzerinize yıkılmıştır.hepsini düzeltmesi gereken tek kişi yine sizsinizdir. ancak kendinizi yogun güçssüz mutsuz hissediyorsunuzdur.silkelenip bu kötü olaylardan kurtulmak hiç işinize gelmez işte o anda düşünülen cümledir. intihar mektuplarında kendine yer edinmiş cümledir.
sigara içmenin,bağıra bağıra şarkı söylemenin,yol kenarında bira içmenin,sarhoşken şırdan yemenin,artık yetersiz geldiği anlardır.her insan hayatında birkez bu durumu yaşar.sonra melankoli yaşamla tanışır.ve yeni kimliği bu olur.*