edindigi bilgileri sözlüge aktarmadıkları için eleştirilen fakat açtıkları edebı baslıklara kendileri dısında kimse entry girmedigi icin hevesleri kırılan kitle.
haklarında bilinmesi gereken birtakım şeyler olan öğrencilerdir.
1-ingiliz dili edebiyatı öğrencileri ingilizce öğrenmez.zaten bölümde okuyabilmeleri için "advanced" düzeyde ingilizce bilmeleri gerekmektedir.
2-bu öğrencilerden hiçbiri sözlük ezberlemez.her normal insan gbi sdc ihtiyaç cuydukları kelimelere bakarlar.oturup kelime de ezberlemezler.zaten doğaları gereği kafalarında kalır.
3-dar çerçeveli tanımı bir hayli yanlıştır.çünkü okudukları tonlarca eseri yorumlamak için çok geniş bir çerçeveye sahip olmaları gerekir.hatta çerçeve deyip de sınırlamayalım.sınırı olmayan bir bakış açısı diyelim.
4-mezun olunca öğretmen de olacak olanlar vardır,herhangi bir kurumda çalışacak olan da,üniversitede okutman ve hatta profesçr olacak olan da.öğretmen olsalar bile bu bir dezavantaj değildir.çünkü biryere gelebilmiş her insanın hayatında unutamadığı en az 1 öğretmen vardır.
5-evet ben de bu öğrenciler grubunun bir üyesiyim ve bununla gurur duyuyorum.
6-eksimi bekliorum
bölümle ilgili alakası ve ilgisi olmayanların sürekli çamur attığı öğrenciler.iyisi de vardır muhakkak kötüsü de vardır ama en azından bölümden mezun olunca ortalıkta şu an gördüğümüz gibi boş gezen tipler olmayacaklardır,olmazlar.her konuda az çok söz sahibi olurlar.yabancı dilin kullanıldığı her ortamda da rahatlıkla iş bulabilirler.*****
türkçeyi sökemeden başka dillere atlayan öğrenci grubu. bunların çoğu ingilizceyi rock şarkıların sözlerini sözlükten bakarak sökmüşlerdir.bu bölüm öğrencileri elit ve burjuvazi bir kesimdir. daha doğulusuna rastlamadır. ama hatunları süper oluyo valla.
hıc bır ınsanın kolay kolay erısemeyecegı ve erısse bıle bon bon bakacagı kanımca en saglam bolumlerden bırısıdır.buyuk bır bılgı bırkımıyle cıkılacak ve en kolay entellektuel olma yoludur bu bolumu okumak..ıstanbul unıversıtesının bu bolumunde okumaktan ayrıca bır gurur duymakla beraber ogretmenlık dahıl 28546614 meslek yapabaılırler..herkesın ısını elınden alabılırler...
bazılarının bir an önce öğretmen olsam da kurtulsam gözüyle baktığı bölümümüzde okumaktan gurur duyuyorum...bir daha seçim yapacak olsam yine aynı bölümde okumayı tercih ederim.kısa yoldan meslek sahibi olmak yerine bazı şeyleri derinlemesine bilmenin yararlı olduğunu düşünüyorum.
rock şarkılarının sözlerini sözlükten bakarak çözmekle ingilizce bilmeyi eş tutan insanların haklarında atıp tuttuğu öğrencilerdir. türkçe ve ingilizce konusunda aşmış olmayan bir insan kolay kolay giremez bu bölüme zira öss denen olay buna izin vermez. ****
yapılan her türlü genelleme gibi bu konuda yapılan genellemeler de yanlıştır, yanıltıcıdır. bölümde doğulu görmeyen arkadaşlar ya yanlış yerlere bakıyordur ya bakmayı bilmiyordur. ben okumakta olduğum ingiliz dili ve edebiyatı bölümünde her türden ve her telden insan görüyorum mesela. elbette türkçe konuşurken bile iki lafı bir araya getirip konuşamayan insanlar da vardır içinde ama hangi bölümde yok ki?
ayrıca, eski ingilizceyle yazılmış şiirlerle ilk karşılaştığınızda "ben nereye düştüm yahu!" diye altınıza yapmanıza sebebiyet veren; ancak derslere düzenli girerseniz, okumayı da seviyorsanız hiç de zorlanmayacağınız bölümdür, bölümümdür.
özenti olduklarından cümle içinde bol bol ingilizce sözcük kullanan, boş boş konuşup kafa ütüleyen iğrenç insanlardır. yüzde sekseni kızdır, hepsi de çirkindir, suratlarına bakılmaz. muhabbetleri bayıktır, iki dakika yanlarında durulmaz, asosyal, uyuz, itici ve ukaladırlar. edebiyat fakültesini ben yarattım edalarında gezer bu dangalaklar, gördüğünüz yerde alınlarına şaplağı indiriniz efenim.
özenti olanları da var tabi ama o tipler her bölümde yok mu sanki...
ben okuduğum 4 sene boyunca çirkin olanımızı görmedim, biz sınıfta 120 kişiydik, toplasan en fazla 20 ya da 30 erkek vardı aramızda, geri kalanımız içinde de ortalamanın altında güzellikte ve (hadi çirkin diyim) çirkin en fazla 10 ya da 20 kişi sayılabilirdi...
şu genellemeleri hiç anlayamıyorum ya asosyal uyuz itici ukala tipler her bölümde yok mu?
bu özelliklere sahip birkaş kişi tanıdınız diye tüm bölümü bu şekilde etiketlemeye & kategorize etmeye hiç kimsenin hakkı yok...
sanki bütün uyuz tipler tek bölümde toplanabilirmiş gibi...ne bu yani öss'de gizlice uyuz itici asosyal tiplere mi öncelik verdiler acaba??????????????
nasıl bi eleme yaptılar acaba çok merak ettim şimdi....
not: diğer taraftan da söyleyeyim, tamam zor bölümdür de, einstein da değillerdir, çalışan pekçok kişi de girer, denyolukta level atlamış ne arkadaşlarım girdi de inekleyip alttan ders bile bırakmıyor, peh. şu yds sınavında 95+ net yapan adam bile advanced olduğunu söyleyemez, da ayrı bir konu.
bu bölümden mezun biri olarak türkiye'de son yıllarda iyice artan ingilizce ve yabancı isim özentiliğine karşı olduğumu söylemek istiyorum ya o kadar komik duruma düşüyoruz ki aslında...
hele fransızların, ingilizce sorulan sorulara cevap bile vermediğini düşününce kendimizi ne kadar aşağılayıp komik düştüğümüzü daha iyi anlıyorum...
hangi şehirde yaşıyor olursanız olun, mağaza ve dükkan isimlerine bi bakın,burası türkiye olmasına rağmen hepsi ingilizce ya da fransızca,italyanca vs.
türkçe isim konulunca ne oluyo anlamıyorum ya, heralde ana dilimizden utanıyoruz,başka açıklaması olamaz çünkü....
ör: en basitinden dürümland ne ola ki abi ya? ben arkadaşlarımla oraya gidicem mesela, niye "hadi dürümlend'e gidelim" demek zorunda bırakılıyorum ki? ben bu ingilizce kelimeyi günlük hayatta niye kullanmak zorunda bırakılıyorum abicim?
oranın adı "dürümcü" olsa karizması mı sarsılıyo yani ya da müşteri çekmicek mi adı türkçe diye.....
aslında mağazanın dükkanın adı çok da önemli diil, kimilerine şekilcilik gibi de gelebilir ama benim istemediğim, bir türk olarak türkiye'de günlük hayatta yabancı sözcük kullanmak durumu...bu yabancı dükkan isimleri sonsuza kadar uzatılabilir
yunanistan da aynı şekilde milliyetçi orda dükkan isimleri niye ingilizce diil diye sorunca burası yunanistan ne işi var ingilizce'nin diyolar....bkz.elin yunanından ayar almak
müjdemi isterim o zaman burası çoktan ingiltere olmuş, bu bozuk altyapıyla, yapılamamış şehir planlamacılığıyla,bozuk mimari yapımızla, taksim meydanındaki anıtın etrafındaki paslı demir çitlerle, istanbulun ortasındaki çöken asfaltlarla,
milyonlarca kişinin işsiz dolaştığı sokaklarımızla çoktaaan ingiltere olmuşuz, helal olsun be!!!!!
defterleri kitapları vardır bazılarının. sınavlara girerler arada bir, vizeydi finaldi filan. okula gidenleri de mevcuttur tabi. çok enteresan aslında.