köy enstitüleri 
bu başlık toplam 682 kez okunmuş.
 
olmaz olsun
  1. eğitimde fırsat eşitliğinin en büyük kanıtını oluşturan enstitüler.

    kapatılması ile yok edilen üretimci, okuyan, sorgulayan, fikir ve ahlak yönlerinden karakterli bir nesil.
    ve yerine gelen tüketmeye programlı, okullarda belli bir eğitim alan ama okumaya üşenen, sorgulamayan, fikir ve ahlak kavramlarının içini boşaltmış bir nesil.

    sabahattin eyuboğlu; "güya şehirliler" in bu konuyla ilgili görüşlerini şöyle sıralamış:

    (alıntı: "bütün köylüleri okutmak güzel fikir, ama sonra toprakları kim ekecek? koyunları kim güdecek?"
    "köy enstitülerinde okuyanlar köyde kalacaklar mı bakalım? sen olsan kalır mısın? zorla bırakmaya da hakkımız yok."
    "köylü çocuklarını şımartıyoruz. enstitüde okuduk diye çalımlarından geçilmiyor. göreceksiniz bunlar bize kafa tutacaklar. besle kargayı oysun gözünü."
    "bunlar shakspeare?in, goethe?nin, gogol?ün, balzac?ın eserlerini okuyorlarmış, güler misin ağlar mısın? bu eserleri biz bile okuyup anlayamıyoruz."
    "köy enstitülerinin sola kaymalarından korkulur. milli tehlike karşısında esaslı tedbirler almak lazım.")

    değil mi!

    1954 den bu yana, kapatılışından bu yana, hala enstitülerin kapatılışını, bunun gerekliliğini, gereksizliğini tartışıyor oluşumuz, laflardan öteye gideyemeyişimiz de ayrı bir ironidir.
    bir başka ironi ise imam hatip liseleri denilince ilk aklıma gelenin köy enstitüleri oluşudur!


    (rosalind franklin, 15.01.2007 04:43)
  2. türkiye tarihinin en büyük eğitim politikasıdır. ülkenin heryeri özellikle de doğusunun eğitim ihtiyacı büyük ölçüde giderilmiştir. ama "anarşist yetiştiriliyor, ülkeyi bölecekler" denerek kapatılmıştır. kapatıldıktan sonra ülkenin eğitiminin can damarı kesilmiştir. doğuya ne kitap ne de doğru dürüst eğitim gitmiştir. gitmemesi sonucunda terör denilen illet doğuya egemen olmuştur. ülkeye bölücü yetiştiriyor diye kapatılmış ama kapatılmasının sonucunda da pkk denilen illeti doğurmuştur.
    (ayyasprens, 04.02.2007 21:39)
  3. "biz, istiklal mücadelesinden itibaren sosyal hayatımızda yaptığımız büyük devrimleri köylere götürecek adam yetiştirmek isteriz. çünkü ümmet devrinin böyle bir adamı vardır. bu, imamdır. imam, insan doğduğu vakit kulağına ezan okuyarak, vefat ettiği vakit mezarının başında telkin vererek, doğumundan ölümüne kadar bu cemiyetin manen hâkimidir. bu manevi hâkimiyet, maddi tarafa da intikal eder. çünkü köylü hasta olduğu vakit de sual mercii imam olur. biz imamın yerine, köye devrimci düşüncenin adamını göndermek istedik."

    (°bkz: hasan ali yücel)
    (ayyasprens, 17.02.2007 17:44)
  4. ülkemiz için kapatılması büyük kayıp olan eğitim kurumları.
    (depresif, 02.03.2007 01:11)
  5. en güzel fakir baykurt anlatır köy enstitülerini. ağzına sağlık usta...

    "ben bunlardan birinin ispartadaki gönenin öğrencisiydim. pek çok kitap bilgisini yaparak, üreterek öğrendim. 10 kilometre uzaktan içme suyu getirerek fizik, matematik. suyolunu kazıyorduk iniş-yokuş. künkler döşenince su çıkar mıydı? "birleşik kaplar" yasası vardı, çıktı. çevre köylerden eski selçuklu künkleri bulup inceledik. yosun tutmasın diye içlerini sırlamışlardı. biz de ziftle kapladık. ayrıca ben altı ay fotoğraf atölyesini, altı ay elektrik motorunu çalıştırdım, iki yıl da genel kitaplığı yönettim. yazarlığımın altında bu iki yılın etkisini her zaman duyarım. toprağı bir metre kazıp altüst ederek krizma yaptık, bağ diktik. bir yandan da en yeni çevirileri okuyorduk."
    (syrslcpnblkc, 28.06.2007 05:23)
  6. köy enstitüleri aslında türkiye de modern bir kolhoz denemesi olacaktı. öğrenciler eğitilecek ve geleceğin türkiyesinin kurulmasında en yaygın anlamda bu köy öğretmenlerinden yararlanılacaktı.tarımdan teknikten sağlıktan anlayan , sanat ve edebiyatla ilgili bir ateist gençlik olacaktı bu.
    köy enstitüleri mücadelesi bir yandan müslüman halkla bir çatışma içindeydi. öte yandan milliyetçi gruplarla aralarında bir türklük-moskofluk tartışması başlatmışlardı.
    allah , din , evlilik müessesesi enstitü çevresinde düşman ilan edilmişti. kapalı bir komün hayatı yaşanıyordu. enstitü öğrencileri zaman zaman kır toplantıları yapıyorlar, kimi zamansa kapalı salon toplantılarındaki eğlencelerde bol miktarda içki kullanıyorlardı.yarı militarist bir gençlikti bu. geceleri kümeslerde , araç parklarında, giriş çıkışlarda kızlı erkekli gece nöbetleri tutuluyordu.
    enstitülerin örgütlenmesinde büyük ölçüde sovyet modelinden yararlanılıyordu. okulda ders verenler arasında daha sonra komünist hareket içinde yer alan bir çok ünlü isim bulunmaktadır. behice boran , niyazi berkes , sabahaddin ali , korkut boratav da bulunuyordu. okul kitaplığında en çok okunan dergiler dönemin komünist yayınları arasında bulunan yurt , dünya, adımlar, ant , pınar, gün, ses gibi dergilerdi. marx ve engels yanında yerli marxist yazarların kitaplarına da büyük önem veriliyordu. aile ve din her fırsatta karalanıyor aykırı görüşler acımasızca cezalandırılıyordu.
    bütün müesseseler batılılaştıktan sonra sözde kapitalist aşamadan köy enstitüleri eli ile komünizm aşamasına geçilecektir. devrimi halk adına gerçekleştirecek olan bu köy önderleri olacaktı. çünkü henüz bir işçi sınıfı yoktu ve bir burjuva kesimi de oluşmamıştı.
    düziçi köy enstitüsünde bu duygularla kışkırtılan gençler, bir gece türk bayrağını indirip yerine sovyet bayrağını çekmişler ve türkiyenin sovyet enternasyoneline katılması fikrini savunmuşlardı.
    buna tepki olarak gelişen sağ muhalefet, muhafazakar kesimle güç birliği yaparak bu macerayı önleyecekler , ama inanmış insanlar , bu kez de kapitalist yapılanma sürecinde başka bir kadronun boyunduruğuna alınmak istenecek ve bunda da bir ölçüde başarı sağlanacaktı.
    (rilke, 29.06.2007 23:09)
  7. bu yaz tanıştığım savaştepe köy enstitüsü mezunlarından çok hoş bir laf duymuştum.
    - biz enstitüde iken komünist olduğumuzu bilmiyorduk, mezun olunca anladık.
    (srknsa, 22.09.2007 03:52)
  8. köy enstitüleri denince akla ilk gelen adamdır hasan ali yücel.hatta can dündarından bunla ilgili bir belgeseli vardır en sağlamından.izlemek gerekir.
    (fakir pepe, 22.09.2007 03:55)
  9. kapatılma nedeni,enstitünün ambleminin sscb'nin amblemine benzemesi olan,köyün aydınlanması,köyün kalkınmasını amaçlayan bir eğitim hamlesidir.yeni kurulmuş,genç türkiye cumhuriyeti'nin eğitim alanında yaptığı en büyük atılımdır.enstitüye alınan bir genç,köyüne geri gönderildiğinde köyünün tüm ihtiyaçlarını gidericek halde bilgiyle donatılır,edebiyat ve sanata karşı ilgi duymasıda sağlanırdı.enstitünün kapatılmasıyla ülkemizdeki doğu ve batı arasındaki uçurum önlenememiş,köy kalkınamamış ve aydınlanamamıştır.ilk enstitü 1937'de kurulmuş,1940'da yurdun 21 bölgesine köy enstitüsü açılmış,1947'de enstitü tamamen kapatılmıştır.
    (pastataban, 28.10.2007 00:08)
  10. cumhuriyetin demokratik ( ! ) , halkçı ( ! ) ve entelektüel ( ! ) kesiminin kendisine daha ilkokul sıralarında ram olacak bir nesil yetiştirme amacıyla vücuda getirdiği ; lakin evdeki hesabın çarşıya uymaması sonucu - ki bu durum maalesef cumhuriyetten sonraki hemen hemen tüm modernizm adımlarında karşımıza çıkmıştır - sisteme bağlı kemalist gençlerin değil , sistemin despotluğundan , insanların özgürlüklerine saygı göstermemesinden şikayetçi olan , marksizme meyleden bir gençliğin yetiştiği eğitim kurumlarıdır .

    doğu ile batı'yı eşitlemekten çok köylüyü kendi dünyasında hapsetmeye neden olan bir eğitim ve kültür anlayışını benimsemiş , buradan çıkan aydın ve yazarlar da uzun süre " köy " olgusundan başlarını kaldırıp ülke ve dünya gündemiyle alakalı bir düşünce hareketine katkıda bulunamamışlardır .
    (ebrar, 04.09.2008 00:36)
del.icio.us a ekletechnorati ye ekleyinFurl a ekleSpurl e kaydet!Wong e kaydet!Yahoo ya kaydet!Google a kaydet!Facebook a kaydet!Asansör?