küçük mavi gözlü kız 
bu başlık toplam 105 kez okunmuş.
 
olmaz olsun
  1. .. sıkınıtılı günlerdi evet kabul ediyorum.umarsız geçiyordu zaman ve birçoğumuz birçok şeyi unutabilime ihtimalimizin varlığına inanarak yaşıyorduk ve nitekimde unutuyorduk.ama orda yaşanan en kötü an bile unutulacak kadar bayağı değildi. hata olarak kabullenilmezdi zaten, sadece kötü denirdi.

    yemyeşil bir düzlüğün yamaca uzanan köşesindeki söğüt ağacanın altına tüm doğallığın ihtişamının ötesinde küçük bi kulübe inşa etmişti.kulübesinin önünde ufak bi bahçesi, salıncakta sallanan minik bir kız çocuğu. "neden çıkıp koşmuyorsun eşsiz bucaksız güzelliğin içine" dedim. öne eğdiği kafasını kaldırdı. masmavi gözlerinin altında ışıldayan iki damla gözyaşı.yüzüme kısa bir süre baktı ve elimden tuttu. kapıyı araladı ve bodur otların yumuşaklığını ayaklarımızada hissederek yürümeye başladık. hiçbişey söylemedi. etrafı otlar tarafından kapatılmış gri,paslı renkli bi kayanın önünde durduk.

    "anlamak zoruna gidiyor galiba" diye bağırdı kadın.
    "alınmak, kolaya kaçmak bunu unutma." dedi ve sustu.
    erkek tüm kinini kusmak istedi birden ama içinde kurduğu basit dünyanın sadeliği bir an o kadar çekici geldi ki. hiçbişey anlamak zorunda değildi orda. sadece doğrularla bezenmiş ve dayatılmış bir hayata kendini teslim etmek ne kadar zor olabilirdi ki.
    gözlerini kapayıp kafasını yastığa dayadı.

    sadece koşturuyordu. amacını ve gideceği yeri bilmeden, koşuyordu.karşısına çıkan kulübenin serkeşliği ve yorgunluk.kapıyı tıkladı ve kapı ardına kadar açıldı birden.kapının ardında saçları beline kadar uzanan, ağzının kıvrımından başlayan dolgun yanakları, minicik dudakları ve dişlerinden birisinin yerine altından bir diş koyduran güzel bir kadın çıktı. bir süre baktı suratına. tüm yorgunluğunu bir anda unutup koşmaya başladı.bir güzelden kaçarken bambaşka bir güzelin ellerine kendini teslim etmekten korktu.

    arkamızdan nefes nefese koşturan birinin sesini duyduk. ben kayanın anlamını kavramaya çalışırken, birden koşup boğazıma sarıldı.yanımdaki küçük kıza bakıp gülümsemeye çalıştığını farkettim ve kollarından tutup kim olduğunu sordum.bişeyler anlatmaya çalışıyordu dikkatimi veremiyordum. küçük kızın elinden tuttum tekrar. kayanın üstüne çıkmaya başladı bende onunla birlikte çıktım. bu kadar sadeliğin içinde ayaklarımın altında sertlik hissetmek hoşuma gitmiyordu.küçük kız suratıma baktı birden.ahhh ne demek istediğini bi anlasam artık dedim.ilk defa gülümsedi ve içimi garip bir hüzün kapladı. görüntü silikleşmeye başladı ve ellerimden kayıp giderken mükemmeliğin ortasında terkedilmiş olduğumu hissetmeye başladım. seninle yaşamaya alışmıştım bu rüyayı dedim. boşlukta artık sesim bile yankılanmıyordu.

    zihnimin içinde herşey birbirne karışmıştı. mutluluğumu neden mavi gözlü hayal etmiştim ki. neden beni terkedeceği anı daha da güzelleştirmemiştim.ve neden küçük bir kız çocuğuydu. ağlıyordu. neden?
    hata yapmadığıma ikna etmek için o kayanın üzerine kendisi çıkarmıştı beni. asaletin içinde kötüyü yaşatıp terketmek istemişti belki de.ama neden terketmek istemişti ki. koşup boğazıma sarılan insanın çaresizliği daha mı çekici gelmişti acaba. sonunu bilmiyordum ki. belki de onun yanına gitmemişti. belki de altın dişli annesinin yanına dönmüştü. saçlarına süt mısırı örgüler örüp salıncağında sallanmak daha güzeldi belki.

    kulübeyi kafasında canlandırmaya çalıştı ve içindeki güzelin kim olduğunu sordu. yıllar önce unutmamaya söz verdiğim biriydi dedim sessizce. haykırırsam içimden kaçıp gider diye korktum galiba.
    " neden" dedi?
    ağlayan küçük mavi gözlü mutluluğumu anlattım. koşup boğazıma sarılan adamın kim olduğunu sordu.. cevab verilemeyen bir soruydu dedim geçmişten. anlamını yitirdiği zaman varlığını kaybetti dedim. gülümsedi yine. değişebilmek ne güzel dedi..

    "tüm sorumluluğun belkilere yüklendiği, cevabların tatminiyetinden şüphe duymaya başlayan insanın çekip gitmek istemesinden daha doğal ne olabilir" diyordu a. verfungsen...
    hep saçma geliyordu.

    "uykumu yarıda bölüp uyandırmasaydı hayaller, rüyalarıma seni bulmayı da eklerdim." s. patrick...

    hala anlamasız galiyor...
    (hutraf denguz, 25.07.2008 19:38)
del.icio.us a ekletechnorati ye ekleyinFurl a ekleSpurl e kaydet!Wong e kaydet!Yahoo ya kaydet!Google a kaydet!Facebook a kaydet!Asansör?