insanoğlu yeryüzünde yeni çoğalırken cinler ve şeytanlar anlaşarak bir baskınla hepsini yok etmeye karar verir. yılan ve sinek casusluk yaparak insanların zayıf anını kollamaktadır.
nihayet bir eğlence nedeniyle insanların savunmalarına önem vermediği bir gece sinek ile yılan cinlerle, şeytanlara haber vermeye yola çıkar.
kırlangıç bu ikisinin konuşmasına kulak misafiri olur ve o gece saldırı olacağını öğrenir.
kırlangıç insanların dostudur, onu korumak için bu iki hayvana engel olmalıdır.
önce sineği yakalar ve, "nereye gidiyorsun sinek kardeş?" diye sorar.
sinek cevap vermez, uçmaya devam eder. kırlangıç bu sefer, "ben esasında nereye gitti?ini biliyorum. cinlere haber vereceksin. insanoğlunun bu gece zayıf olacağını söyleyeceksin," der ve ekler. "merak etme ben de onları sevmiyorum."
sinek o zaman, "bu gece kurtulacağız onlardan kırlangıç kardeş," der.
kırlangıç, "hay ağzına sağlık, bu haberi taşıyan güzel dilini öpeyim," der.
sinek dilini çıkardığında kırlangıç bir hamleyle dilini koparır. sonra hızla yılana yetişmek için uçar.
sinek dilini kaybedince cinlere haberi bir türlü anlatamaz. o olaydan sonra sadece vızıldar.
kırlangıç yılana yetiştiğinde onu da konuşturmaya çalışır ama yılan ağzını açmamaktadır. nihayet kırlangıç ne haberi taşıdığını bildiğini söyleyip, "istersen ben uçarak daha hızlı ileteyim haberi," dediğinde hayır ben söyleyeceğim şeytanlara demek için ağzını açtığında diline atılır.
yılan kendini geri çekince sadece ortasından bir parça koparır. yılan ise bir hamleyle kırlangıca atılır ama sadece kuyruğunun ortasını vurur.
o olaydan sonra yılan çatal dilli olur ve sadece tıslar.
kırlangıç ise o olaydan sonra ayrık kuyruklu bildiğimiz şekline kavuşur.
yılan ve sinek haberlerini cinlere ve şeytanlara iletemez, anlatamaz ama kırlangıç insanoğluna gider.
insanoğlu silahlanır ve cinlerle şeytanlara saldırıp onları yener.