-beyaz çorap
-limon sıkılarak sağa yapıştırılmış saç
-üst üç düğmesi açılmış gömleğinin içinden fışkıran kılların üzerine paralel serilmiş altın kolye
-ismail yk
tikky giyinimli "mına koyim sikim fena kaşınıyor","haghh tühhh! balgam böyle yapışır.", "karı olsa da siksek mına koyim", "la ibonun konseri varmış gidek mi lan" vb. cümleler kuran insanat modelleri.
jöleli dik saçlı, buz mavisi kot pantolon üzeri pembe gömlek ve gümüş kolyeyi güneş gözlüğüyle süsleyen ayakta sivri burun ayakkabı olan diskoyu çok seven bir insanvari.
şimdik efendim, şartlanma diye birşey var, sadece pavlov'un köpeği yapmıyor bunu.. kısıtlı bilgilerle şartlanmak, sonra aksine deliller bile gelse kendini tatmin için karşıdakinin açığını bulmaya çalışıp oradan vurmak için tartışmaya girmek falan, var böyle insanlar, aslında çoğu tartışmaların içeriği bundan ibaret, bu hayvani bir özelliğimiz, ama pavlov'un köpeğinden farklı olmak için önce beyin tembellğinden kurtulup, beynimizin herşeye basmayı beklediği damgayı atmak lazım.. parmaklarımın klavyeyi parmakladığınca değerli insanlara açıklamak görevimiz tabi ki..
şimdi bu insanlar dünyadan bir haberdirler, dünyayı geçtim, kendi insanından, kendi kültüründen bir haberdirler.. tanımadıkları insanların hayatlarını okumuşçasına fikir beyan ederler ancak anglosakson tarzıdır yorumları, tekdüzedir, ertuğrul özkök'ü bile özendirir..
bu insanlar büyük şehirde doğdu diye, biraz iyi maddi imkanlara sahip diye boklarını altın sarısı görürler, bilemem belki öyledir de, her sarı altın değildir, patates de olabilir mesela.. neyse konuyu dağıtmayalım, evet, böyle insanlar diğer insanların yaşam şartlarından bir haberdirler, kendilerini belli bir ırka mensuplar diye kutsanmış sayarlar (ırka mensup ne lan).. bu durumda şöyle bir motto ortaya çıkıyor; kıro olunmaz doğulur. şimdi bu kanıya nereden vardım? dedim ya anglosakson tarzı embesil yorumlar diye, örnek vereyim, ben türk olmadım, sadece üzerinize afiyet çıktığım taşakların sahibi türkmüş (iğrençsin deme onlar kutsal şeyler), yani türk olma durumu diye birşey yok, şu an bu satırları yazmak yerine kukukuku kabilesinde reise hizmet ediyor da olabilirdim.. ama kimilerince kıro olunmuyor, doğuluyor, ah ulan ertuğrul özkök bir de sana kızıyorum, seni arıyor gözlerim şu an oysa..
bu insanlar elinde çay kahve (yazar çay ya da kahve demek istiyor burada) ile doğalgazlı evlerinde, okuluna karda kışta kilometrelerce yürümek zorunda kalan, kimi de yine imkansızlıktan gidemeyen insanlara kıro demekle aslında parasını çarptırmış bir insana "para kazanmaktan aciz!" demiş olup, mağara insanı deyince akıllarına getirdiklerini de afrika'daki insanlar diye ima etmiş oluyorlar, tabi onların şartları ilkel çünkü daha az evrilmişler değil mi, ah zavallı homo erectuslar, bizim babaların taşşakları kalite, bu da güzel.. dedim ya anglosakson kültürü, bunlar herşeye aynı gözle bakarlar, biri kuyuya taş atar, diğeri onu gerçek sanar, eyvah türkiye malezya oluyor, eyvah kürtler ayaklanmış hepsinin kellesi kesile, empatiden uzak, karşısındaki ne der onu anlamaz, lafı nereye gidiyor bilmez, şartlanmalarla hayatını sürdürür, yok bilmem ne azınlıkmış, beğenmeyen gidermiş, anglosaksonların bize getirdiği azınlık kültürünü mısır unu sanıp kendini bulamalar ama sonra ırkçı değilim demeler, kimi kimin evinden kovuyorsun lan anadolu'da kürtler türklerden uzun süredir yaşıyor dediğinde boka bakar gibi bir nişantaşı sosyetesi** bakışı atmalar, ye kürküm yecilik, her iyi kıyafetli ağzı iyi laf yapan jiletleri kaliteli ve eğitimli insanlar sanarak cehaletini ortaya çıkarmalar falan.. tanıdığım öyle kürtler var ki, en modernim diyeni itin dar götüne sokar sokar çıkartır.. bu arada israil'de beyaz kürtler var, manyak eğitimliler hatta gelecek seçimlerde süpermen olma adayı hepsi, geçende onlardan biriyle makro ekonomi hakkında konuştum, durumlar iyi.. bak konuyu nerelere getirdim, kısıtlı bilgilerimle bu kadar detaya indim haliyle saçma oldu, e ben de anglosakson tarzını deneyeyim dedim (saksocu aranıyor).. bir de yukarıda patates demiştim, kromozomu 46 imiş patatesin, maksat insan olsun, nereli olursa olsun ama insan olsun.. yani iş homo sapiens olmakta da değil maksat insan olmak olduğunda, geçende muhabbet kuşum öldü ağladım, onda da kuş beyni vardı ama iyi niyetle kullandığı için sevdiriyordu kendini, biraz da maksat niyet sanırsam, sonra insan diye kabul görmesi kolay, kuş beyniyle bile evin en değişilmez üyesi olunabiliyor.. neyse, geçende de canım bir kürt böreği çekti ki, gittiğim börekçiye bu börek kıro böreğini çağrıştırmıyormuş, kıro işte..
sarışın,sosyete olmaya çalışan,tikky kız:
-aşkım beni seviyor musun?
ince burun parlak köseli ayakkabılı,beyaz gömleklikli(bağrına kadar açık ve tabiki altın kolyeli),kumaş pantalonlu,zengin çocuğu:
-sevmek ne demek gızzz,.mına bile koruummm!
***